Konum Paylaşımı veya Takip Uygulaması Israrlı Takip Suçu Sayılır mı?
Konum paylaşılması veya bir takip uygulamasının kullanılması tek başına TCK m.123/A anlamında ısrarlı takip suçunun oluştuğu anlamına gelmez. Değerlendirmede kişinin ısrarlı biçimde fiziken takip edilip edilmediği veya haberleşme ve iletişim araçları, bilişim sistemleri ya da üçüncü kişiler kullanılarak temas kurulmaya çalışılıp çalışılmadığı araştırılır. Ayrıca bu davranışların mağdur üzerinde ciddi bir huzursuzluğa veya kendisinin ya da yakınlarından birinin güvenliği konusunda endişeye neden olması gerekir.
Bu nedenle WhatsApp canlı konumu, telefonun yer bulma özelliği, aile konum paylaşımı, GPS cihazı veya başka bir takip uygulamasına erişimin bulunması ile bu verilerin kullanılarak kişiyi sürekli izlemek, karşısına çıkmak veya onunla temas kurmaya çalışmak aynı hukukî olgu değildir. Somut olayda rıza, takibin süresi ve tekrarı, uygulamanın nasıl kurulduğu, konum bilgisinin ne şekilde kullanıldığı ve taraflar arasındaki diğer iletişimler birlikte incelenmelidir.
Israrlı takip suçu TCK m.123/A’da nasıl düzenlenmiştir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesi, ısrarlı takip suçunu iki temel davranış biçimi üzerinden düzenler. Bunlardan ilki bir kişiyi ısrarlı şekilde fiziken takip etmek; ikincisi ise haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmaktır.
Ancak hareketin tekrarlanması tek başına yeterli değildir. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir huzursuzluğa neden olması veya mağdurun kendisinin ya da yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına yol açması da gerekir.

Suçun temel hâli için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Fiilin ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, işyerini veya konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması yahut hakkında uzaklaştırma veya belirli yerlere yaklaşmama tedbiri bulunan fail tarafından işlenmesi hâllerinde ise kanunda daha ağır yaptırım öngören nitelikli hâller gündeme gelir.
Konum paylaşımını görmek tek başına ısrarlı takip midir?
Genellikle hayır. Özellikle kişinin kendi iradesiyle canlı konumunu paylaştığı ve diğer tarafın yalnızca kendisine açılmış bu bilgiyi gördüğü bir durumda, sırf konum ekranının kontrol edilmiş olması TCK m.123/A’nın bütün unsurlarını kendiliğinden oluşturmaz.
Bunun nedeni, maddenin yalnızca bilgi edinmeyi değil belirli takip veya temas davranışlarını suç tipi olarak düzenlemesidir. Bilişim sisteminin kullanılması hâlinde de kanun, bu sistem aracılığıyla temas kurmaya çalışılmasına işaret etmektedir.
Örneğin daha önce karşılıklı rızayla açılmış bir aile konum paylaşımının kısa süre kontrol edilmesi ile bu konumu sürekli izleyip kişinin gittiği yerlere tekrar tekrar gitmek aynı şekilde değerlendirilemez. İkinci durumda dijital konum verisi, fiilî takip davranışının aracı veya hazırlayıcı unsuru hâline gelebilir.
Takip uygulamasındaki konum kullanılarak sürekli karşısına çıkılırsa ne olur?
Konum verisinin öğrenilmesinden sonra kişinin bulunduğu kafe, işyeri, okul, ev çevresi veya başka yerlere tekrar tekrar gidilmesi, somut koşullara göre TCK m.123/A’daki fiziken takip unsuruyla ilişkilendirilebilir.
Burada önemli olan telefon ekranındaki harita görüntüsünden ziyade, bu bilginin gerçek hayattaki davranışa nasıl dönüştüğüdür. Bir kişinin farklı günlerde bulunduğu yerlere gidilmesi, evinin veya işyerinin çevresinde beklenmesi, güzergâhının izlenmesi veya konum değiştikçe takibin devam etmesi; olayın bütününde ısrar unsurunun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Buna karşılık tesadüfi karşılaşma, ortak yaşam alanı, ortak işyeri veya tarafların gitmesi olağan olan bir yer gibi açıklamalar da araştırılmalıdır. Ceza sorumluluğu yalnız sonuçtan değil, somut fiilin fail tarafından gerçekleştirildiğinin ve suçun bütün unsurlarının oluştuğunun ispatından doğar.
Konum bilgisine dayanarak mesaj veya arama yapılması
Konum verisinin “Seni gördüm”, “Nerede olduğunu biliyorum” veya benzeri mesajlarla birlikte kullanılması yahut kişi yer değiştirdikçe telefon, sosyal medya veya başka hesaplar üzerinden tekrar tekrar temas kurulmaya çalışılması farklı bir hukukî görünüm oluşturabilir.
TCK m.123/A açıkça haberleşme ve iletişim araçları ile bilişim sistemlerini kapsamaktadır. Dolayısıyla yalnız klasik telefon araması değil, mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya hesapları ve diğer dijital temas biçimleri de olayın niteliğine göre değerlendirmeye alınabilir.
Üçüncü kişiler üzerinden temas kurulması da kanun metninde ayrıca sayılmıştır. Özellikle bir başkasından sürekli mesaj iletmesinin istenmesi söz konusuysa, davranışın kime isnat edileceği ayrıca araştırılmalıdır. Bu ayrımın 6284 tedbirleri bakımından değerlendirilmesi için 6284 kararı varken üçüncü kişi üzerinden mesaj gönderilmesi hakkındaki açıklamalar ayrıca incelenebilir.
Kaç kez takip veya mesaj olursa “ısrar” oluşur?
Kanunda “iki mesaj”, “üç arama” veya belirli sayıda takip gibi matematiksel bir eşik bulunmamaktadır. Israr, davranışın niteliği, tekrarı, zaman aralığı ve olayın bütünlüğü üzerinden değerlendirilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.03.2026 tarihli, E.2025/8800, K.2026/2730 sayılı kararına konu olayda mağdurun yaklaşık 300 metre boyunca takip edildiği tek olay bakımından yargılama TCK m.123/A çizgisinde kalmamış; eylemin kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu yönünden değerlendirilmesi gündeme gelmiştir. Bu karar, her fiziki takip olayının otomatik olarak TCK m.123/A kapsamına sokulamayacağını göstermesi bakımından önemlidir.
Buna karşılık Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.01.2026 tarihli, E.2024/1352, K.2026/566 sayılı kararında fiilen ayrı yaşayan eşe mesaj gönderilmesi ve yirmi kez telefon edilmesi suretiyle temas kurulmaya çalışılması ısrarlı takip kapsamında değerlendirilmiş; ayrıca mevcut uzaklaştırma tedbiri nedeniyle nitelikli hâl tartışılmıştır.
Bu iki örnek birlikte değerlendirildiğinde belirleyici unsurun yalnız “takip edildi” veya “telefon edildi” cümlesi olmadığı görülür. Eylemlerin sayısı, zaman içindeki devamlılığı, yöneldiği kişi, mevcut tedbirler ve mağdur üzerindeki etkisi birlikte incelenmelidir.
Ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi nasıl değerlendirilir?
TCK m.123/A bakımından davranışların mağdur üzerinde sıradan bir rahatsızlıktan öteye geçen ciddi bir huzursuzluk oluşturması veya mağdurun kendisinin ya da yakınlarından birinin güvenliği konusunda endişelenmesine neden olması gerekir.
Bu sonucun yalnız mağdurun kullandığı ifadeler üzerinden değil, olayın bütününden değerlendirilmesi mümkündür. Takip nedeniyle güzergâh değiştirilmesi, işyeri veya konut çevresinde güvenlik önlemi alınması, kişinin yakınlarından yardım istemesi, kolluğa müracaat etmesi ve takip davranışının niteliği bu değerlendirmede anlam taşıyabilir.
Kanun ayrıca takip nedeniyle mağdurun okulunu, işyerini veya konutunu değiştirmesi ya da okulunu veya işini bırakması hâlini daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller arasında saymıştır. Bunun uygulanabilmesi için değişiklik ile takip fiilleri arasındaki bağlantının da somutlaştırılması gerekir.
Daha önce konum paylaşımına izin verilmiş olması sonucu değiştirir mi?
Önceden verilmiş bir konum paylaşma izni, sonraki bütün takip davranışlarını otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez. Örneğin ilişki devam ederken tarafların karşılıklı olarak açtığı konum paylaşımının ayrılıktan sonra kapatılması veya erişim izninin geri alınması hâlinde sonraki davranışlar yeni koşullara göre değerlendirilir.
Diğer taraftan iznin geri alınmış olması da tek başına TCK m.123/A suçunun oluştuğunu göstermez. Ceza sorumluluğu için yine maddede sayılan takip veya temas hareketlerinin ısrarlı biçimde gerçekleştirilmesi ve kanunun aradığı sonuçlardan birinin meydana gelmesi gerekir.
Bu nedenle rıza iki farklı soruda önem taşır: Konum verisine erişimin hukuka uygun olup olmadığı ve konum bilgisinden sonra gerçekleştirilen davranışların ısrarlı takip suçunu oluşturup oluşturmadığı. Bu iki soru birbirine karıştırılmamalıdır.
Takip uygulamasının gizlice telefona kurulması ayrıca suç oluşturabilir mi?
Evet, olayın yöntemine göre TCK m.123/A dışında başka suç tipleri de gündeme gelebilir. Bir takip veya gözetim uygulamasının telefon ya da başka bir cihaza habersiz kurulması, hesabın izinsiz kullanılması veya elde edilen konum verilerinin kaydedilmesi ve aktarılması; somut fiile göre özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi veya ele geçirilmesi ve bilişim sistemine hukuka aykırı erişim hükümleri bakımından ayrıca incelenebilir.
TCK m.134 özel hayatın gizliliğini; m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesini; m.136 kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesini; m.243 ise bilişim sistemine hukuka aykırı girme veya sistemde kalma gibi davranışları düzenlemektedir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.02.2025 tarihli, E.2022/6772, K.2025/1101 sayılı kararında bir çocuğun telefonuna video gözetim ve izleme imkânı veren “TrackView” programının yüklenmesi, TCK m.136 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesine teşebbüs iddiasıyla tartışılmıştır. Somut olayda mahkûmiyet için suç kastını gösteren yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
Karar, takip uygulaması kurulmasının her durumda otomatik mahkûmiyet doğurduğunu değil; uygulamanın ne amaçla ve kimin rızasıyla kurulduğu, hangi verinin gerçekten elde edildiği ve failin kastının ispatlanıp ispatlanamadığı gibi hususların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Konum ve takip uygulaması iddiasında hangi deliller önemlidir?
Dijital takip uyuşmazlıklarında en önemli sorunlardan biri olayların kronolojik ve teknik bütünlüğünün korunmasıdır. Tek bir ekran görüntüsü, yalnız belirli bir anı gösterebilir; bu nedenle mümkün olduğunca kaydın bağlamı korunmalıdır.
- Konum paylaşımının ne zaman başlatıldığı ve ne zaman sona erdirildiğine ilişkin uygulama kayıtları,
- uygulamanın hangi hesap veya cihazlarla eşleştirildiğini gösteren bilgiler,
- telefonun uygulama izinleri ve konum erişim ayarları,
- hesap girişleri ve güvenlik bildirimleri,
- arama, mesaj ve sosyal medya temaslarının tarih-saat kayıtları,
- takip edildiği ileri sürülen yerlerdeki kamera görüntüleri,
- tanık anlatımları,
- tarafların önceki ve sonraki yazışmalarının bağlamı,
- gerekli hâllerde cihaz üzerinde yapılacak adli bilişim incelemesi
birlikte önem taşıyabilir.
Şüpheli veya sanık açısından da aynı kayıtlar; konum paylaşımının rızaya dayandığını, erişimin belirli bir süreyle sınırlı olduğunu, temasın tekrarlanmadığını, karşılaşmaların tesadüfi veya başka meşru bir sebeple gerçekleştiğini ya da isnat edilen hesabın kendisine ait olmadığını göstermeye yarayabilir.
Delil elde etmek amacıyla karşı tarafın telefonuna, sosyal medya hesabına, bulut hesabına veya başka bir bilişim sistemine izinsiz girilmemelidir. Hukuka aykırı biçimde yeni bir delil yaratılması ayrı bir ceza hukuku sorununa dönüşebilir.
Israrlı takip suçu şikâyete bağlı mıdır?
Evet. TCK m.123/A’nın üçüncü fıkrası uyarınca suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
TCK m.73’teki genel kurala göre şikâyet hakkı bulunan kişi, fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet hakkını kullanmalıdır. Ancak birden fazla davranıştan oluşan ısrarlı takip iddiasında suçun hangi tarihte tamamlandığı ve şikâyet süresinin somut olayda nasıl hesaplanacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle süre yalnız ilk mesaj veya ilk konum görüntüleme tarihi esas alınarak otomatik biçimde hesaplanmamalıdır.
Israrlı takip şikâyete bağlı olmakla birlikte CMK m.253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamında değildir.
6284 sayılı Kanun kapsamında ayrıca tedbir alınabilir mi?
Israrlı takip iddiası, koşulları varsa ceza soruşturmasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu veya önleyici tedbirlerle de kesişebilir.
6284 sayılı Kanun’un 5. maddesi, şiddet uygulayanın korunan kişiye, konuta, okula veya işyerine yaklaşmaması ve korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi yönünde tedbirler verilebilmesine imkân tanır.
Bu nedenle konum verisinin kullanılarak korunan kişinin bulunduğu yere gidilmesi veya iletişim yasağına rağmen farklı kanallardan tekrar tekrar temas kurulması, mevcut tedbir kararının içeriğine göre ayrıca tedbir ihlali oluşturabilir. Dijital etkileşimlerin bu yönden değerlendirilmesi için 6284 kapsamında yanlışlıkla arama, beğeni ve takip isteği hakkındaki açıklamalar ayrıca incelenebilir.
Üstelik TCK m.123/A/2-c uyarınca ısrarlı takip suçunun, hakkında uzaklaştırma veya konuta, okula ya da işyerine yaklaşmama tedbiri verilen kişi tarafından işlenmesi suçun nitelikli hâlidir.
6284 kapsamında verilen bir tedbir ile ceza mahkûmiyeti aynı şey değildir. Tedbir hukukunun amacı önleme ve korumadır; ceza soruşturmasında ise suçun kanuni unsurlarının ve failin fiilinin ceza muhakemesine uygun delillerle ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Israrlı takip iddiasıyla karşılaşan kişi hangi kayıtları korumalıdır?
Takip edildiğini ileri süren kişi bakımından
Konum paylaşımının kapatıldığı tarihi, güvenlik bildirimlerini, uygulama veya hesap eşleştirmelerini, mesaj ve arama kayıtlarını, karşılaşma tarihlerini ve varsa kamera görüntülerini kronolojik biçimde korumak önemlidir. Görseller kırpılırken olayın tarih-saat ve hesap bağlamının kaybolmamasına dikkat edilmelidir.
Hakkında ısrarlı takip iddiası bulunan kişi bakımından
Konum paylaşımının karşılıklı veya rızaya dayalı olduğunu gösteren önceki kayıtlar, erişimin ne zaman sona erdiği, iddia edilen tarihlerdeki iletişimin tamamı, karşılaşmaların başka bir sebeple gerçekleştiğini gösteren belgeler ve kullanılan cihaz veya hesabın aidiyetine ilişkin veriler korunmalıdır.
Her iki durumda da dijital materyalin silinmesi, değiştirilmesi veya yeni mesajlarla mevcut uyuşmazlığın büyütülmesi delil değerlendirmesini güçleştirebilir. Özellikle aktif bir tedbir kararı varsa yeni temas kurulmadan önce kararın hüküm kısmı ayrıca incelenmelidir.
Sık sorulan sorular
WhatsApp canlı konumuna bakmak ısrarlı takip suçu mudur?
Tek başına ve otomatik olarak değildir. Konumun hangi koşullarda paylaşıldığı, erişimin devam edip etmediği ve konum bilgisinin fiziki takip veya ısrarlı temas için kullanılıp kullanılmadığı incelenmelidir.
Find My veya aile konum paylaşımını kullanmak suç mudur?
Bu sistemlerin kullanılması tek başına suç değildir. Rıza dışı erişim, gizli takip, izinsiz hesap kullanımı veya konum bilgisinin ısrarlı takip amacıyla kullanılması hâlinde farklı ceza hukuku değerlendirmeleri ortaya çıkabilir.
Bir kez takip etmek TCK m.123/A için yeterli midir?
Kanun “ısrarlı” davranış aradığından her tekil takip olayı otomatik olarak m.123/A kapsamına girmez. Bununla birlikte tek olay başka bir suç tipini oluşturabilir. Fiilin tamamı somut olay üzerinden nitelendirilmelidir.
Konumumu daha önce kendi isteğimle paylaştıysam sonradan şikâyetçi olabilir miyim?
Önceki rıza sonraki bütün davranışları sınırsız biçimde hukuka uygun hâle getirmez. Ancak şikâyetin varlığı da otomatik olarak suçun oluştuğu anlamına gelmez. Rızanın kapsamı ve sona erme zamanı ile sonraki davranışların TCK m.123/A’nın unsurlarını karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilir.
Gizlice takip uygulaması kurulmuşsa yalnız ısrarlı takip suçu mu söz konusu olur?
Hayır. Uygulamanın kurulma ve kullanılma biçimine göre özel hayatın gizliliği, kişisel veriler ve bilişim sistemlerine ilişkin başka suç tipleri de gündeme gelebilir. Suçların hukuki vasfı teknik inceleme ve somut delillere göre belirlenir.
Uzaklaştırma kararı varken konum üzerinden takip daha ağır sonuç doğurur mu?
Koşulları varsa evet. TCK m.123/A/2-c, hakkında uzaklaştırma veya belirli yerlere yaklaşmama tedbiri bulunan fail tarafından ısrarlı takip suçunun işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler. Ayrıca 6284 kapsamındaki mevcut tedbire aykırılığın kendi sonuçları da ayrıca değerlendirilir.
Genel değerlendirme
Konum paylaşımı veya takip uygulamasıyla ilgili uyuşmazlıklarda temel soru “konum bilgisi görüldü mü?” değildir. Asıl değerlendirme; bu veriye erişimin nasıl gerçekleştiği, kişinin ısrarlı biçimde fiziken takip edilip edilmediği veya dijital yollarla temas kurulmaya çalışılıp çalışılmadığı ve davranışların ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi doğurup doğurmadığı üzerinden yapılır.
Bu nedenle gönüllü konum paylaşımı, gizli takip yazılımı, bir kez gerçekleşen fiziksel takip ve konumu kullanarak günler boyunca kişinin karşısına çıkma aynı hukukî kategoriye sokulmamalıdır. TCK m.123/A’nın yanı sıra özel hayat, kişisel veri, bilişim suçları ve varsa 6284 kapsamındaki tedbir kararları birlikte incelenmelidir.
Somut olayın uygulama kayıtları, cihaz verileri, mesajlar, çağrı kayıtları, kamera görüntüleri ve mevcut mahkeme kararları birlikte değerlendirilmelidir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.
Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK Yayınlanma Tarihi: 22.09.2026 Son Güncellenme Tarihi: 22.09.2026

