Arabuluculukta Anlaşamama Halinde İşe İade Davası Açma Süresi

  • Arabuluculuk görüşmeleri anlaşmayla sonuçlanmazsa işe iade davası, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde açılmalıdır.
  • Kanundaki süre “on dört gün” değil, “iki hafta” olarak belirlenmiştir. Bu nedenle son gün, iki hafta sonraki karşılık gelen gündür.
  • Resmî tatiller süreye dâhildir. Son gün resmî tatile rastlarsa süre, takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.
  • Son oturum, tutanak düzenleme ve imza tarihleri farklıysa tek bir tarihe bakılarak işlem yapılmamalıdır. Somut belgeler birlikte değerlendirilmelidir.

İşe İade Davasında Arabuluculuk Sonrası Süre Kaç Haftadır?

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa işe iade davası, anlaşmazlığa ilişkin son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde açılmalıdır. Süre hafta olarak düzenlendiği için son gün, başlangıç gününe iki hafta sonraki karşılık gelen günün tatil saatidir. Tutanakta birbiriyle uyuşmayan tarihler varsa süre hesabı ayrıca incelenmelidir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesine göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamazsa bu kez ayrı bir süre başlar: İş mahkemesindeki dava, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde açılabilir.

Arabuluculuk son tutanağından sonra işe iade davası için iki haftalık süre hesabı.

Bu iki süre birbirinden farklıdır. Bir aylık süre arabulucuya başvuru için, iki haftalık süre ise anlaşmama sonrasında dava açmak içindir. Uygulamada hata çoğu zaman bu ayrımın gözden kaçırılmasından veya son tutanaktaki tarihin yanlış okunmasından kaynaklanır.

İki Haftalık Süre Hangi Tarihte Başlar?

Kanun, sürenin başlangıcını son tutanağın “tebliğ edildiği”, “teslim alındığı” veya “öğrenildiği” tarihe bağlamaz. İş Kanunu m.20’de kullanılan ölçüt, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihtir.

Bu nedenle öncelikle belgenin başlığı ve içeriği kontrol edilmelidir. Dosyada ilk toplantı tutanağı, ara oturum tutanağı ve anlaşmama son tutanağı birlikte bulunabilir. Dava süresini başlatan belge, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmaya varılamadan sona erdiğini gösteren son tutanaktır.

Bununla birlikte her dosyada tarih alanları aynı açıklıkta olmayabilir. Özellikle çevrim içi veya telekonferansla yapılan toplantılarda son oturum tarihi, tutanağın üzerinde yazan düzenleme tarihi, tarafların imza tarihleri ve elektronik imzaların tamamlandığı tarih farklı olabilir.

Böyle bir durumda yalnızca belgenin üst kısmındaki tarihe bakmak güvenli değildir. Tutanağın taraflara daha sonra gönderilmiş olması da tek başına süreyi teslim tarihinden başlatmaz.

Ancak gönderim kayıtları, imzaların ne zaman tamamlandığını veya belgenin hangi tarihte son hâlini aldığını göstermesi bakımından önem taşıyabilir. Burada belgenin tamamı ve arabuluculuk sürecine ilişkin kayıtlar birlikte incelenmelidir.

İki Haftalık Dava Açma Süresi Nasıl Hesaplanır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 92. maddesi, hafta olarak belirlenen sürelerin nasıl sona ereceğini düzenler. Buna göre süre, başladığı güne son haftadaki karşılık gelen günün tatil saatinde biter.

Örneğin anlaşmama son tutanağının salı günü düzenlendiği kabul edilirse iki haftalık süre, kural olarak iki hafta sonraki salı gününün tatil saatinde sona erer. Kanunda süre hafta olarak kurulduğu için hesap da bu esasa göre yapılmalıdır; sürenin “on dört gün” biçiminde yeniden adlandırılması yerine kanundaki ifade korunmalıdır.

Başlangıç tarihi konusunda önce tutanağın gerçekten hangi gün düzenlendiği belirlenmelidir. Ardından iki hafta sonraki aynı gün bulunur. Son olarak bu günün resmî tatile rastlayıp rastlamadığı kontrol edilir.

Dava açılışının son güne bırakılmaması, teknik veya belge kaynaklı gecikme riskini azaltır. Ancak bu ifade sürenin kanunen kısaldığı anlamına gelmez.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.118’e göre dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Elektronik ortamdan işlem yapılacaksa sistem kaydı, dosyanın tamamlanması ve zorunlu belgelerin eklenmesi de dikkatle kontrol edilmelidir. Somut bir dosyada son gün ve işlem saati belirlenirken güncel sistem uygulaması ayrıca değerlendirilmelidir.

Son Gün Resmî Tatile Rastlarsa Ne Olur?

Resmî tatil günleri süre hesabının içindedir. Başka bir ifadeyle iki haftalık dönem içinde bir veya birden fazla tatil bulunması süreyi kendiliğinden durdurmaz ya da uzatmaz.

Ancak sürenin son günü resmî tatile rastlarsa farklı bir kural uygulanır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.93’e göre süre, tatili takip eden ilk iş gününün çalışma saati sonunda biter.

Bu nedenle yalnızca iki haftalık karşılık gelen günü bulmak yetmez. O günün resmî tatil olup olmadığı da incelenmelidir. Özellikle birden fazla günü kapsayan bayram dönemlerinde son günün hangi tarihe uzadığı güncel takvim üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.

Adli Tatil İki Haftalık Süreyi Uzatır mı?

Adli tatil, her yıl 20 Temmuz’da başlayıp 31 Ağustos’ta sona erer. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.103, hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davaları adli tatilde görülecek işler arasında sayar.

Bu nedenle işe iade davası açma süresinin adli tatil dönemine rastlaması, iki haftalık sürenin kendiliğinden adli tatil sonrasına uzadığı anlamına gelmez. Resmî tatilin son güne etkisine ilişkin genel kural ise ayrıca uygulanır.

Tarih hesabında “adli tatil” ile “resmî tatil” kavramları birbirine karıştırılmamalıdır. Adli tatil yargı faaliyetlerinin çalışma düzeniyle, resmî tatil ise belirli günlerin tatil sayılmasıyla ilgilidir.

Son Tutanakta Birden Fazla Tarih Varsa Ne Yapılmalıdır?

Tutanakta tarih uyuşmazlığı varsa şu kayıtların tamamı karşılaştırılmalıdır:

  • Son toplantının veya görüşmenin yapıldığı tarih
  • Anlaşmama son tutanağında yazan düzenleme tarihi
  • İşçi, işveren ve vekillerin imza tarihleri
  • Arabulucunun imza tarihi
  • Elektronik imza zaman kayıtları
  • Tutanağın taraflara gönderildiği veya teslim edildiği tarih
  • Arabuluculuk bürosu ve sistem kayıtları

Bu belgelerden biri diğerlerinden farklıysa doğrudan “en geç tarih esas alınır” veya “ilk tarih esas alınır” şeklinde genel bir sonuca varılamaz. Uyuşmazlık, tutanağın ne zaman usulüne uygun biçimde tamamlandığı ve arabuluculuk faaliyetinin hangi tarihte sona erdiği üzerinden değerlendirilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2 Ekim 2023 tarihli, 2023/12641 E. ve 2023/13520 K. sayılı kararında telekonferansla yapılan görüşmelerde son oturum ile imzaların tamamlanma tarihinin farklı olması nedeniyle ortaya çıkan bölge adliye mahkemesi kararları ele alınmıştır.

Ancak Daire, başvurunun usul koşulları nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Bu karar, son imza tarihinin veya son oturum tarihinin her dosyada kesin olarak esas alınacağı şeklinde yorumlanmamalıdır.

İki Haftalık Süre Geçirilirse Ne Olur?

İşe iade davasındaki iki haftalık süre, yargı uygulamasında hak düşürücü süre olarak değerlendirilmektedir. Süre geçirildikten sonra açılan davanın, fesih iddiasının esasına girilmeden süre nedeniyle reddedilmesi riski vardır. Süre, taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamada gündeme gelebilir.

Bununla birlikte tutanakta çelişkili tarihler, eksik imzalar veya maddi hata bulunması hâlinde önce gerçek düzenleme tarihinin belirlenmesi gerekir. Böyle bir uyuşmazlıkta “dava kesin olarak süresindedir” veya “süre kesin olarak geçmiştir” sonucuna yalnızca tek bir kayıt üzerinden ulaşılmamalıdır.

Arabuluculuk Son Tutanağı Dava Dilekçesine Eklenmezse Ne Olur?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dava dilekçesine eklenmelidir.

Son tutanak eklenmemişse mahkeme, belgenin sunulması için davacıya bir haftalık kesin süre verir. İhtarda belirtilen sürede eksiklik giderilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmadan davanın usulden reddine karar verilebilir.

Bu tamamlama imkânı, işe iade davasını açmak için öngörülen iki haftalık sürenin uzadığı anlamına gelmez.

Arabulucuya hiç başvurulmadan doğrudan dava açılması ise farklıdır. Kanuna göre bu durumda dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Dolayısıyla “arabuluculuğa başvurulmuş fakat son tutanak eklenmemiş olması” ile “arabuluculuğa hiç başvurulmamış olması” birbirinden ayrılmalıdır.

Süre Kontrolünde Hangi Belgeler İncelenmelidir?

Süre hesabı yapılırken fesih bildirimi, arabuluculuk başvuru belgesi, toplantı tutanakları, anlaşmama son tutanağı, elektronik veya ıslak imza kayıtları ve dava açılış belgesi birlikte incelenmelidir. Resmî tatil ihtimali varsa ilgili yılın tatil takvimi de dosyaya dâhil edilmelidir.

Tutanakta elle yapılmış tarih düzeltmesi, farklı nüshalarda farklı tarihler veya imzanın sonradan tamamlanacağına ilişkin bir açıklama bulunuyorsa bu ayrıntılar gözden kaçırılmamalıdır.

Risk burada başlar. Süre kısa olduğu için belge uyuşmazlığının dava açıldıktan sonra tartışılmasına güvenmek yerine tarihlerin mümkün olduğunca erken kontrol edilmesi gerekir.

Süre Hesabında Sık Yapılan Hatalar

İlk hata, fesih tarihinden itibaren doğrudan iki hafta saymaktır. Oysa işe iade sürecinde önce fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık arabulucuya başvuru süresi, anlaşmama sonrasında ise son tutanak tarihinden başlayan iki haftalık dava süresi bulunur.

İkinci hata, son tutanağın teslim edildiği günü otomatik başlangıç tarihi kabul etmektir. Kanun düzenleme tarihini esas alır. Teslim veya gönderim tarihi ancak tutanağın ne zaman tamamlandığını açıklayan bir delil niteliği taşıyabilir.

Üçüncü hata, süreyi “14 gün” şeklinde hesaplayıp hafta esasını gözden kaçırmaktır. Ayrıca son günün resmî tatile rastlayıp rastlamadığı kontrol edilmelidir.

Son olarak, dava dilekçesine yalnızca arabuluculuk başvuru formunun eklenmesi yeterli değildir. Anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanak ayrıca kontrol edilmeli ve dilekçeye eklenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

İşe iade arabuluculuk sonrası süre 14 gün mü, iki hafta mı?

Kanundaki ifade “iki hafta”dır. Bu nedenle süre, iki hafta sonraki karşılık gelen gün üzerinden hesaplanır.

Süre son tutanağın tarafıma verildiği tarihte mi başlar?

Kural olarak başlangıç tarihi son tutanağın düzenlendiği tarihtir. Ancak düzenleme, oturum ve imza tarihleri çelişiyorsa tüm kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir.

Son gün resmî tatile denk gelirse dava ne zaman açılabilir?

Süre, tatili takip eden ilk iş gününün çalışma saati sonunda biter. Tatil döneminin kapsamı güncel takvimden kontrol edilmelidir.

Arabuluculuk tutanağında eksik imza varsa süre başlar mı?

Eksik imzanın etkisi, toplantının nasıl yapıldığına ve tutanağın ne zaman tamamlandığına göre değişebilir. Her eksik imza için uygulanabilecek tek bir tarih kuralı yoktur.

Son tutanak dilekçeye eklenmezse dava hemen reddedilir mi?

Mahkeme, tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa usulden ret gündeme gelir.

Son tutanak, oturum ve imza tarihlerinin farklı olması süre hesabını doğrudan etkileyebilir. Somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir. Süreler, başvuru yolları ve usul koşulları dosya özelinde değerlendirilmelidir. Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.

Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK   Yayınlanma Tarihi: 15.07.2026   Son Güncellenme Tarihi: 15.07.2026