V-87 Tahdit Kodu Nedir ve İptal Davası Nasıl Açılır?
- V-87 tahdit kodu, yabancının “gönüllü geri dönüş” yaptığı gerekçesiyle siciline işlenen ve Türkiye’ye yeniden girişine engel koyan idari bir yasak kodudur.
- Geri Gönderme Merkezlerinde baskı, panik havası veya tercüman eksikliğiyle alınan imzalar idari yargıda iptale konu edilebilir. Hukukta buna “irade fesadı” denir.
- İptal davası ve yürütmenin durdurulması talebi için kanuni süre işlemin tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren 60 gündür; bu süre 7 günlük sınır dışı kararı davası süresi ile kesinlikle karıştırılmamalıdır.
V-87 Tahdit Kodu (Gönüllü Geri Dönüş) Ne Anlama Gelir?
V-87 tahdit kodu, Türkiye’de bulunan bir yabancının kendi hür iradesiyle ülkesine veya güvenli bir üçüncü ülkeye dönmek istediğini beyan etmesi sonucu siciline işlenen ve ülkeye belirli bir süre girişini engelleyen idari bir kısıtlama kodudur. Uygulamada bu işlem, yabancının idareye sunduğu veya kendisine imzalatılan “Gönüllü Geri Dönüş Formu” ile tesis edilir.
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) sistemi içinde tahdit kodları, devletin egemenlik yetkisine dayanarak kamu düzeni ve güvenliğini korumak amacıyla uyguladığı idari tedbirlerdir. V-87 kodu, hukuki zeminini YUKK madde 87’de düzenlenen “gönüllü geri dönüş” müessesesinden alır. Kanun koyucu, hakkında sınır dışı etme (deport) kararı alınan veya bu kapsama girme ihtimali bulunan yabancıların, zorla idari gözetim altında tutulmadan ve kamu bütçesine ek masraf oluşturmadan kendi istekleriyle ülkelerine dönmelerini teşvik etmeyi amaçlar. Kağıt üzerinde bu işlem, yabancıya yasal bir tercih hakkı sunulması olarak kurgulanmıştır.
Bununla birlikte, formun imzalanması son derece ağır idari sonuçlar doğurur. V-87 kodunun sisteme işlenmesiyle birlikte, yabancının Türkiye’de sahip olduğu mevcut ikamet izni, çalışma izni, öğrenci statüsü veya geçici koruma statüsü kural olarak derhal sona erer. Yabancı, Türkiye’deki tüm yasal haklarından hukuken feragat etmiş sayılır. İdare tarafından genellikle 1 ila 5 yıl arasında değişen sürelerle Türkiye’ye giriş yasağı konulur. Bu nedenle, sıradan bir imza prosedürü gibi görünen bu işlem, kişinin Türkiye’deki ailesinden, üniversite eğitiminden, ticari yatırımlarından ve kurulu hayatından aniden koparılmasına neden olmaktadır.
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan temel problem ise, bu sürecin her zaman isminde olduğu gibi “gönüllü” şekilde işlememesi gerçeğidir. Birçok yabancı, hukuki sonuçlarını ve hak kayıplarını tam olarak bilmeden, çoğu zaman mecbur bırakılarak bu sürece dahil edilmektedir.
İradenin Sakatlanması: Formun Baskı veya Hata İle İmzalatılması
Hukuk sistemimizde, ister özel hukuk sözleşmesi ister tek taraflı idari bir işlem olsun, atılan bir imzanın hukuki sonuç doğurabilmesi için o beyanın özgür, baskısız ve bilinçli bir iradeyle verilmiş olması temel kuraldır. İdare hukukunda işlemler “hukuka uygunluk karinesinden” yararlanır; yani kamu gücü tarafından düzenlenen bir belgenin aksi ispat edilene kadar kurallara uygun yapıldığı varsayılır. Ancak bu karine, işlemin temelindeki iradenin sakat olduğunun ispatlanması durumunda geçerliliğini yitirir.

Mahkeme pratiklerinde, V-87 tahdit koduna dayanak gösterilen formların önemli bir kısmında ciddi hukuka aykırılıklar ve şekil sakatlıkları tespit edilmektedir. Özellikle Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM), havalimanı sınır kapılarındaki mülakat odalarında veya kolluk birimlerinde idari gözetim altında tutulan yabancılar, büyük bir stres ve belirsizlik altındadır. Bu panik havası içinde kişilere, “Bu formu imzalarsan idari gözetimden hemen çıkarsın”, “Bu sadece standart bir prosedür, ülkene dönüp hemen yeni bir vizeyle geri gelebilirsin” şeklinde eksik veya yanlış yönlendirmeler yapılabildiği defalarca görülmüştür. Yabancı, bir an önce nezarethaneden veya gözetim merkezinden kurtulma psikolojisiyle, sonuçlarını anlamadığı bir belgeyi imzalamak zorunda hisseder. Türk hukukunda bu durum “irade fesadı” (hata, hile veya ikrah/korkutma) olarak adlandırılır.
İradenin sakatlandığını gösteren en güçlü ve somut delillerden biri dil bariyeridir. Yabancının anadilinde hazırlanmayan, kendisine kendi dilinde açıklanmayan ve resmi olarak çevrilmeyen bir metnin imzalatılması açık bir şekil ve usul sakatlığıdır. İdare mahkemeleri, V-87 tahdit kodunun iptali davalarında dosyayı incelerken özellikle şu hususların üzerinde durur:
- Matbu formun yabancının okuyup anlayabileceği bir dilde olup olmadığı.
- İmza anında yeminli bir tercümanın fiilen hazır bulunup bulunmadığı.
- Çevirinin sadece sözlü mü yapıldığı yoksa resmi bir tercüman imzasının tutanakta açıkça yer alıp almadığı.
- Yabancının avukatıyla görüşme veya hukuki yardım alma hakkının engellenip engellenmediği.
Tercüman imzasının evrakta bulunmaması veya yabancının tek kelime Türkçe bilmediği halde formun yalnızca Türkçe matbu kısımlarına imza attırılmış olması, idari yargıda işlemin sakatlığına dair çok somut bir kanıttır. İradesi hukuken geçerli olmayan, hangi haklarından vazgeçtiğini bilmeyen bir kişinin attığı imza, “gönüllü” bir geri dönüş beyanı sayılamaz. İrade sakatlığı ispatlandığında V-87 tahdit kodu dayanıksız kalır ve iptal edilmesi gerekir.
V-87 Tahdit Kodunun İptali İçin Hukuki Yollar
Hakkında haksız yere V-87 tahdit kodu tesis edilen bir yabancının ülkeye yeniden yasal yollarla giriş yapabilmesi ve hak kayıplarını giderebilmesi için idari veya yargısal yollara başvurması mecburidir. İşlemi yapan idareye itirazda bulunmak teorik olarak mümkün olsa da, idare kendi düzenlediği ve altında yabancının imzası bulunan belgeleri idari aşamada geri alma eğiliminde değildir. Bu sebeple, kalıcı hukuki çözüm İdare Mahkemesinde dava açılmasıyla elde edilir.
İdare Mahkemesinde İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması (YD)
V-87 tahdit kodunun iptali davası, bu idari işlemi tesis eden kuruma karşı açılır. Yetkili mahkeme kural olarak işlemi yapan yer Valiliğinin (İl Göç İdaresi Müdürlüğü) veya Göç İdaresi Başkanlığı’nın bulunduğu yer İdare Mahkemesidir.
Dava sürecindeki en kritik ve sonucu belirleyen ilk aşama “Yürütmenin Durdurulması” (YD) talebidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 27 uyarınca, bir idari işlemin yürütmesinin dava bitmeden mahkeme kararıyla durdurulabilmesi için iki ağır şartın aynı anda gerçekleşmesi aranır. Birincisi, idari işlemin açıkça hukuka aykırı olmasıdır. Gönüllü geri dönüş formunun tercümansız veya baskı altında imzalatıldığının belgelerle sunulması, bu açık hukuka aykırılık unsurunu oluşturur. İkincisi ise, işlemin uygulanmaya devam etmesi halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ihtimalidir.
Yabancının haksız yere Türkiye’den uzaklaştırılmış olması, buradaki eğitim hayatının yarıda kesilmesi, kurulu ticari işletmesinin sahipsiz kalması ve en önemlisi eşinden veya çocuklarından koparılması (aile birliği hakkı ihlali) telafisi güç zararların çok net örnekleridir. Mahkemeden YD kararı alınmadan, yabancının Türkiye’ye fiilen giriş yapması kural olarak mümkün değildir. Bu sebeple, dava dilekçesinin formdaki eksiklikleri somut delillerle (tercüman yokluğu, tutanaklardaki saat çelişkileri, kamera kayıtları talebi) ortaya koyması ve YD talebinin mahkemeye etkili bir hukuki dille sunulması zorunludur.
60 Günlük Dava Açma Süresi ve Önemi
V-87 tahdit kodunun iptali davası, idari işlemin ilgiliye yazılı olarak tebliğ edildiği veya kodun bir şekilde resmi olarak öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Bu süre idare hukukunda hak düşürücü süredir; durmaz ve kesintiye uğramaz.
Yabancılar hukuku pratiğinde, hak kayıplarına en çok zemin hazırlayan hataların başında dava açma sürelerinin birbirine karıştırılması gelir. Bazen hukuki danışmanlık alınmadan yürütülen süreçlerde, sınır dışı (deport) kararları ile tahdit kodları aynı hukuki prosedüre tabiymiş gibi yanlış bir algı oluşmaktadır. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) madde 53 uyarınca, bir “sınır dışı etme kararına” karşı idare mahkemesinde dava açma süresi kararın tebliğinden itibaren 7 gündür.
Ancak unutulmamalıdır ki, V-87 tahdit kodunun sisteme işlenmesi müstakil ve ayrı bir idari işlemdir. Tahdit kodunun iptali davası, İYUK kapsamındaki genel dava açma süresi olan 60 güne tabidir. Süre, yabancının sınırı geçerken kendisine tebliğ edilen evrakla veya daha sonra e-Devlet, dış temsilcilikler (konsolosluklar) gibi resmi kanallardan ülkeye giriş yasağını öğrenmesiyle işlemeye başlar.
Bu 60 günlük sürenin kaçırılması son derece tehlikelidir. Süre aşımı durumunda, İdare Mahkemesi davanın esasına (formun haksız alınıp alınmadığına veya tercüman olup olmadığına) hiçbir şekilde girmeden davayı usulden “süre aşımı nedeniyle ret” kararıyla sonuçlandırır. Ortada bariz bir şekil sakatlığı olsa bile dava süresinin kaçırılması hakkın tamamen kaybına yol açar. Bu nedenle, V-87 kodu nedeniyle Türkiye’ye giremeyen kişinin vakit kaybetmeden hukuki süreci başlatması hayati önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Gönüllü geri dönüş formunu imzaladım, tahdit koduna itiraz edebilir miyim?
Evet. Formu Türkçe bilmediğiniz halde okumadan veya yeminli tercüman olmaksızın, yanlış bir yönlendirme sonucu imzaladıysanız ortada bir “irade sakatlığı” vardır. Bu durumu mahkemede kanıtlayarak tahdit kodunun iptali için İdare Mahkemesinde dava açabilirsiniz.
V-87 tahdit kodu kendiliğinden kalkar mı?
İdare, V-87 kodunu somut olaya göre genellikle 1 ila 5 yıl arasında değişen belirli bir süre için sisteme işler. Süre bitiminde kısıtlamanın kalkması beklense de, Türkiye’de devam eden bir kurulu düzeni, ticari işi veya ailesi olanların bu uzun süreyi beklemek yerine doğrudan iptal ve yürütmenin durdurulması davası açması çok daha güvenli ve hızlı bir yöntemdir.
V-87 kodu sistemde aktifken Türkiye’ye tekrar giriş yapabilir miyim?
Kod aktif olduğu sürece standart vizelerle (turistik vize, e-vize vb.) kural olarak giriş yapılamaz. Yeniden ülkeye girişin hukuken geçerli ve kesin yolu, İdare Mahkemesinden “Yürütmenin Durdurulması” veya esastan “İptal” kararı alınmasıdır. İstisnai durumlarda dış temsilciliklerden “meşruhatlı vize” talep edilebilir ancak bunun kabulü tamamen idarenin takdirindedir.
Önemli Yasal Uyarı: Bu makale tamamen genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, mesleki danışmanlık veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Yabancılar hukuku uygulamaları, dava açma süreleri, idari gözetim şartları ve tahdit kodları somut olayın özelliklerine ve belgelere göre büyük değişiklikler gösterdiğinden; hak kaybı yaşamamak adına resmi işlemleri başlatmadan önce mutlaka uzman bir avukattan hukuki destek almanız gerekir.
Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK Yayınlanma Tarihi: 30.06.2026 Son Güncellenme Tarihi: 30.06.2026

