Tahliye Taahhütnamesinde Boş Tarih Sonradan Doldurulursa Ne Olur?

Kısa Özet:

  • Hukuken “beyaza imza” kuralı gereğince, imzaladığınız boş bir kağıdın tarih kısmının sonradan kiraya veren tarafından doldurulması geçerli kabul edilir.
  • Yargıtay kararlarına göre mülk sahibi, boş bırakılan tahliye taahhütnamesini taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak doldurma yetkisine sahiptir.
  • Tarihin anlaşmaya aykırı biçimde sonradan doldurulduğunu iddia eden kiracı, bu durumu tanıkla (şahitle) değil, mutlaka kesin ve yazılı bir delille ispatlamak zorundadır.

Boş Tahliye Taahhütnamesine Sonradan Tarih Eklenmesi Geçerli Midir?

Türk borçlar ve icra hukukunda, kural olarak “beyaza imza” atan kişi, bu imzanın yaratacağı sonuçlara katlanmakla yükümlüdür. Bir kiracı, tahliye tarihi ve düzenleme tarihi kısımları boş bırakılmış bir tahliye taahhütnamesini imzalayarak mülk sahibine teslim etmişse, bu belgenin sonradan doldurulmasını hukuken peşinen kabul etmiş sayılır. Dolayısıyla, ev sahibi tarafından taahhütnameye sonradan yazılan tarih geçerlidir ve belge hukuka uygun bir tahliye dayanağı oluşturur.

Boş tarihli tahliye taahhütnamesinde yazılı delil ve ispat yükünü anlatan hukuki bilgilendirme görseli

Uygulamada kiracıların en sık karşılaştığı sorunlardan biri, kira sözleşmesi imzalanırken kira sözleşmesiyle birlikte veya sözleşmeden hemen sonra tarihleri boş bırakılmış bir taahhütnameye imza atmalarıdır. Kiracılar genellikle, “Ben imza attığımda kağıtta herhangi bir tarih yazmıyordu, ev sahibi bu kağıdı sonradan kendi el yazısıyla doldurmuş, bu belge geçersizdir” düşüncesiyle hareket etmektedir. Ancak hukuki gerçeklik bu varsayımdan oldukça farklıdır.

Mevzuatımızda bir sözleşmenin veya belgenin taraflarca boş olarak imzalanmasını ve sonradan doldurulmasını yasaklayan açık bir kural bulunmamaktadır. Kişi kendi özgür iradesiyle altına imza attığı boş belgenin sonradan doldurulma riskini de üzerine almış kabul edilir. Bu nedenle, mülk sahibi söz konusu tahliye taahhütnamesine dilediği tarihi yazarak icra takibi başlatabilir veya doğrudan sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açabilir.

İspat Yükü ve Yazılı Delil Kuralı (HMK m. 200)

Boş tahliye taahhütnamesi imzalayan bir kiracının karşılaştığı en büyük hukuki engel, ispat kurallarının katılığından kaynaklanır. Kiracı, “Ben belgeyi boş vermiştim, aramızdaki anlaşmaya aykırı olarak sonradan tarih yazılmış” diyerek itiraz edebilir. Ancak bu itirazın ispatlanma yöntemi oldukça sınırlıdır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 200 gereğince, belirli bir parasal sınırın üzerindeki hukuki işlemlerin ve bu işlemleri ortadan kaldıracak iddiaların mutlaka “yazılı delille” (senetle ispat kuralı) kanıtlanması gerekir. Tahliye taahhütnamesi de kira ilişkisine dayandığı için bu kurala tabidir.

[Bkz: HMK Madde 201] uyarınca, senede (yazılı belgeye) karşı ileri sürülen iddialar tanıkla ispat edilemez. Yani kiracı, mahkemeye “Ev sahibi belgeyi boş olarak bana imzalattı, emlakçı ve komşularımız da buna şahittir” diyerek tanık dinletemez. Mahkeme, tanıkların beyanlarını bu uyuşmazlığın çözümünde esas almaz. Kiracının, ev sahibinin belgeyi sonradan anlaşmaya aykırı biçimde doldurduğunu kanıtlayabilmesi için elinde aynı güçte kesin bir yazılı delil (örneğin ev sahibinin belgenin boş olduğuna dair gönderdiği bir e-posta, mesaj dökümü veya taraflarca imzalanmış başka bir protokol) bulunmalıdır.

Yargıtay’ın Tarihi Sonradan Doldurulan Taahhütnamelere Bakışı

Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, beyaza imza atan kiracının sorumluluğunu net bir çerçeveye oturtmuştur. [Bkz: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/168 K.] sayılı yakın tarihli kararında da açıkça vurgulandığı üzere; tarih yazılmadan boş kağıda imza atılması halinde, bu kağıdın üzerinin kiraya veren tarafından nasıl ve ne şekilde doldurulacağı kiracı tarafından peşinen kabul edilmiştir.

Yargıtay kararlarında altı çizilen temel prensip şudur: Belgenin üstünün taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası, tanıkla değil ancak yazılı delille ispatlanabilir. Yazılı delil sunulamadığı takdirde, belgedeki tahliye tarihi geçerli sayılır ve kiracının taşınmazı boşaltması gerekir.

Kiracı Tahliye Emrine Nasıl İtiraz Edebilir?

Ev sahibi, elindeki tahliye taahhütnamesine dayanarak icra dairesi aracılığıyla kiracıya bir tahliye emri gönderdiğinde, kiracının bu emre itiraz etmek için oldukça kısa bir süresi bulunur (tebliğden itibaren 7 gün). İtirazın niteliği, sürecin devamını doğrudan etkiler.

Kiracı, taahhütnamedeki “imzaya” açıkça ve ayrıca itiraz etmezse, imza kiracıya ait kabul edilir. Çoğu olayda kiracılar, “İmza bana ait ama tarihi ben yazmadım” şeklinde itiraz etmektedir. İmzanın kabul edilip sadece tarihin sonradan eklendiğinin iddia edilmesi durumunda mülk sahibi, itirazın kaldırılması için doğrudan İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurabilir. İcra mahkemeleri dar yetkili mahkemeler olduğu için derinlemesine bir inceleme yapmaz ve eldeki belgedeki imzaya itiraz edilmediği için tahliye kararı verebilir.

Eğer kiracı, belgedeki imzanın da kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa, bu durumda durum değişir. İmza itirazı karşısında ev sahibi, İcra Hukuk Mahkemesi’nden itirazın kaldırılmasını talep edemez; genel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi’nde itirazın iptali ve tahliye davası açmak zorunda kalır. Burada mahkeme, imzanın kiracıya ait olup olmadığını kriminal inceleme (bilirkişi) aracılığıyla tespit eder.

Ev Sahibi Kendi El Yazısıyla Tarihi Doldurursa Belge Geçersiz Olur Mu?

Sıklıkla karşılaşılan bir diğer yanlış inanış, belgedeki el yazısı incelemesiyle ilgilidir. Kiracılar mahkemeden, “Taahhütnamedeki imzaya bakın benim yazım, ama tarihteki yazılara bakın, ev sahibinin yazısı. Bu durum belgenin sonradan doldurulduğunu ispatlar” diyerek yazının kime ait olduğunun incelenmesini talep ederler.

Ancak hukuken belgedeki metnin ve tarihin kimin el yazısıyla yazıldığının hiçbir önemi yoktur. Hukuk sistemimiz, belgenin bizzat imza sahibi tarafından kendi el yazısıyla doldurulmasını zorunlu kılmaz. Tarihi ev sahibinin, emlakçının veya bir başkasının doldurmuş olması, kiracının boş kağıda imza atarak verdiği onay gerçeğini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mahkemeler, sadece tarihin kimin el yazısıyla yazıldığını tespit etmek için kriminal incelemeye (grafolojik inceleme) başvurmazlar. Yazı ev sahibine ait çıksa bile tahliye taahhütnamesi geçerliliğini korumaya devam eder.

Sıkça Sorulan Sorular

Tahliye taahhütnamesini sözleşme ile aynı gün imzaladım ama tarih atmadım. Geçerli mi? 

Evet, Yargıtay içtihatlarına göre belgenin üzerine ev sahibi tarafından anlaşmaya uygun bir tahliye tarihi yazıldığında, belge hukuken geçerli sayılır.

Ev sahibinin tarihi sonradan yazdığını emlakçı gibi şahitlerle ispatlayabilir miyim? 

Hayır. Hukuken bir sözleşme veya taahhütnamedeki tarihin sonradan gerçeğe aykırı biçimde doldurulduğu iddiası, yalnızca kesin yazılı delillerle ispatlanabilir. Mahkemeler bu tür itirazlarda tanık beyanını kabul etmemektedir.

Taahhütnamedeki tarihi ev sahibinin yazdığını kriminal inceleme ile kanıtlarsam tahliyeyi durdurabilir miyim? 

Yazının ev sahibine ait olduğunun kanıtlanması belgenin geçersizliğini sağlamaz. Belgenin kiraya veren tarafından doldurulabileceği kiracı tarafından peşinen kabul edildiğinden, yazının başkasına ait olması iptal için yeterli bir gerekçe değildir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kiraya veren ile kiracı arasındaki uyuşmazlıklarda somut olay, imzalanan belgenin diğer maddeleri ve eldeki deliller (mesajlar, ihtarname vb.) hukuki sürecin sonucunu tamamen değiştirebilir. Hak kaybı yaşamamak adına güncel mevzuat ve olayın incelenmesi için bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız gerekir.

Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK   Yayınlanma Tarihi: 15.06.2026   Son Güncellenme Tarihi: 15.06.2026