Ortaklığın Giderilmesinde Yurt Dışında Yaşayan Mirasçı

  • Bir mirasçının yurt dışında yaşaması ortaklığın giderilmesine tek başına engel değildir. Ancak bütün hak sahiplerinin davada usulüne uygun biçimde yer alması gerekir.
  • Dava açılmadan önce ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıkta dava şartı arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır.
  • Yurt dışı tebligat yolu, mirasçının Türk vatandaşı olup olmamasına, bulunduğu ülkeye ve adres durumuna göre değişebilir.
  • 31 Temmuz 2026’dan itibaren, kanundaki şartları taşıyan miras taşınmazlarında satış aşamasındaki ilk artırma bir defaya mahsus olmak üzere yalnız malik mirasçılar arasında yapılır.
Yazı İçeriği göster

Yurt dışında yaşayan mirasçı ortaklığın giderilmesini engeller mi?

Yurt dışında yaşayan bir mirasçının bulunması ortaklığın giderilmesine engel değildir. Ancak mirasçı veya paydaşın davada usulüne uygun biçimde yer alması, yurt dışı tebligatın doğru yöntemle yapılması ve dava öncesi arabuluculuk şartının tamamlanması gerekir. Mirasçının vatandaşlığı, bulunduğu ülke ve adresinin bilinirliği tebligat yolunu doğrudan etkiler.

Dolayısıyla asıl sorun mirasçının Almanya, Fransa, Hollanda, Amerika Birleşik Devletleri veya başka bir ülkede yaşıyor olması değildir. Belirleyici olan, taraf sıfatının doğru tespit edilmesi ve kendisine uygulanması gereken usule göre bildirim yapılmasıdır.

Ortaklığın giderilmesi davasının genel işleyişi, satış ve itiraz konuları hakkında ayrıca ortaklığın giderilmesi davasının genel süreci başlıklı yazı incelenebilir.

Miras kalan taşınmazda ortaklığın giderilmesinin hukuki temeli nedir?

Türk Medeni Kanunu birden fazla mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar tereke üzerinde bir miras ortaklığı oluşacağını düzenler. TMK m.642 uyarınca ise sözleşme veya kanundan kaynaklanan bir devam zorunluluğu bulunmadıkça mirasçılardan her biri mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Paylı mülkiyet bakımından TMK m.698 ve 699 da paylaşma istemini ve paylaşmanın biçimini düzenler. Paylaşma, koşulları varsa malın aynen bölünmesiyle; bunun uygun olmadığı durumda ise satış ve bedelin hak sahipleri arasında bölüştürülmesi yoluyla gerçekleşebilir.

Bu nedenle bir mirasçının “satış istemiyorum” demesi tek başına ortaklığı süresiz biçimde devam ettiren bir veto hakkı yaratmaz. Bununla birlikte aynen paylaşmanın mümkün olup olmadığı, paylaşmanın ertelenmesini gerektiren özel bir durum bulunup bulunmadığı ve satış koşulları somut taşınmazın özelliklerine göre değerlendirilir.

Görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4 uyarınca taşınır veya taşınmaz mal ya da hakkın paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür.

Uyuşmazlık bir taşınmaza ilişkinse HMK m.12’deki kesin yetki kuralı da dikkate alınır. Bu nedenle mirasçının yabancı ülkede ikamet etmesi, taşınmaz Türkiye’deyse davanın yabancı ülkede açılması sonucunu doğurmaz. Taşınmaz dışındaki mal veya haklar yönünden ise yetki ayrıca değerlendirilmelidir.

Ortaklığın giderilmesi davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamına almıştır.

Bu nedenle doğrudan dava açmadan önce arabuluculuk aşamasının usulüne uygun biçimde tamamlanması gerekir. Yurt dışında yaşayan mirasçının bulunması bu dava şartını ortadan kaldırmaz.

Arabuluculuk dosyasında tarafların kimlik ve sıfatlarının doğru belirlenmesi özellikle önemlidir. Mirasçılık sıfatını etkileyen ölüm, ret veya başka bir değişiklik bulunuyorsa taraf listesi buna göre kontrol edilmelidir. Mirasın reddinin mirasçılık ve tereke üzerindeki etkileri farklı bir hukuki konu olup mirasın reddi hakkındaki açıklamalar ayrıca incelenebilir.

Yurt dışındaki mirasçı neden davaya dahil edilmelidir?

Ortaklığın giderilmesi davası, ortak mülkiyet ilişkisini bütün hak sahipleri bakımından sona erdirmeyi amaçlar. Bu nedenle taşınmazdaki güncel malik ve mirasçı çevresinin eksiksiz belirlenmesi gerekir. Tapuda malik görünen bir kişi ölmüşse, onun mirasçılarının kim olduğu da tespit edilmelidir.

Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.04.2019 tarihli, 2018/3894 E., 2019/3203 K. sayılı kararında; tapu maliklerinden ölen kişilerin mirasçılarının davaya dahil edilmemesi eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Daire, mirasçılık belgelerinin temin edilerek mirasçıların davada yer almalarının sağlanmasını ve taraf teşkili tamamlandıktan sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesini istemiştir. Yargıtay kararının resmî metni bu yaklaşımı göstermektedir.

Karar doğrudan yurt dışında yaşayan mirasçılarla ilgili değildir. Bununla birlikte mirasçının başka ülkede bulunmasının, onun davadan çıkarılmasını veya yok sayılmasını mümkün kılmadığını gösteren taraf teşkili ilkesini destekler.

Yurt dışındaki mirasçıya tebligat nasıl yapılır?

Yurt dışı tebligatında ilk kontrol edilmesi gereken husus yalnız adres değildir. Mirasçının vatandaşlığı da önemlidir. Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu mirasçı bakımından uygulanabilecek tebligat yolları aynı değildir.

Mirasçı Türk vatandaşıysa

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/a kapsamında, yabancı ülkede bulunan Türk vatandaşına Türkiye’nin ilgili siyasi memuru veya konsolosu aracılığıyla tebligat yapılabilmektedir.

Adalet Bakanlığının yabancı devlette bulunan Türk vatandaşlarına tebligat açıklamasına göre adlî makamlar bu usulde evrakı ilgili dış temsilciliğe gönderebilir. Kanundaki şartlar gerçekleştiğinde, 25/a kapsamında gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz günlük özel tebliğ hükmü gündeme gelir.

Bununla birlikte 25/a yoluyla sonuç alınamaması hâlinde Türk vatandaşına da yabancı devletin adlî makamları üzerinden tebligat yapılması mümkün olabilir. Bu durumda farklı evrak ve tercüme şartları ortaya çıkabilir.

Mirasçı yabancı uyrukluysa

Yabancı ülkede yaşayan yabancı uyruklu mirasçı bakımından süreç, kural olarak ilgili ülkenin yetkili adlî makamları üzerinden yürütülür. Adalet Bakanlığının yabancı uyruklu kişilere yurt dışı tebligat açıklaması; ilgili ülkeye göre form, tercüme, nüsha ve diğer usul şartlarının değişebildiğini göstermektedir.

Türkiye ile muhatabın bulunduğu devlet arasında uygulanabilir ikili sözleşme veya çok taraflı sözleşme bulunması da yöntemi etkileyebilir. Örneğin taraf devletler bakımından 15 Kasım 1965 tarihli Hukukî ve Ticari Konularda Adlî ve Gayrîadlî Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi gündeme gelebilir. Bu nedenle yalnız “mirasçı yurt dışında” bilgisiyle tebligat usulü kesinleştirilemez.

Yurt dışındaki mirasçının adresi bilinmiyorsa ne olur?

Adresin hiç bilinmemesi ile bilinen adrese çıkarılan tebligatın sonuçsuz kalması aynı durum değildir. Tebligat Kanunu, adresi meçhul olan kişiler için ilanen tebligatı düzenler. Ancak ilanen tebligat, yabancı ülkede bulunan her mirasçı için doğrudan başvurulacak ilk yöntem değildir. Öncelikle adres ve uygulanabilir tebligat yolu dosyanın somut durumuna göre araştırılmalıdır.

Bu nedenle özellikle eski veya eksik bir yabancı adres, taraf teşkilini ve yargılamanın ilerlemesini doğrudan etkileyebilir. Adres bilgilerinin dava öncesinde mümkün olduğunca güncel hâle getirilmesi pratik önem taşır.

Yurt dışındaki mirasçı Türkiye’ye gelmeden davayı takip edebilir mi?

Yurt dışında ikamet etmek, kişinin Türkiye’deki bir davaya taraf olmasına engel değildir. HMK m.71 çerçevesinde dava ehliyeti bulunan kişi davasını kendisi takip edebileceği gibi vekil aracılığıyla da takip edebilir.

Türk vatandaşları yurt dışındaki dış temsilciliklerde noterlik işlemi kapsamında vekâletname düzenletebilir. Yabancı ülke noterinde düzenlenen vekâletnamelerin Türkiye’de kullanılmasında ise ülkeye ve belgeye göre apostil veya tasdik işlemleri gündeme gelebilir. Vekâletnamenin yapılacak işlemi karşılayacak yetkileri taşıyıp taşımadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Dolayısıyla “yurt dışındaki mirasçı her duruşma için Türkiye’ye gelmek zorundadır” şeklinde genel bir kural yoktur. Ancak mahkemenin tarafı bizzat dinlemesini gerektiren özel bir durum veya şahsen yapılması gereken bir işlem bulunup bulunmadığı somut dosyaya göre değişebilir.

31 Temmuz 2026 değişikliği: İlk artırma ne zaman yalnız mirasçılar arasında yapılır?

Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi bakımından 2026 yılında önemli bir değişiklik yürürlüğe girmiştir. İcra ve İflâs Kanunu m.114, 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir.

Yeni hükme göre aşağıdaki iki şart birlikte gerçekleşiyorsa özel artırma kuralı uygulanır:

  • Taşınmazdaki bütün maliklerin mülkiyeti miras yoluyla edinmiş olması,
  • Mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla mülkiyet hakkının bulunmaması.

Bu şartları taşıyan bir taşınmaz hakkında ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilirse birinci artırma yalnız malik olan mirasçılar arasında yapılır. Kanun, bu özel artırma usulünün yalnız bir defaya mahsus uygulanacağını açıkça belirtmektedir.

Bu yeni hüküm, TMK m.699’da düzenlenen ve paydaşlar arasında artırma yapılmasına ilişkin genel rıza kuralıyla karıştırılmamalıdır. İİK m.114’teki yeni düzenleme, kanunda belirtilen özel miras taşınmazlarında satış aşamasındaki ilk artırmanın katılımcı çevresini doğrudan belirlemektedir.

7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Geçiş hükmüne göre İİK m.114 değişikliği, yürürlük tarihinden önce ilan edilmiş açık artırmalar hakkında uygulanmaz. Bu nedenle devam eden bir satış dosyasında yalnız dava veya satış kararı tarihi değil, artırma ilanının ne zaman yapıldığı da kontrol edilmelidir.

Yurt dışındaki mirasçı satışa karşı çıkarsa ne olur?

Bir mirasçının yurt dışında bulunması ona diğer mirasçılardan daha geniş veya daha dar bir paylaşma hakkı vermez. Aynı şekilde, yalnız satışa karşı çıkması da kural olarak diğer mirasçıların kanundan doğan paylaşma talebini ortadan kaldırmaz.

Ancak mahkemenin doğrudan satışa karar vereceği de peşinen söylenemez. Taşınmazın aynen bölünmeye elverişli olup olmadığı, değer kaybı doğup doğmayacağı ve dosyadaki diğer hukukî koşullar değerlendirilir. Bu nedenle “bir mirasçı karşı çıktı, dava durur” ile “bir mirasçı istedi, taşınmaz mutlaka satılır” ifadelerinin ikisi de aşırı genellemedir.

Yurt dışındaki mirasçı tebligata cevap vermezse dava durur mu?

Usulüne uygun tebligat tamamlandıktan sonra mirasçının cevap vermemesi veya duruşmaya katılmaması, tek başına ortaklığın giderilmesi dosyasının süresiz olarak askıda kalması anlamına gelmez. Mahkeme, uygulanabilir usul hükümlerine göre yargılamaya devam eder.

Buna karşılık tebligatın usulsüz olması farklıdır. Savunma hakkını etkileyen tebligat eksiklikleri yargılamanın ilerleyen aşamalarında ciddi usul sorunları doğurabilir. Bu nedenle yurt dışı adresine “herhangi bir posta gönderilmiş olması” ile kanuna uygun tebligatın tamamlanmış olması birbirine karıştırılmamalıdır.

Ortaklığın giderilmesi ile ecrimisil aynı talep midir?

Hayır. Ortaklığın giderilmesi, ortak mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesine yöneliktir. Ecrimisil ise belirli koşullarda ortak malın kullanımından kaynaklanan ayrı bir talep olabilir.

Örneğin yurt dışındaki mirasçı taşınmazı kullanamazken diğer mirasçılardan biri miras kalan evden tek başına yararlanıyorsa, ortaklığın giderilmesinden bağımsız olarak farklı hukukî sorunlar ortaya çıkabilir. Bu ayrım miras kalan evin tek mirasçı tarafından kullanılması konulu yazıda ayrıca ele alınmıştır.

Uygulamada özellikle hangi bilgiler kontrol edilmelidir?

  • Güncel tapu kaydındaki bütün maliklerin kim olduğu,
  • Ölmüş malik bulunuyorsa güncel mirasçılık belgesi,
  • Mirasçılık sıfatını etkileyen ret veya başka bir hukukî durum bulunup bulunmadığı,
  • Yurt dışındaki mirasçının güncel ve tam adresi,
  • Mirasçının Türk vatandaşı mı yoksa yabancı uyruklu mu olduğu,
  • Muhatabın bulunduğu devlet bakımından uygulanabilir uluslararası tebligat düzeni,
  • Dava şartı arabuluculuk sürecinin doğru taraflarla yürütülüp yürütülmediği,
  • Satış aşamasına geçilmişse 31 Temmuz 2026 tarihli İİK m.114 değişikliğinin dosyaya uygulanıp uygulanmadığı.

Bu kontrollerden özellikle taraf ve adres bilgileri eksikse, uyuşmazlığın esasından önce usul sorunları ortaya çıkabilir. Yurt dışında yaşayan mirasçılı dosyalarda çoğu zaman asıl dikkat edilmesi gereken nokta budur.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında yaşayan mirasçı ortaklığın giderilmesi davası açabilir mi?

Kural olarak evet. Yurt dışında ikamet, mirasçının paylaşma talep etme hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak mirasçılık sıfatı, dava şartı arabuluculuk, görev ve yetki kuralları somut malvarlığına göre kontrol edilmelidir.

Yurt dışındaki mirasçı davaya katılmazsa taşınmaz satılamaz mı?

Mirasçının fiziksel olarak Türkiye’ye gelmemesi tek başına satışa engel değildir. Önemli olan taraf teşkilinin ve usulüne uygun tebligatın sağlanmasıdır. Satışa karar verilip verilmeyeceği ise taşınmazın paylaşılma imkânı ve diğer hukukî şartlara bağlıdır.

Yurt dışı tebligatı kaç ay sürer?

Bütün ülkeler için geçerli sabit bir yurt dışı tebligat süresi yoktur. Vatandaşlık, ülke, adresin doğruluğu, uygulanacak sözleşme, tercüme ve ilgili makamların işlem süresi sonucu etkiler. Tebligat Kanunu m.25/a’daki otuz günlük kural, toplam dava süresi anlamına gelmez.

Almanya’da yaşayan Türk mirasçıya doğrudan posta gönderilmesi yeterli midir?

Hayır, sıradan bir posta gönderimi ile mahkeme tebligatının usulüne uygun tamamlanması aynı şey değildir. Türk vatandaşına Tebligat Kanunu m.25/a veya gerektiğinde uygulanabilir diğer uluslararası tebligat yolu değerlendirilmelidir.

Yurt dışındaki mirasçı vekâletname verebilir mi?

Evet. Türk dış temsilciliklerinde noterlik işlemleri kapsamında vekâletname düzenlenebilir. Yabancı ülke noterinden alınan belgelerde ise ülkeye ve belgenin niteliğine göre apostil veya tasdik şartları ayrıca kontrol edilmelidir.

2026’daki mirasçılar arası ilk artırma bütün ortaklığın giderilmesi davalarında uygulanır mı?

Hayır. Özel kural, bütün maliklerin taşınmazı miras yoluyla edinmiş olması ve mirasçılar dışında üçüncü kişinin malik olmaması şartlarına bağlıdır. Ayrıca 31 Temmuz 2026’dan önce ilan edilmiş artırmalar için geçiş hükmü nedeniyle önceki düzenleme uygulanmaya devam eder.

Mirasçılardan biri bulunamazsa dava hiç açılamaz mı?

Mirasçının bulunamaması onun yok sayılabileceği anlamına gelmez. Kimlik ve adres araştırması ile Tebligat Kanunu’ndaki uygun yöntemlerin uygulanması gerekir. Adresi gerçekten meçhul olan kişiler için ilanen tebligat hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.

Değerlendirme

Ortaklığın giderilmesinde yurt dışında yaşayan mirasçı bakımından temel sorun mesafe değil, usuldür. Mirasçıların eksiksiz tespiti, dava şartı arabuluculuk, vatandaşlığa uygun yurt dışı tebligatı ve satış aşamasındaki güncel kurallar birlikte ele alınmalıdır.

Özellikle 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren İİK m.114 değişikliği nedeniyle, yalnız mirasçıların malik olduğu bazı taşınmazlarda eski kaynaklardaki satış açıklamaları artık tek başına yeterli değildir. Devam eden dosyalarda artırma ilan tarihi de kontrol edilmelidir.

Kişisel değerlendirme için bir avukattan hukuki destek alınması gerekir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.

Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK   Yayınlanma Tarihi: 07.08.2026   Son Güncellenme Tarihi: 07.08.2026