Sahte İlan ve Ödeme Linki Dolandırıcılığında Para Akışı ve Banka Kayıtları
Sahte ilan dolandırıcılığında para akışı, yalnızca “para hangi IBAN’a gitti?” sorusuyla çözülemez. Sahte ödeme linklerinde de hukukî açıdan asıl mesele; paranın mağdur hesabından hangi işlemle çıktığı, ilk alıcı hesaba ne zaman ulaştığı, buradan hangi hesaplara veya ödeme araçlarına aktarıldığı, nakde çevrilip çevrilmediği ve bu işlemleri kimin fiilen yaptığıdır. Bu nedenle banka ve ödeme kuruluşu kayıtları, para akışını kişi ve cihaz verileriyle ilişkilendiren bir delil zinciri olarak değerlendirilmelidir.
Özellikle 24 Aralık 2025 kabul tarihli 7571 sayılı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen ve 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 128/A maddesi, belirli bilişim ve dolandırıcılık suçlarında kullanılan hesapların kırk sekiz saate kadar askıya alınmasına, suça konu menfaate elkoymaya ve şartları oluştuğunda mağdura iadeye ilişkin özel bir mekanizma getirmiştir. Bununla birlikte askıya alma, elkoyma ve iade aynı işlem değildir; ayrıca paranın başka hesaba aktarılmış olması da izinin tamamen kaybolduğu anlamına gelmez.
Sahte İlan ile Sahte Ödeme Linki Aynı Hukukî Senaryo Değildir
Sahte ilan dolandırıcılığında tipik senaryo, gerçekte satılmayacak bir ürün veya hizmetin internet ortamında varmış gibi gösterilmesi ve mağdurun kapora ya da satış bedelini failin bildirdiği hesaba kendi iradesiyle göndermesidir. Mağdur ödeme işlemini kendisi onaylamış olsa da bu onay, hileli davranışlarla oluşturulan yanılgının sonucu olabilir. İnternet sitesinin veya başka bir bilişim sisteminin hilenin kurulmasında araç olarak kullanıldığı olaylarda, somut koşullara göre Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f bendindeki nitelikli dolandırıcılık gündeme gelebilir.
Sahte ödeme linkinde ise para çıkışının nasıl gerçekleştiği ayrıca belirlenmelidir. Mağdur, sahte sayfada yapılan yönlendirme üzerine bir ödemeyi veya transferi bizzat onaylamış olabilir. Buna karşılık kart bilgileri, mobil bankacılık verileri veya kişisel güvenlik bilgileri ele geçirilip mağdurun onayı dışında bir ödeme ya da transfer yapılmış da olabilir. İkinci durumda olayın yalnız dolandırıcılık olarak değil; kullanılan yönteme göre banka veya kredi kartının kötüye kullanılması, bilişim sistemi üzerinden hırsızlık ya da başka bilişim suçları bakımından da değerlendirilmesi gerekebilir.

Bu ayrım, hem suç vasfı hem de bankanın veya ödeme hizmeti sağlayıcısının özel hukuk sorumluluğu açısından önemlidir. Bankanın işlem güvenliği ve yetkisiz transfer bakımından sorumluluğu ayrı bir inceleme alanıdır. Bu konuda özellikle uzaktan erişim programıyla yapılan banka transferleri gibi yetkilendirme tartışmasının öne çıktığı olaylar farklı bir çerçevede değerlendirilmelidir.
Para Akışı Nasıl Okunur?
Dolandırıcılık dosyasında para akışının incelenmesi, tek bir dekonta bakmaktan ibaret değildir. Sağlıklı bir inceleme çoğu zaman dört halkadan oluşur: mağdurun hesabındaki çıkış işlemi, ilk alıcı hesap, ara hesaplar veya ödeme araçları ve paranın nihai kullanım biçimi. Her halka, bir sonraki işleme ait zaman, tutar ve teknik kayıtlarla eşleştirilir.
1. Mağdur Hesabındaki Çıkış İşlemi
İlk olarak işlemin FAST, EFT, havale, kartlı ödeme, elektronik para transferi veya başka bir ödeme hizmeti üzerinden gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenir. İşlem tarihi ve saati, tutar, alıcı IBAN veya hesap bilgisi, işlem referans numarası ve varsa açıklama alanı temel başlangıç verileridir. Sahte ödeme linki kullanılmışsa linkin gönderildiği zaman ile para çıkış zamanı arasındaki ilişki de önem taşır.
2. İlk Alıcı Hesap
Paranın ulaştığı ilk hesabın kimin adına kayıtlı olduğu önemlidir; ancak bu bilgi tek başına o kişinin dolandırıcılığın faili olduğunu kanıtlamaz. Hesabın ne zaman ve nasıl açıldığı, hangi iletişim bilgilerinin kullanıldığı, hesaba hangi cihazlardan erişildiği, paranın geldikten sonra kim tarafından ve hangi kanalla hareket ettirildiği araştırılmalıdır.
3. Ara Hesaplar ve Zincir Transferler
Suçtan elde edilen para ilk hesapta tutulmayabilir. Aynı gün içinde başka banka veya ödeme kuruluşu hesaplarına gönderilebilir, parçalara ayrılabilir, kartla harcanabilir, ATM veya şubeden çekilebilir ya da kripto varlık hizmet sağlayıcısına aktarılabilir. Bu nedenle yalnız mağdurun para gönderdiği ilk IBAN’ın incelenmesi, zincirin sonraki halkalarını görünmez bırakabilir.
4. Paranın Nakde veya Başka Bir Değere Dönüştürülmesi
ATM’den çekim, şubeden nakit ödeme, POS işlemi, elektronik para veya kripto varlık alımı gibi işlemler para akışının son veya yeni bir ara halkasını oluşturabilir. Burada amaç yalnız “para çıktı” sonucuna ulaşmak değil; nakde çevirme veya yeni transfer anını hesap erişim kayıtları, kart kullanımı, iletişim verileri ve mevcutsa görüntü kayıtlarıyla ilişkilendirmektir.
Hangi Banka ve Ödeme Kayıtları Kritik Delildir?
Her finansal kuruluşun tuttuğu teknik kayıtların adı ve kapsamı aynı değildir. Ayrıca bazı kayıtların saklama süresi, sistem yapısı ve somut işlemin türü farklı olabilir. Bu nedenle soruşturma talebinin mümkün olduğunca işlem ve zaman aralığı bakımından somutlaştırılması önem taşır.
| Kayıt türü | Ne gösterir? | Dosyadaki işlevi |
| Hesap hareketleri ve işlem referansı | Paranın giriş-çıkış zamanı, tutarı ve karşı hesabı | Transfer zincirinin kurulması |
| Hesap açılış ve kimlik tespit kayıtları | Hesabın hangi kimlik ve bilgilerle açıldığını | Hesap sahibi ile fiilî kullanıcı ayrımının incelenmesi |
| İnternet/mobil bankacılık erişim kayıtları | Mevcut olduğu ölçüde cihaz, oturum, IP ve erişim zamanlarını | İşlemi yapan kullanıcıya ilişkin teknik bağlantı kurulması |
| ATM veya şube işlemleri | Çekim yeri, zamanı, kullanılan kart veya işlem kanalını | Nakit çekme eyleminin kişiselleştirilmesi |
| Kart/POS ve ödeme kuruluşu kayıtları | Paranın mal veya hizmet alımında nasıl kullanıldığını | Suç gelirinin kullanım yönünün belirlenmesi |
| Sonraki transfer kayıtları | İlk alıcı hesaptan başka hesaplara yapılan aktarımları | Ara hesap ve nihai alıcı zincirinin izlenmesi |
Mağdur kendi hesabına ilişkin dekont, işlem geçmişi ve banka bildirimlerini saklayabilir. Buna karşılık karşı tarafın tüm banka hareketlerinin doğrudan mağdura verilmesi beklenemez. Bankacılık sırrı ve müşteri sırrı kuralları, üçüncü kişilere açıklamayı sınırlar; fakat kanunen yetkili savcılık, hâkim ve mahkeme tarafından yürütülen ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamındaki bilgi taleplerinin önünde mutlak bir engel oluşturmaz.
IBAN Sahibinin Kimliği Tek Başına Faili Gösterir mi?
Hayır. Hesabın bir kişinin adına kayıtlı olması önemli bir delildir; fakat fail veya iştirakçi sıfatı bakımından bütün dosya içeriğiyle birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle hesabın başkası tarafından açıldığı, kimlik bilgilerinin kötüye kullanıldığı, kartın veya hesap erişim araçlarının başkasının elinde bulunduğu yönündeki savunmalar varsa bunların doğrulanabilir kayıtlarla araştırılması gerekir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.10.2025 tarihli, E. 2021/39766, K. 2025/13369 sayılı kararında; internetten verilen sahte ürün ilanı nedeniyle paranın sanık adına kayıtlı hesaba gönderildiği bir olayda, yalnız hesap sahipliğiyle yetinilmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Daire; hesabın sanık tarafından açtırılıp açtırılmadığının, kimlik kaybı iddiasının ve paranın kim tarafından çekildiğinin araştırılması gerektiğini belirterek eksik araştırmayla verilen mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Kararın tam metnine Adalet Bakanlığı içtihat kaynağından erişilebilir.
Bu yaklaşımın tersi de mümkündür: hesap hareketleri, nakit çekme, cihaz erişimi, iletişim trafiği ve benzer olgular aynı kişiyi gösteriyorsa hesap sahipliği diğer delillerle birlikte güçlü bir bağlantı oluşturabilir. Dolayısıyla banka hesabı bir “sonuç” değil, araştırılması gereken bir delil düğümüdür.
2026 Düzenlemesi: TCK 158/4 Hesap Kullandırma Fiilini Nasıl Etkiliyor?
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin dördüncü fıkrası, 157 ve 158. maddelerdeki dolandırıcılık suçlarına iştirakin yalnızca belirli ödeme araçlarını veya hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına verme fiiliyle sınırlı olduğu durumda cezanın yarı oranında indirilmesini düzenlemektedir.
Bu hüküm, “IBAN sahibi artık sorumlu değildir” anlamına gelmez. Öncelikle suça iştirak ve haksız menfaat amacı bakımından ceza sorumluluğunun şartları somut delillerle ortaya konulmalıdır. Fıkra, iştirak sabit olduğu hâlde katkısı maddede tanımlanan sınırlı fiilden ibaret olan kişi bakımından cezanın belirlenmesine ilişkin özel bir indirimdir. Hesabını veya ödeme araçlarını başkasına kullandıran kişilerin durumuna ilişkin ayrıntılı değerlendirme için IBAN’ını başkasına veren hesap sahibinin ceza sorumluluğu başlıklı içerik ayrıca incelenebilir.
Güncel Türk Ceza Kanunu m. 158 metni, bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması hâlini nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlemektedir. TCK 158/1-f bakımından hapis cezasının alt sınırı dört yıldır; adlî para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Somut olayda hangi bendin uygulanacağı, hilenin kuruluş biçimine ve para çıkış yöntemine göre belirlenir.
CMK 128/A: Hesabın 48 Saate Kadar Askıya Alınması
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128/A maddesi, 24 Aralık 2025 tarihli değişiklikle özel bir koruma tedbiri mekanizması getirmiştir. Düzenleme; TCK 142/2-e, TCK 158/1-f ve 158/1-l ile TCK 245 kapsamındaki suçların işlendiği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde uygulanabilir.
Bu koşullarda banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, suçta kullanılan her türlü hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir. Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili malî kuruluş tarafından bilgi ve belgelerle birlikte derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Suça konu menfaatin başka bir malî kuruma transfer edildiği tespit edilirse, sonraki kuruluşta da askıya alma işleminin yapılabilmesi için bu durumun gecikmeksizin bildirilmesi öngörülmüştür.
Askıya alınan hesaptaki suça konu menfaate hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle elkoyulabilir. Savcı kararıyla yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde kararını açıklar. Bu özel mekanizmada CMK 128’deki rapor alma şartı aranmaz.
Daha da önemlisi, elkonulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir. Ancak bu hüküm otomatik bir banka iadesi garantisi oluşturmaz. Paranın hâlen tespit edilebilir olması, elkoyma tedbirinin uygulanabilmesi ve mağdura ait olduğunun belirlenmesi gerekir.
CMK 128/A ayrıca, soruşturma veya kovuşturma kapsamında savcı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı ya da kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenen bilgi ve belgelerin on gün içinde gönderilmesini zorunlu kılar. Güncel hükme Ceza Muhakemesi Kanunu üzerinden erişilebilir.
CMK 128 ile CMK 128/A Arasındaki Fark Nedir?
| Başlık | CMK 128 | CMK 128/A |
| Kapsam | Kanunda sayılan suçlardan elde edilen belirli malvarlığı değerleri | Belirli bilişim, nitelikli dolandırıcılık ve kart suçlarında kullanılan hesaplar |
| Şüphe ölçütü | Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe | Makul şüphe |
| İlk tedbir | Elkoyma | Malî kuruluşça 48 saate kadar hesap askıya alma imkânı |
| Rapor şartı | Kanundaki çerçevede rapor alınması öngörülür | 128/A kapsamındaki elkoymada 128’deki rapor şartı aranmaz |
| Mağdura iade | Genel hükümlere göre değerlendirilir | Mağdura ait olduğu anlaşılan elkonulmuş menfaatin soruşturma veya kovuşturmada iadesi açıkça düzenlenmiştir |
Bu iki hüküm birbirinin aynısı değildir. Özellikle sahte ilan ve sahte ödeme linki dosyalarında ilk saatlerde CMK 128/A’nın özel hesap mekanizması önem taşıyabilir; soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ise daha geniş malvarlığı değerleri bakımından CMK 128 ve diğer koruma tedbirleri gündeme gelebilir.
Mağdur Para Akışının Araştırılması İçin Hangi Verileri Sunmalı?
Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre suç ihbarı veya şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir. Dolandırıcılığın bilişim sistemi, banka veya kredi kurumları ya da banka/kredi kartları araç olarak kullanılarak işlendiği hâllerde mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Pratikte başvurunun içeriği, para zincirinin hızlı ve doğru kurulabilmesi bakımından önem taşır.
- İlanın URL’si, ilan numarası, satıcı profil bilgisi ve ekran görüntüleri,
- Mesajlaşmalar, telefon numarası, e-posta adresi ve görüşme zamanları,
- Sahte ödeme linkinin tam adresi ve linkin gönderildiği mesaj,
- FAST/EFT/havale dekontu veya kart işlemi kaydı, işlem referans numarası ve saat bilgisi,
- Paranın gönderildiği IBAN, ödeme hesabı veya işyeri/ödeme bilgisi,
- Bankadan gelen SMS, mobil bildirim, e-posta ve güvenlik uyarıları,
- Varsa bankaya veya ödeme kuruluşuna yapılan ilk bildirimin kayıt numarası.
Sahte bağlantı hâlen aktifse delil elde etmek amacıyla tekrar tekrar açılması veya kişisel bilgilerin yeniden girilmesi uygun değildir. Mevcut ekran görüntüsü, mesaj ve URL bilgisi saklanmalı; teknik kayıtların celbi soruşturma makamları üzerinden yürütülmelidir.
Mağdurun başvurusunda yalnız “paramın iadesini istiyorum” demesi yerine işlem referansını, zamanını ve ilk alıcı hesabı açıkça göstermesi; sonraki transfer zincirinin, hesap açılış ve erişim kayıtlarının, nakit çekimlerin ve gerekli diğer finansal verilerin araştırılmasını talep etmesi para akışının somutlaştırılmasını kolaylaştırır. Mağdurun soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteme hakkı da bulunmaktadır.
Dolandırıcılık sonrası genel şikâyet, delil koruma ve başvuru adımları bakımından dolandırıcılık mağduru için genel başvuru rehberi ayrıca kullanılabilir.
Para Başka Hesaplara Aktarıldıysa Geri Alınması İmkânsız mı?
Hayır; fakat her sonraki transfer geri alma ihtimalini ve delil zincirini etkileyebilir. CMK 128/A, suça konu menfaatin başka bir malî kuruma aktarıldığının tespit edilmesi hâlinde sonraki kuruluşa gecikmeksizin bildirim yapılmasını açıkça düzenlemektedir. Bu hüküm, soruşturmanın yalnız ilk alıcı hesapla sınırlı tutulmaması gerektiğini de gösterir.
Bununla birlikte paranın zincir boyunca izlenebilmesi, mutlaka tamamının mağdura döneceği anlamına gelmez. Para çekilmiş, harcanmış, başka değerlere dönüştürülmüş veya suçla ilgisi olmayan kişilerin işlemlerine karışmış olabilir. İade değerlendirmesi; elkonulan değerin mağdura ait olduğunun belirlenmesi, mevcut malvarlığı ve üçüncü kişilerin hukuki durumu gibi somut olgulara bağlıdır.
Sık Sorulan Sorular
Sahte internet ilanı hangi suçu oluşturur?
Gerçekte satılmayacak bir ürünün internet ilanıyla varmış gibi gösterilip mağdurdan para alınması, somut olayın koşullarına göre çoğunlukla TCK 158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilebilir. Ancak suç vasfı, hilenin nasıl kurulduğuna ve menfaatin nasıl elde edildiğine göre belirlenir.
Banka hesabı adına kayıtlı kişi otomatik olarak sanık olur mu?
Hesap sahipliği ciddi bir araştırma verisidir fakat tek başına ceza sorumluluğunu kesinleştirmez. Hesabı kimin açtığı, kullandığı, parayı kimin çektiği veya aktardığı ve hesabın hangi amaçla başkasına kullandırıldığı diğer delillerle birlikte incelenmelidir.
48 saat içinde şikâyet edilmezse hak kaybı olur mu?
CMK 128/A’daki kırk sekiz saat, mağdur için öngörülmüş bir şikâyet süresi değildir; malî kuruluşun hesap askıya alma tedbirinin azami süresidir. Bununla birlikte para hızla başka hesaplara aktarılabildiği için bankaya ve adlî makamlara gecikmeden bildirim yapılması delil ve koruma tedbirlerinin etkinliği bakımından önemlidir.
Banka mağdurun parasını doğrudan geri vermek zorunda mı?
CMK 128/A otomatik bir geri ödeme yükümlülüğü kurmaz. Elkonulan suça konu menfaatin mağdura ait olduğunun anlaşılması hâlinde CMK 128/A uyarınca soruşturma veya kovuşturma sırasında sahibine iade edilir. Bankanın ayrıca özel hukuk bakımından sorumluluğu bulunup bulunmadığı ise işlemin mağdur tarafından yetkilendirilip yetkilendirilmediği ve somut güvenlik koşulları gibi ayrı meseleler üzerinden değerlendirilir.
Karşı hesabın bütün hareketlerini mağdur bankadan isteyebilir mi?
Üçüncü kişiye ait banka ve müşteri sırları doğrudan mağdura sınırsız şekilde verilmez. Buna karşılık Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme soruşturma ve kovuşturma kapsamında gerekli banka ve ödeme kuruluşu kayıtlarını isteyebilir. Mağdur da kendi işlem belgelerini sunarak ilgili kayıtların celbini talep edebilir.
Sonuç
Sahte ilan ve ödeme linki dolandırıcılığında banka kaydı, yalnızca paranın bir IBAN’a gönderildiğini gösteren dekonttan ibaret değildir. Sağlıklı değerlendirme; mağdurun işlem kaydı, ilk alıcı hesap, sonraki transferler, hesap açılış ve erişim bilgileri, nakit çekme veya harcama verileri ile iletişim kayıtlarının zaman çizelgesi üzerinde birlikte incelenmesini gerektirir.
CMK 128/A ile getirilen hesap askıya alma, elkoyma ve mağdura iade mekanizması, özellikle para hareketinin henüz devam ettiği dosyalarda önemli bir koruma aracıdır. Buna karşılık hesap sahipliği ile fiilî kullanımın birbirine karıştırılmaması ve her kişinin ceza sorumluluğunun kendi kastı ve katkısı üzerinden belirlenmesi gerekir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.
Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK Yayınlanma Tarihi: 24.08.2026 Son Güncellenme Tarihi: 24.08.2026

