Gürültü ve Komşuluk Uyuşmazlığında Arabuluculuk Öncesi Delil Tespiti
Gürültü ve komşuluk uyuşmazlığında dava şartı arabuluculuk tamamlanmadan önce, şartları varsa mahkemeden delil tespiti istenebilir.
- Delil tespiti bir esas davası değil, kaybolabilecek veya ileride toplanması zorlaşabilecek delili koruyan geçici hukuki korumadır.
- Arabuluculuğun zorunlu olması, acil gürültü ölçümü, keşif veya bilirkişi incelemesi için sürecin sonunun beklenmesini gerektirmez.
- Her gürültü şikâyetinde delil tespiti kabul edilmez; hukuki yarar ve gecikme riski somutlaştırılmalıdır.
- Telefon uygulaması, kişisel ses kaydı veya şikâyet listesi tek başına mahkeme bilirkişi incelemesinin yerini tutmaz.
Arabuluculuk öncesinde delil tespiti yapılabilir mi?
Kural olarak evet. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesi, komşu hakkından ve Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı kabul eder. Düzenleme, delilin kaybolmasını önleyen geçici hukuki korumaların ancak arabuluculuk bittikten sonra istenebileceğini söylemez.
Delil tespiti, uyuşmazlığın esası hakkında kabul veya ret kararı verilmesini sağlamaz. Mahkeme bu aşamada komşunun hukuken sorumlu olup olmadığına kesin olarak karar vermez. Amaç; belirli bir anda mevcut olan gürültünün, ses kaynağının, yapı titreşiminin veya yalıtım durumunun daha sonra kullanılmak üzere kayıt altına alınmasıdır.
Bu nedenle arabuluculuğa henüz başvurulmamış veya görüşmeler devam ediyor olsa bile, gecikme hâlinde delilin kaybolması riski varsa delil tespiti talep edilebilir. Ancak delil tespiti yapılmış olması, dava şartı arabuluculuğun tamamlandığı anlamına gelmez. Anlaşma sağlanamaz ve dava açılacaksa arabuluculuk son tutanağı ayrıca alınmalıdır.
Gürültü uyuşmazlığının hukuki dayanağı nedir?
Türk Medeni Kanunu’nun 737. maddesi, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını kullanırken komşularını olumsuz etkileyecek taşkınlıklardan kaçınmasını öngörür. Taşınmazın durumu, niteliği ve yerel koşullara göre hoş görülebilecek dereceyi aşan gürültü veya sarsıntıyla rahatsızlık verilmesi yasaktır.
Bu kural, her duyulan sesin hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez. Gürültünün zamanı, süresi, tekrarlanma sıklığı, şiddeti, kaynağı, binanın niteliği ve bölgenin kullanım biçimi birlikte değerlendirilir. Gündelik hayatın olağan sesleriyle sürekli müzik, makine titreşimi, yüksek sesli faaliyet veya yapısal darbe gürültüsü aynı ölçütlerle ele alınmaz.

Uyuşmazlık kat mülkiyetine tabi bir apartman veya sitede yaşanıyorsa Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesi de uygulanabilir. Kat malikleri, kiracılar ve bağımsız bölümden sürekli yararlanan kişiler birbirini rahatsız etmemek, diğer kişilerin haklarını çiğnememek ve yönetim planına uymakla yükümlüdür.
Evcil hayvanın sürekli havlaması gibi özel durumlarda yönetim planı, gürültünün sürekliliği ve somut rahatsızlık ayrıca önem taşır. Bu konu, apartmanda hayvan beslenmesinden doğan komşuluk uyuşmazlıkları başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.
Delil tespiti hangi şartlarda istenebilir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400. maddesine göre ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesi talep edilebilir. Bunun için delil tespitinde hukuki yarar bulunmalıdır.
Hukuki yarar, yalnız “ileride dava açabilirim” denilerek gösterilemez. Delilin hemen toplanmaması hâlinde kaybolacağı veya daha sonra ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı somut biçimde açıklanmalıdır.
Gürültüde gecikme riski nasıl ortaya çıkar?
Gürültü çoğu zaman süreklilik göstermeyen bir olgudur. İşyerindeki makine sökülebilir, tadilat bitebilir, ses sistemi değiştirilebilir veya geçici faaliyet sona erebilir. Belirli gün ve saatlerde çalışan bir ekipmanın daha sonra kapatılması da ölçümü anlamsız hâle getirebilir.
Buna karşılık her gün aynı biçimde devam eden ve sonradan ölçülmesi kolay olan bir faaliyette, yalnız genel rahatsızlık anlatımı yeterli görülmeyebilir. Dilekçede sesin hangi günlerde, yaklaşık hangi saatlerde, ne kadar süreyle ve hangi kaynaktan geldiği mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.
Delil tespiti esas davanın yerine geçer mi?
Hayır. Delil tespitiyle komşunun müdahalesinin sona erdirilmesine, ses yalıtımı yaptırılmasına veya tazminat ödenmesine karar verilmez. Tespit tutanağı ve bilirkişi raporu, daha sonra açılabilecek esas davada ileri sürülebilecek deliller arasına girer.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2022 tarihli, 2020/340 E. ve 2022/1195 K. sayılı kararında da delil tespiti dosyasının esas dava dosyasının eki niteliğinde olduğu ve tarafların buradaki tutanak ve raporlara dayanabileceği açıklanmıştır. Karar, karşı tarafın rapora erişimi ve itiraz hakkının korunmasının önemini de göstermektedir.
Gürültü için delil tespiti nasıl planlanmalıdır?
Gürültü tespitindeki en önemli sorun, keşfin sesin çıkmadığı bir zamana denk gelmesidir. Bu nedenle yalnız “evde gürültü var” denilmesi yerine kaynak, zaman, süre, etkilenen oda ve talep edilen teknik inceleme ayrı ayrı belirtilmelidir.
Kaynak ve zaman çizelgesi oluşturulmalıdır
Başvurudan önce birkaç haftalık olay çizelgesi tutulabilir. Çizelgede tarih, başlangıç ve bitiş saati, gürültünün türü, kaynağın tahmin edilen konumu, etkilenen oda ve aynı olayı duyan kişilerin bilgisi yer alabilir. Bu kayıt tek başına kesin delil değildir; ancak keşfin doğru zamanda yapılmasını ve bilirkişi sorularının somutlaştırılmasını sağlar.
Bilirkişiden hangi hususlar istenebilir?
- Gürültünün kaynağının ve kaynağın bulunduğu bölümün belirlenmesi,
- Sesin hava yoluyla mı, yapı elemanları veya titreşim yoluyla mı iletildiğinin incelenmesi,
- Gürültünün etkilenen bağımsız bölümdeki niteliği, süresi ve tekrarlanma biçiminin kaydedilmesi,
- Ölçüm cihazının kalibrasyon ve ölçüm koşullarının raporda gösterilmesi,
- Gürültünün olağan kullanımdan mı, ekipmandan mı, yapısal eksiklikten mi kaynaklandığının teknik açıdan değerlendirilmesi,
- Gürültünün azaltılması için mümkün teknik önlemlerin belirlenmesi.
Mahkemeden belirli bir hukuki sonucun bilirkişi tarafından açıklanması istenmemelidir. Bilirkişi teknik olguları inceler; davranışın hukuka aykırı olup olmadığına ve hangi önlemin hükme bağlanacağına esas mahkemesi karar verir.
Başka hangi deliller korunmalıdır?
- Apartman veya site yönetimine yapılan yazılı başvurular,
- Yönetim kurulu kararları ve olayla ilgili tutanaklar,
- Yönetim planının ilgili hükümleri,
- Belediye, kolluk veya ilgili idare tarafından düzenlenmiş olay kayıtları,
- Gürültünün duyulduğu anda hazır bulunan tanıkların bilgileri,
- İşyeri veya ticari faaliyet varsa ruhsat ve idari denetim belgeleri,
- Kaynak ekipmana, tadilata veya kullanım biçimine ilişkin hukuka uygun fotoğraf ve yazışmalar.
Dijital kayıtlar tarih ve kaynak bakımından doğru biçimde saklanmalıdır. Ekran görüntüsü ve çevrimiçi kayıtların sınırları hakkında dijital delillerin nasıl güçlendirilebileceği başlıklı içerikten yararlanılabilir.
Telefonla yapılan desibel ölçümü yeterli midir?
Telefon uygulamasıyla yapılan ölçüm, gürültünün yaşandığı zamanı göstermek veya olay çizelgesini desteklemek bakımından yardımcı olabilir. Ancak telefon mikrofonunun teknik kapasitesi, uygulamanın doğruluğu, cihazın konumu ve ortam koşulları denetlenemediği için bu sonuç mahkemece yaptırılan kalibreli bilirkişi ölçümünün yerini tutmaz.
Ses veya görüntü kaydı alınırken özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması da dikkate alınmalıdır. Başka kişilerin özel konuşmalarını veya konut içini kaydetmeye yönelen yöntemler kullanılmamalıdır. Uyuşmazlığın ispatı için gerekli ve ölçülü delil planı tercih edilmelidir.
Her komşu gürültüsünde sabit desibel sınırı var mıdır?
Hayır. Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği, evsel faaliyetlerden ve komşular tarafından oluşturulan gürültüyü açıkça kapsam dışında bırakır. Bu nedenle ev içinde yürüme, eşya çekme, konuşma, çocuk hareketleri veya komşunun müzik dinlemesi için yönetmelikten doğrudan tek bir desibel sınırı çıkarılamaz.
Böyle bir uyuşmazlıkta TMK m.737, Kat Mülkiyeti Kanunu m.18, yönetim planı ve somut olayın koşulları ön plana çıkar. Özellikle zaman, sıklık, süreklilik ve bölgenin kullanım biçimi değerlendirilir.
Gürültünün kaynağı restoran, eğlence yeri, atölye, şantiye, ticari klima sistemi veya müzik yayını yapan işyeri ise durum farklıdır. Bu faaliyetlerde Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği, ruhsat mevzuatı ve idari denetim kayıtları ayrıca uygulanabilir. Delil tespiti dilekçesi hazırlanırken gürültü kaynağının evsel mi yoksa ticari mi olduğu açıkça ayrılmalıdır.
Delil tespiti hangi mahkemeden istenir?
Dava açılmadan önce delil tespiti, HMK m.401 uyarınca esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden veya üzerinde keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenebilir. Dava açıldıktan sonra ise talep, davanın görüldüğü mahkemeye yöneltilir.
Kat mülkiyetine tabi apartman ve sitelerde Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan esas uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinde görülür. Yalnız TMK m.737’ye dayanan, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamına girmeyen komşuluk uyuşmazlıklarında esas mahkemenin görevi farklı değerlendirilebilir.
Bu nedenle dilekçede taşınmazın kat mülkiyetine tabi olup olmadığı, gürültü kaynağının hangi bağımsız bölüm veya taşınmazda bulunduğu ve ileride ileri sürülebilecek hukuki talepler açıklanmalıdır. Başvurunun yalnız “komşu gürültüsü” şeklinde adlandırılması görev ve taraf sorunlarını çözmez.
Acil durumda karşı tarafa haber verilmeden ölçüm yapılabilir mi?
HMK m.403, hakların korunması bakımından zorunluluk bulunan acil hâllerde karşı tarafa önceden tebligat yapılmadan delil tespiti yapılmasına imkân verir. Bunun için gecikmenin neden delili ortadan kaldıracağı veya tespiti etkisiz hâle getireceği somut biçimde gösterilmelidir.
Örneğin kısa süre sonra söküleceği bildirilen bir makine, bitmek üzere olan tadilat veya yalnız belirli bir gecede yapılacak faaliyet aciliyet oluşturabilir. Karşı tarafın önceden haberdar olması hâlinde ses kaynağının geçici olarak kapatılacağına ilişkin soyut bir endişe ise tek başına her zaman yeterli değildir.
Tespit karşı taraf olmadan yapılırsa dilekçe, karar, tutanak ve varsa bilirkişi raporu daha sonra diğer tarafa tebliğ edilir. Karşı tarafın itiraz ve açıklama hakkı bulunur. Bu usul güvenceleri, raporun esas davadaki değerlendirilmesini doğrudan etkileyebilir.
Delil tespiti arabuluculukta nasıl kullanılabilir?
Tespit raporu, arabuluculuk görüşmesinde tarafların sorunu teknik veriler üzerinden değerlendirmesini sağlayabilir. Taraflar ses yalıtımı, çalışma saatlerinin sınırlandırılması, ekipmanın taşınması, titreşim önleyici sistem kurulması veya belirli kullanım kuralları üzerinde görüşebilir.
Bununla birlikte arabulucu delil değerlendiren hâkim veya bilirkişi değildir. Arabulucu, raporun kesin biçimde doğru olduğuna veya taraflardan birinin hukuken haklı olduğuna karar vermez. Karşı tarafın rapora itiraz etmesi hâlinde uzlaşma için ortak bir teknik uzman incelemesi de kararlaştırılabilir.
Arabuluculuk sırasında ileri sürülen teklifler, kabuller ve yalnız arabuluculuk amacıyla hazırlanan belgeler bakımından gizlilik ve delil kullanma sınırlamaları vardır. Buna karşılık arabuluculuk öncesinde zaten mevcut olan mahkeme tespit dosyası, yönetim tutanağı veya idari kayıt yalnız görüşmede kullanıldığı için delil niteliğini kaybetmez. Konunun ayrıntıları arabuluculuk gizliliği ve mevcut deliller başlıklı içerikte açıklanmıştır.
Arabuluculuk başvurusunda neler açıkça yazılmalıdır?
Başvuruda yalnız “gürültü sorunu” denilmesi ileride kapsam tartışması yaratabilir. Gürültü kaynağı, taşınmaz veya bağımsız bölüm, karşı taraflar ve talep edilen çözüm başlıkları somutlaştırılmalıdır.
- Uyuşmazlığa konu taşınmazın doğru adresi ve bağımsız bölümü,
- Gürültünün kaynağı olduğu ileri sürülen malik, kiracı, işletmeci veya kullanıcı,
- Gürültünün ve titreşimin sona erdirilmesi talebi,
- Gerekliyse yalıtım, ekipman değişikliği veya kullanım saatlerine ilişkin talepler,
- Tazminat düşünülüyorsa bunun uyuşmazlığın kapsamına dâhil edilmesi,
- Önceden yaptırılmış delil tespiti ve teknik raporların varlığı.
Yanlış taşınmazın veya eksik talebin belirtilmesiyle ilgili usul riskleri, arabuluculuk başvurusunda taşınmazın ve talebin doğru gösterilmesi başlıklı yazıda ayrıca incelenmiştir.
Sık yapılan hatalar
- Arabuluculuk zorunlu olduğu için delil tespitinin de mutlaka görüşmelerden sonra yapılacağını düşünmek,
- Gürültünün hangi saatlerde gerçekleştiğini belirtmeden keşif istemek,
- Telefon uygulamasındaki rakamı tek ve kesin teknik delil saymak,
- Evsel komşu gürültüsüne işyeri gürültüsü için düzenlenmiş desibel sınırlarını uygulamak,
- Gürültünün kaynağı ile yalnız taşınmaz malikini otomatik olarak aynı kişi kabul etmek,
- Karşı tarafın haberi olmadan yapılan tespitte aciliyet gerekçesini somutlaştırmamak,
- Delil tespitini esas dava veya dava şartı arabuluculuğun yerine geçen bir işlem sanmak,
- Arabuluculukta yapılan teklif ve kabulleri daha sonra serbestçe delil olarak kullanabileceğini düşünmek.
Sıkça sorulan sorular
Arabuluculuğa başvurmadan önce delil tespiti zorunlu mudur?
Hayır. Delil tespiti her gürültü uyuşmazlığında zorunlu değildir. Mevcut belgeler ve tanıklar yeterliyse veya delilin kaybolma riski bulunmuyorsa tespit talebi gereksiz görülebilir.
Delil tespiti yapılmadan arabuluculuğa gidilebilir mi?
Evet. Taraflar mevcut bilgi ve belgelerle arabuluculuğa başvurabilir. Ancak geçici ve sonradan ölçülmesi zor bir gürültü kaynağı varsa önce delilin korunması değerlendirilebilir.
Polis veya belediye tutanağı yeterli olur mu?
Olay kaydı önemli bir destekleyici delildir, fakat her durumda gürültünün teknik kaynağını, sürekliliğini veya gerekli yalıtım önlemini ortaya koymaz. Mahkeme keşfi ve uygun uzmanlık alanındaki bilirkişi incelemesi ayrıca gerekebilir.
Komşunun evine girilmeden ölçüm yapılabilir mi?
Etkilenen bağımsız bölümde ölçüm yapılabilir. Ancak kaynağın ve yapı yoluyla iletimin belirlenmesi için kaynak bölümde veya ortak tesisatta inceleme gerekebilir. İncelemenin kapsamını mahkeme kararı ve bilirkişi planı belirler.
Tespit raporu komşunun mutlaka haksız olduğunu gösterir mi?
Hayır. Rapor teknik bulguları ortaya koyar. Gürültünün hukuken hoş görülebilecek sınırı aşıp aşmadığı; rapor, tanıklar, yönetim planı, kullanım biçimi ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Arabuluculukta anlaşılmazsa aynı rapor davada kullanılabilir mi?
Mahkemece gerçekleştirilen delil tespiti esas dava dosyasının eki sayılır ve taraflar raporla tutanaklara dayanabilir. Bununla birlikte karşı tarafın itirazları ve gerektiğinde yeni bilirkişi incelemesi esas mahkemesi tarafından değerlendirilir.
Son değerlendirme
Gürültü ve komşuluk uyuşmazlığında arabuluculuğun zorunlu olması, kaybolma tehlikesi bulunan delilin korunmasına engel değildir. Buna karşılık delil tespiti otomatik bir ön aşama da değildir. Gürültünün geçici niteliği, ölçümün daha sonra zorlaşma ihtimali ve istenecek teknik inceleme somutlaştırılmalıdır.
Sağlıklı bir dosyada delil tespiti ile arabuluculuk birbirinin alternatifi olarak değil, farklı işlevlere sahip iki süreç olarak planlanır. Delil tespiti mevcut olguyu korur; arabuluculuk ise tarafların uyuşmazlığı dava açılmadan çözmesini amaçlar.
Kişisel değerlendirme için bir avukattan hukuki destek alınması gerekir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.
Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK Yayınlanma Tarihi: 06.08.2026 Son Güncellenme Tarihi: 06.08.2026

