Arabuluculukta Kısmi Anlaşma Sonrası Kalan Alacaklar İçin Dava Açılması
- Arabuluculukta üzerinde açıkça anlaşmaya varılan hususlar hakkında yeniden dava açılamaz.
- Anlaşma dışında kalan bir alacak, gerekli dava şartı arabuluculuk süreci o talep yönünden tamamlanmışsa dava konusu yapılabilir.
- Talep arabuluculuğa hiç taşınmamışsa yeni bir arabuluculuk başvurusu gerekebilir.
- Başvuru formu, son tutanak, anlaşma belgesi, taraflar, alacak dönemi ve süreler birlikte incelenmeden kesin sonuca varılamaz.
Kısmi anlaşmadan sonra kalan alacaklar için dava açılabilir mi?
Kısmi anlaşma, kural olarak yalnız üzerinde uzlaşılan hususlarda dava yolunu kapatır. Anlaşılmayan bir alacak dava konusu yapılabilir. Ancak talebin arabuluculuk sürecine taşınmış olması, son tutanağın kapsamı, dava tarafları ve süre koşulları ayrıca kontrol edilmelidir. Anlaşma belgesindeki geniş ifadeler de değerlendirmeyi değiştirebilir.

Bu nedenle “anlaşma belgesinde yazmayan her alacak dava edilebilir” şeklinde genel bir sonuç doğru değildir. Aynı şekilde, bir kalemde anlaşılmış olmasının bütün uyuşmazlığı sona erdirdiği de peşinen kabul edilemez. Belgenin hangi alacakları, dönemleri ve tarafları kapsadığı somut olarak belirlenmelidir.
Kısmi anlaşmanın hukuki sınırı nedir?
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca anlaşmanın kapsamını taraflar belirler. Arabuluculuk sonunda üzerinde anlaşmaya varılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Dolayısıyla dava yasağının sınırı, yalnız belgenin adıyla değil, uzlaşmanın konusu ve kapsamıyla çizilir.
Üzerinde anlaşmaya varılan alacaklar
Anlaşma belgesinde belirli bir alacak türü, dönem ve tutar açıkça düzenlenmişse aynı talebin yeniden dava edilmesi mümkün değildir. Örneğin yalnız kıdem tazminatı yönünden miktar ve ödeme şartları belirlenmişse, öncelikle bu uzlaşmanın sınırları dikkate alınır.
Bununla birlikte metinde “iş ilişkisinden doğan bütün talepler”, “başka hak ve alacak kalmadığı” veya benzeri geniş ifadeler bulunabilir. Böyle bir durumda yalnız alacak tablosuna bakmak yeterli olmaz. Belgenin bütünü, arabuluculuğa taşınan uyuşmazlık ve tarafların hangi konularda irade açıkladığı birlikte yorumlanmalıdır.
Üzerinde anlaşmaya varılmayan alacaklar
Bir talep görüşülmüş ve son tutanakta anlaşılmayan husus olarak gösterilmişse, ilgili dava şartının gerçekleşmiş olma ihtimali güçlenir. Yine de görevli mahkeme, taraflar, talep dönemi ve özel süreler ayrıca incelenir. Son tutanağın varlığı tek başına davanın esastan kabul edileceği anlamına gelmez.
Arabuluculuğa hiç taşınmayan alacaklar
Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bağımsız bir alacak, başvuruda veya görüşmelerde hiç yer almamış olabilir. Bu durumda doğrudan dava açılması usulden ret riski doğurabilir. Talebin niteliğine göre önce yeni bir arabuluculuk başvurusu yapılması gerekebilir.
Özellikle iş uyuşmazlıklarında, bir kalemin “işçilik alacakları” gibi genel bir ifadeyle yer alıp almadığı ile hiç gündeme gelmemesi aynı durum değildir. Konuya ilişkin daha dar inceleme için iş arabuluculuğunda unutulan alacak kalemi başlıklı içeriğe bakılabilir.
Anlaşma belgesi ile son tutanak neden birlikte incelenmelidir?
Anlaşma belgesi ile son tutanak aynı işlevi görmez. Anlaşma belgesi, uzlaşmaya varılan hususları ve yükümlülükleri ortaya koyar. Son tutanak ise arabuluculuk faaliyetinin nasıl sona erdiğini, anlaşmaya varılan ve varılamayan konuları gösterir.
Kısmi anlaşmada şu üç belge veya bilgi grubu birlikte okunmalıdır:
- Arabuluculuk başvuru formunda belirtilen uyuşmazlık ve talepler,
- Görüşmeler sonunda düzenlenen son tutanak,
- Uzlaşmaya varılmışsa anlaşma belgesinin tam metni ve ekleri.
Başvuru formunda yer alan bir talebin son tutanakta hiç görünmemesi, otomatik olarak dava şartının gerçekleşmediği veya gerçekleştiği anlamına gelmez. Görüşmenin kapsamı ve belgenin düzenlenme biçimi değerlendirilmelidir. Ancak belirsizlik, dava şartı yönünden ciddi bir usul tartışması yaratabilir.
Dava açma imkânını belirleyen beş temel kontrol
1. Dava edilecek alacak arabuluculukta görüşüldü mü?
İlk kontrol, sonradan dava edilmek istenen uyuşmazlığın arabuluculuk sürecinin konusu olup olmadığıdır. Sadece başvuruyu kimin yaptığına bakılmaz. Talebin karşı tarafa iletilmesi, görüşülmesi ve tutanağa yansıması önem taşır.
Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.03.2023 tarihli, 2023/3808 E. ve 2023/4378 K. sayılı kararında, işverenin karşı talebinin arabuluculuk görüşmelerine konu edilmesi ve son tutanakta yer alması değerlendirilmiştir. Karar, yalnız başvurucu sıfatından çok, dava konusu uyuşmazlığın fiilen arabuluculuğa taşınıp taşınmadığının önemini gösterir. Her dosyada aynı sonucun çıkacağı düşünülmemelidir.
2. Son tutanakta anlaşılmayan husus açık mı?
Son tutanakta “fazla çalışma ücreti yönünden anlaşma sağlanamadı” gibi belirli bir ifade bulunması, “işçilik alacaklarında anlaşılamadı” şeklindeki genel bir kayda göre daha açıklayıcıdır. Alacağın türü, dönemi ve tarafları ne kadar belirginse dava şartı tartışması o ölçüde azalabilir.
3. Arabuluculuk ve dava tarafları aynı mı?
Dava, arabuluculukta yer almayan başka bir kişi veya şirkete yöneltilecekse o taraf bakımından dava şartının ayrıca incelenmesi gerekir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisi, şirket devri, birden fazla borçlu veya yanlış işveren gösterilmesi bu sorunu doğurabilir.
Bu ayrımın uygulamadaki görünümü, arabuluculukta yanlış işveren veya şirket gösterilmesi başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.
4. Anlaşma metni kalan talebi de kapsıyor mu?
Belirli bir alacağın tabloda bulunmaması, o alacağın mutlaka anlaşma dışında kaldığını kanıtlamaz. Metindeki genel kapsam hükümleri, fer’î alacaklar, ödeme dönemi ve tarafların bütün uyuşmazlığı sona erdirip erdirmediği incelenmelidir.
Öte yandan genel bir ibare de her olayda sınırsız sonuç doğurmaz. Belgenin düzenlendiği bağlam, talebin belirlenebilirliği ve ilgili hukuk alanındaki emredici kurallar önemlidir. Bu nedenle anlaşma metninin yalnız sonuç kısmı değil, tamamı değerlendirilmelidir.
5. Zamanaşımı ve özel dava süreleri korundu mu?
Dava şartı arabuluculukta, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Ancak son tutanaktan sonra kalan sürenin yeniden hesaplanması gerekir. Arabuluculuk süreci bütün süreleri sınırsız biçimde uzatmaz.
Ayrıca her uyuşmazlık aynı süreye tabi değildir. Örneğin işe iade talebi, sıradan işçilik alacaklarından farklı ve kısa özel sürelere bağlıdır. Ayrıntılı bilgi için işe iade arabuluculuk sonrası dava süresi yazısı incelenebilir.
İşçilik alacaklarında kısmi anlaşma sonrası dava
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işçi veya işveren alacağı ve tazminatıyla ilgili birçok davada arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu nedenle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret veya fazla çalışma gibi kalemlerde kısmi anlaşma yapılmışsa her kalem ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Örneğin kıdem tazminatı yönünden açık ve belirli bir anlaşma yapılmış, fazla çalışma ücreti ise son tutanakta anlaşılmayan husus olarak gösterilmiş olabilir. Bu durumda fazla çalışma talebi bakımından dava yolu gündeme gelebilir. Ancak anlaşma belgesinin bütün işçilik alacaklarını kapsayan bir hüküm içerip içermediği ayrıca incelenir.
Aynı yaklaşım ticari alacaklarda da uyuşmazlığın niteliğine göre önem taşır. Ticari uyuşmazlıklara özgü ayrım için ticari arabuluculukta unutulan alacak kalemi ve ticari alacakta arabuluculuk sonrası dava içerikleri kullanılabilir.
Kısmi anlaşmadan sonra dava dilekçesi nasıl hazırlanmalıdır?
Dava dilekçesi, anlaşılmış ve anlaşılmamış talepleri birbirinden açıkça ayırmalıdır. Üzerinde uzlaşılmış bir alacak yeniden talep edilmemeli; kalan alacağın türü, dönemi, dayanağı ve hesaplama yöntemi somutlaştırılmalıdır.
Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir davada son tutanağın bir örneği dava dilekçesine eklenir. Eklenmemişse mahkeme, tutanağın sunulması için kanundaki usule göre kesin süre verir. Arabuluculuğa hiç başvurulmadığı anlaşılırsa dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret gündeme gelir.
Dava öncesinde en az şu belgeler karşılaştırılmalıdır:
- Arabuluculuk başvuru formu ve büro kayıtları,
- Son tutanak ve varsa anlaşma belgesi,
- Ödeme dekontları veya mahsup belgeleri,
- Alacağın temelini gösteren sözleşme, bordro, fatura veya yazışmalar,
- Tebligatlar ve süre hesabına esas tarihler,
- Dava açılacak kişi veya şirketlerin hukuki sıfatını gösteren kayıtlar.
Anlaşılan tutar ödenmezse hangi yol gündeme gelir?
Anlaşılmış bir borcun ödenmemesi ile anlaşma dışında kalan alacak için dava açılması farklı sorunlardır. İlkinde anlaşma belgesindeki edimin yerine getirilmesi istenir. İkincisinde ise üzerinde uzlaşılmamış bağımsız bir talep yargılamaya taşınır.
Anlaşma belgesinin taraflar ve avukatlarıyla arabulucu tarafından imzalanması, icra edilebilirlik şerhi gerekip gerekmediğini etkileyebilir. Bununla birlikte izlenecek yol, belgenin şekline ve borcun niteliğine göre belirlenmelidir. Kalan alacak davası, ödenmeyen anlaşma bedelinin tahsili için otomatik ve tek yol değildir.
Uygulamada karşılaşılan üç örnek
Kıdem tazminatında anlaşılmış, fazla çalışmada anlaşılamamışsa
Fazla çalışma talebi başvuruya ve görüşmelere dahil edilmiş, son tutanakta da anlaşılmayan husus olarak yazılmışsa dava şartı bu kalem yönünden gerçekleşmiş olabilir. Ancak anlaşma belgesinde bütün işçilik alacaklarını sona erdiren bir düzenleme bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
Ana para üzerinde anlaşılmış, faiz düzenlenmemişse
Faizin ayrıca talep edilip edilemeyeceği, anlaşma metninin kapsamına, ödeme tarihine ve fer’î alacakların nasıl düzenlendiğine bağlıdır. “Faiz yazılmadı, her durumda dava edilir” biçiminde kesin bir sonuç kurulamaz.
Arabuluculukta yalnız bir şirket bulunmuşsa
Davanın başka bir şirket veya yeni bir borçluya yöneltilmesi düşünülüyorsa, bu kişi bakımından arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilir. Aynı ekonomik grupta bulunmak, şirketlerin kendiliğinden aynı taraf sayılması sonucunu doğurmaz.
Sık yapılan hatalar
- Üzerinde anlaşılmış alacağı yeniden dava konusu yapmak,
- Başvuru formu, son tutanak ve anlaşma belgesini aynı işlevde kabul etmek,
- Arabuluculuğa hiç taşınmayan bir kalem için doğrudan dava açmak,
- Genel kapsam veya feragat ifadelerini incelemeden yalnız alacak tablosuna bakmak,
- Arabuluculukta bulunmayan başka bir kişi veya şirketi davalı göstermek,
- Zamanaşımının arabuluculuktan sonra süresiz biçimde durduğunu sanmak,
- İşe iade gibi özel sürelere bağlı taleplerle para alacaklarını birbirine karıştırmak,
- Yeni arabuluculuk başvurusunun daha önce açılmış davadaki eksikliği her durumda geriye etkili olarak gidereceğini varsaymak.
Dava öncesi kontrol listesi
- Hangi alacaklarda açıkça anlaşma sağlandı?
- Hangi talepler son tutanakta anlaşılmayan husus olarak yer aldı?
- Dava edilecek alacak başvuru formunda veya görüşmelerde bulunuyor mu?
- Anlaşma belgesinde bütün ilişkiyi kapsayan genel bir hüküm var mı?
- Arabuluculuk ve dava tarafları örtüşüyor mu?
- Alacak türü ve dönemi belirli mi?
- Zamanaşımı veya özel hak düşürücü süre kontrol edildi mi?
- Son tutanak dava dilekçesine eklenecek mi?
- Anlaşma kapsamında daha önce ödeme yapıldıysa mahsup hesabı hazır mı?
Sıkça sorulan sorular
Kısmi anlaşma belgesinde yazmayan her alacak dava edilebilir mi?
Hayır. Alacağın yalnız anlaşma tablosunda bulunmaması yeterli değildir. Başvuru formu, görüşmenin kapsamı, son tutanak ve anlaşma belgesindeki genel hükümler birlikte değerlendirilmelidir.
Kıdem tazminatında anlaşıp fazla mesai davası açılabilir mi?
Fazla çalışma talebi arabuluculuğa taşınmış ve anlaşma dışında bırakılmışsa dava ihtimali bulunabilir. Ancak anlaşma belgesinin bütün işçilik taleplerini kapsayıp kapsamadığı ayrıca incelenir.
Son tutanakta bulunmayan alacak için yeniden arabuluculuğa gidilir mi?
Talep sürece hiç taşınmamışsa yeni başvuru gerekebilir. Talep görüşülmüş fakat tutanağa eksik yansımışsa sonuç yalnız belge başlığına bakılarak belirlenemez; görüşme kapsamı ve diğer kayıtlar incelenir.
Son tutanak dava dilekçesine eklenmezse ne olur?
Mahkeme, son tutanağın sunulması için kanunda öngörülen kesin süreyi verir. Buna karşılık arabulucuya hiç başvurulmadığı anlaşılırsa dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı gündeme gelir.
Arabuluculuk zamanaşımını tamamen ortadan kaldırır mı?
Hayır. Dava şartı arabuluculukta başvuru ile son tutanak arasındaki dönemde zamanaşımı durur. Son tutanaktan sonra kalan sürenin olayın özelliklerine göre yeniden hesaplanması gerekir.
Anlaşılmış alacak ödenmezse yeniden alacak davası mı açılır?
Her durumda değil. Anlaşma belgesinin şekline ve içeriğine göre icra takibi, icra edilebilirlik şerhi veya başka bir hukuki yol gündeme gelebilir. Bu sorun, anlaşma dışında kalan alacağın dava edilmesinden ayrıdır.
Hukuki değerlendirme notu: Kısmi anlaşma sonrası dava açılıp açılamayacağı, yalnız “anlaşıldı” veya “anlaşılmadı” ibaresine göre belirlenmez. Belgelerin tamamı, talebin arabuluculuğa taşınma biçimi, taraflar ve süreler birlikte incelenmelidir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.
Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK Yayınlanma Tarihi: 03.08.2026 Son Güncellenme Tarihi: 03.08.2026

