6284 Kararı Varken Üçüncü Kişi Üzerinden Mesaj Gönderilmesi

  • 6284 sayılı Kanun, korunan kişinin iletişim araçlarıyla veya “sair surette” rahatsız edilmemesine karar verilebilmesini öngörür. Bu nedenle bir mesajın arkadaş, akraba veya başka bir kişi aracılığıyla bilinçli biçimde iletilmesi, kararın kapsamına göre tedbir ihlali olarak değerlendirilebilir.
  • Ancak üçüncü kişi üzerinden gönderilen her mesaj kendiliğinden ihlal değildir. Önce tedbir kararının hüküm fıkrası, ardından mesajın tedbir yükümlüsüne gerçekten atfedilip atfedilemediği incelenir.
  • Aracı kişinin kendi inisiyatifiyle mesaj göndermesi, davranışın tedbir yükümlüsüne otomatik olarak yüklenmesi için yeterli değildir. Talimat, amaç, mesaj içeriği, zamanlama ve diğer deliller birlikte önem taşır.
  • Tedbir ihlali tespit edilirse 6284 sayılı Kanun m.13 kapsamında zorlama hapsi gündeme gelebilir. Bunun için kanundaki ve uygulama yönetmeliğindeki usul güvencelerinin de sağlanması gerekir.

Üçüncü kişi üzerinden mesaj tedbir ihlali sayılır mı?

Üçüncü kişi üzerinden mesaj gönderilmesi, tedbir kararında korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme yükümlülüğü varsa ihlal olarak değerlendirilebilir. Ancak bu sonuç otomatik değildir. Kararın tam hükmü, aracının kimin talimatıyla hareket ettiği, mesajın korunan kişiye ulaştırılma amacı ve mevcut deliller birlikte incelenmelidir.

6284 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, hâkimin şiddet uygulayan hakkında “korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi” yönünde önleyici tedbir verebilmesine imkân tanır. 6284 sayılı Kanun’un güncel metninde bu düzenleme açıkça yer almaktadır.

Bu hüküm yalnız telefon araması veya doğrudan WhatsApp mesajıyla sınırlı değildir. Bununla birlikte kanunda “üçüncü kişi üzerinden mesaj” şeklinde ayrı bir ibare bulunmaz. Bu nedenle dolaylı mesajların değerlendirilmesi, “sair surette rahatsız etmeme” hükmünün somut olaya uygulanmasına dayanır.

Tedbir kararının hüküm fıkrası neden belirleyicidir?

“Hakkımda 6284 kararı var” bilgisi tek başına yeterli değildir. 6284 sayılı Kanun farklı nitelikte tedbirler öngörür. Örneğin belirli yerlere veya korunan kişiye yaklaşmama tedbiri ile iletişim araçlarıyla ya da sair surette rahatsız etmeme tedbiri aynı değildir.

Bu nedenle ilk kontrol edilmesi gereken yer kararın hüküm fıkrasıdır. Kararda hangi davranışların yasaklandığı, tedbirin hangi kişiler bakımından uygulandığı ve süresi açıkça incelenmelidir. Hâkim, somut olayın özelliklerine göre kanunda sayılanlardan farklı veya bunlara ek uygun tedbirlere de karar verebilir.

Kararda açık bir iletişim ve rahatsız etmeme yasağı varsa, doğrudan mesaj göndermek yerine aynı mesajı bir yakına ilettirmek yasağın dolanılması şeklinde değerlendirilebilir. Buna karşılık hüküm yalnız belirli bir mesafeden fazla yaklaşmamayı içeriyorsa, üçüncü kişi üzerinden mesajın sırf bu nedenle yaklaşmama hükmünü ihlal ettiği peşinen söylenemez. Karardaki diğer tedbirler ayrıca kontrol edilmelidir.

“Sair surette” ifadesi üçüncü kişi üzerinden mesajı kapsar mı?

6284 sayılı Kanun’a ilişkin Uygulama Yönetmeliği, rahatsız etmeme tedbirini düzenlerken telefon, mesaj ve internet gibi iletişim araçlarını geniş biçimde ele alır. Ayrıca “sair surette” ifadesini korur. 6284 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği bu kapsamın hukuki dayanaklarından biridir.

Buradan hareketle, tedbir yükümlüsünün bir arkadaşına “şunu ona ilet” demesi veya bir yakınını korunan kişiye belirli bir mesaj göndermesi için yönlendirmesi dolaylı iletişim kapsamında değerlendirilebilir. Fakat bu bir kanun maddesinde adı konmuş bağımsız ihlal türü değildir. Sonuç, somut karar ve delillere göre hâkim tarafından belirlenir.

Üçüncü kişi üzerinden iletilen mesajda gönderen, aracı ve alıcı arasındaki delil zincirini simgeleyen görsel.

Özellikle bir üçüncü kişinin varlığı tek başına yeterli değildir. Tedbir yükümlüsü ile aracı kişi arasındaki irtibatın ve korunan kişiye mesaj ulaştırma iradesinin ortaya konulması gerekir.

Mesaj hangi durumda tedbir yükümlüsüne atfedilebilir?

Dolaylı iletişim iddiasında temel sorunlardan biri atıftır: Aracı kişinin gönderdiği mesaj gerçekten tedbir yükümlüsünün davranışı mıdır, yoksa üçüncü kişi kendi iradesiyle mi hareket etmiştir?

Örneğin aracı kişinin “X bunu sana iletmemi istedi” şeklindeki açıklaması, tedbir yükümlüsünün aracıya gönderdiği hukuka uygun biçimde elde edilmiş mesajlar, iletişimin zamanlaması ve taraflar arasındaki önceki yazışmalar birlikte değerlendirilebilir. Bunlardan hiçbiri tek başına her olayda kesin ispat sonucu doğurmaz.

Diğer yandan sadece iki kişiyi tanıyor olmak veya tartışmadan haberdar bulunmak, aracı kişinin her mesajını tedbir yükümlüsüne bağlamaya yetmez. Zorlama hapsi kişi özgürlüğünü sınırlayan bir yaptırım olduğundan, hangi davranışın tedbir kararını ihlal ettiği somutlaştırılmalıdır.

Aracı kişi kendi iradesiyle hareket etmişse ne olur?

Bir arkadaş veya akraba, tedbir yükümlüsünden hiçbir talimat almadan kendi düşüncesini korunan kişiye aktarabilir. Böyle bir durumda üçüncü kişinin bağımsız davranışını, sırf taraflarla ilişkisi bulunduğu için tedbir yükümlüsüne otomatik olarak yüklemek doğru değildir.

Buna karşılık aracı kişinin görünüşte kendi adına yazmasına rağmen aslında belirli bir mesajı iletmek üzere görevlendirildiğini gösteren somut deliller varsa değerlendirme değişebilir. Uygulamada mesajın kimden çıktığı kadar, neden ve hangi bağlamda gönderildiği de önem taşır.

Özür, çocuk veya eşya için gönderilen mesaj farklı mıdır?

Mesajın iyi niyetli olduğu düşüncesi, tedbir kararını kendiliğinden etkisiz hâle getirmez. “Sadece özür dilemek istedim”, “çocuğun durumunu sordum” veya “eşyaları teslim etmek için haber gönderdim” şeklindeki amaçlar somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir; ancak iletişim yasağı varsa doğrudan veya dolaylı temasın hukuka uygun olduğu sonucunu otomatik olarak doğurmaz.

Özellikle çocukla kişisel ilişki, ortak eşya teslimi veya zorunlu bir işlem söz konusuysa mevcut mahkeme kararları ve izin verilen iletişim kanalları esas alınmalıdır. Tedbir kararını akraba veya arkadaş üzerinden fiilen aşmaya çalışmak yerine yetkili makamın belirlediği yöntemlerin kullanılması gerekir.

Korunan kişinin mesaja cevap vermesi de tedbir kararını kendiliğinden kaldırmaz. Tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması, 6284 sayılı Kanun’daki usule göre yetkili merci tarafından değerlendirilir.

Yalnız yaklaşmama tedbiri varsa sonuç değişir mi?

Evet, değişebilir. “Yaklaşmama” ile “iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme” farklı yükümlülüklerdir. Bir tedbir kararında bunların ikisi birlikte bulunabileceği gibi yalnız biri de bulunabilir.

Bu yüzden üçüncü kişi üzerinden mesaj iddiasında karar metninin tamamı görülmeden “kesin ihlal vardır” veya “kesinlikle ihlal yoktur” şeklinde bir değerlendirme yapılmamalıdır. Tedbir kararının özel olarak eklediği başka yasaklar da sonucu etkileyebilir.

Üçüncü kişi üzerinden gönderilen mesaj nasıl ispatlanır?

Dolaylı mesaj iddiasında yalnız tek bir ekran görüntüsü yerine iletişimin bağlamının korunması önemlidir. Mesajın tarih ve saati, gönderen hesabın veya numaranın kime ait olduğu, önceki ve sonraki mesajlar, aracı kişinin açıklaması ve varsa tedbir yükümlüsüyle arasındaki bağlantıyı gösteren hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilir.

Dijital delilin üzerinde oynanmaması, mesajın bağlamından koparılmaması ve mümkün olduğunca asıl verinin korunması yararlıdır. Bununla birlikte üçüncü kişinin hesabına veya cihazına izinsiz erişmek gibi hukuka aykırı yöntemlere başvurulmamalıdır. Dijital mesajların delil olarak değerlendirilmesi konusunda ayrıca WhatsApp mesajlarının delil niteliğine ilişkin açıklamalara bakılabilir.

İhlalin kolluk tarafından tespit edilmesi hâlinde tutanak düzenlenmesi de mümkündür. Ancak tutanak, mesaj kayıtları veya tanık anlatımları somut olayın bütününden bağımsız değerlendirilmez.

Tedbir ihlali tespit edilirse ne olur?

6284 sayılı Kanun m.13 uyarınca, hakkında tedbir kararı bulunan kişinin bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiil ayrıca suç oluştursa dahi hâkim zorlama hapsine karar verebilir. İlk ihlalde süre üç günden on güne kadar; tedbirin her tekrar ihlalinde ise on beş günden otuz güne kadardır. Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.

Zorlama hapsi, tedbir kararına uyulmasını sağlamaya özgü bir yaptırımdır. Olayın ayrıca ceza hukuku kapsamında değerlendirilmesini engellemez. Mesajın içeriğinde örneğin hakaret niteliğinde ifadeler bulunduğu ileri sürülüyorsa hakaret suçu bakımından ayrıca değerlendirme gerekebilir.

Zorlama hapsinin uygulanması ve karara karşı başvuru bakımından ayrıntılı bilgi için 6284 kapsamında zorlama hapsi ve itiraz başlıklı içerik ayrıca incelenebilir.

Tebliğ ve ihtar neden önemlidir?

6284 sayılı Kanun, tedbir kararının tefhim veya tebliğ edilmemesinin tedbirin uygulanmasına engel olmadığını ayrıca belirtir. Bununla birlikte zorlama hapsi bakımından Uygulama Yönetmeliği, zorlama hapsi uyarısını içeren tedbir kararının tedbir yükümlüsüne tefhim veya tebliğ edilmiş olmasını arar.

Dolayısıyla “tedbir yürürlükte miydi?” ile “bu ihlal nedeniyle zorlama hapsinin usul koşulları oluştu mu?” soruları birbirinden ayrılmalıdır. Tebligat evrakı, kararın ihtar bölümü ve kişinin karardan ne şekilde haberdar edildiği bu nedenle önem taşır.

Anayasa Mahkemesi kararları ne söylüyor?

Mustafa Karaca, B. No: 2020/15967, 20/5/2021 kararında Anayasa Mahkemesi, 6284 kapsamındaki tedbir kararının gereklerine aykırılık nedeniyle verilen zorlama hapsini kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönünden incelemiştir. Somut olayda tedbir kararında ihlal hâlinde zorlama hapsi uygulanacağına ilişkin ihtar bulunması ve kararın tebliğ edilmiş olması değerlendirmede önem taşımıştır. Kararın resmî tam metnine Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası üzerinden ulaşılabilir.

Volkan Umutlu, B. No: 2022/2251, 21/5/2024 kararında ise Anayasa Mahkemesi, zorlama hapsine dayanak alınan sonraki tedbir kararı ile zorlama hapsi ihtarının usulüne uygun şekilde bildirildiğini gösteren yeterli verinin bulunmamasını kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı bakımından değerlendirmiş ve ihlal sonucuna ulaşmıştır. Kararın resmî tam metni de AYM Kararlar Bilgi Bankası’ndadır.

Bu iki karar, üçüncü kişi üzerinden mesaj gönderilmesinin doğrudan hukuki niteliğini belirleyen emsal kararlar değildir. Burada kullanılmalarının nedeni, tedbir ihlali sonucunda zorlama hapsi uygulanırken kararın kapsamı, ihtar ve bildirim güvencelerinin önemini göstermeleridir.

Sık Sorulan Sorular

Arkadaşım kendiliğinden mesaj gönderirse ben tedbiri ihlal etmiş olur muyum?

Otomatik olarak değil. Arkadaşın sizin talimatınızla veya sizin mesajınızı iletmek amacıyla hareket ettiğini gösteren deliller ile kararın kapsamı birlikte incelenir. Bağımsız üçüncü kişi davranışı kendiliğinden tedbir yükümlüsüne yüklenemez.

Sadece özür mesajı göndermek ihlal sayılır mı?

Mesajın özür içermesi iletişim yasağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tedbir kararı iletişim veya sair surette rahatsız etmeyi yasaklıyorsa mesajın amacı, ulaştırılma biçimi ve olayın koşulları birlikte değerlendirilir.

Çocukla ilgili haber göndermek için akraba kullanılabilir mi?

Bu konuda genel bir “evet” cevabı verilemez. Çocukla kişisel ilişki ve iletişim konusunda verilmiş kararlar ile 6284 tedbirinin kapsamı birlikte değerlendirilmelidir. Yetkili makamın belirlediği iletişim yöntemleri varsa bunlara uyulması gerekir.

Korunan kişi mesaja cevap verirse tedbir kalkmış olur mu?

Hayır. Cevap verilmesi tek başına mahkeme veya yetkili merci tarafından verilmiş tedbir kararını kaldırmaz ya da değiştirmez. Tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması ilgili usule göre yetkili makam tarafından karara bağlanır.

Tek bir mesaj zorlama hapsi için yeterli olabilir mi?

Kanunda ihlal için asgari bir mesaj sayısı öngörülmemiştir. Bununla birlikte tek mesajın varlığı da otomatik olarak ihlal sonucu doğurmaz. Kararın kapsamı, mesajın niteliği, atıf ve deliller birlikte değerlendirilir.

Aracıya gönderilen mesaj korunan kişiye hiç ulaşmadıysa ne olur?

Bu durumda “korunan kişiyi rahatsız etmeme” yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediği daha fazla somut olay değerlendirmesi gerektirir. Mesajın içeriği, aracıya verilen talimat, kararın özel hükümleri ve gerçekleşen davranış birlikte ele alınmalıdır.

Değerlendirmede hangi belgeler birlikte incelenmelidir?

  • 6284 tedbir kararının tam metni ve özellikle hüküm fıkrası,
  • tedbirin başlangıç ve bitiş tarihleri,
  • tefhim veya tebliğe ilişkin belgeler ve zorlama hapsi ihtarı,
  • üçüncü kişinin korunan kişiye gönderdiği mesajın tam bağlamı,
  • mesajın tedbir yükümlüsünden kaynaklandığını veya kaynaklanmadığını gösterebilecek hukuka uygun deliller,
  • varsa kolluk tutanağı ve tarafların açıklamaları.

Kısacası, 6284 kararı devam ederken üçüncü kişi üzerinden mesaj gönderilmesi hafife alınabilecek bir yöntem değildir. Fakat üçüncü kişinin dâhil olduğu her iletişimi otomatik ihlal olarak nitelendirmek de hukuken isabetli olmaz. Kararın hüküm fıkrası ile mesajın kaynağı ve delil zinciri birlikte incelenmelidir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.

Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK   Yayınlanma Tarihi: 10.08.2026   Son Güncellenme Tarihi: 10.08.2026