Sabit Fiyatla Sipariş Alan Tedarikçi Zam İsteyip Teslimatı Durdurabilir mi?
Kural olarak, sabit fiyat üzerinden bağlayıcı biçimde kabul edilen bir ticari siparişte tedarikçi yalnızca maliyetleri arttığı için bedeli tek taraflı yükseltemez veya teslimatı durduramaz. Ancak siparişin gerçekten kabul edilip edilmediği, sözleşmedeki fiyat değişikliği hükmü, ödeme ve teslim sırası ile olağanüstü koşullar sonuca etki edebilir.
Alıcı şirket bakımından mesele yalnız zam talebini reddetmek değildir. Üretimin devamı için teslimin istenip istenmeyeceği, başka tedarikçiden alım yapılması ve fiyat farkının talep edilip edilemeyeceği de zamanında kararlaştırılmalıdır. Özellikle teslim süresi belirlenmiş ticari satışlarda alıcının teslimi istemeye devam ettiğini hemen bildirmesi gerekebilir.
Önce sabit fiyatlı siparişin bağlayıcı olup olmadığı belirlenmelidir
Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 1 ve 2 uyarınca sözleşme, tarafların esaslı noktalarda birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulur. Ticari ilişkide imzalı bir ana sözleşme bulunmaması, her durumda sözleşme kurulmadığı anlamına gelmez. Teklif, satın alma siparişi, e-posta onayı ve tarafların fiilî davranışları birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle aşağıdaki belgeler arasındaki fark önemlidir:
- Fiyat teklifi: Ürün, miktar, birim fiyat, teslim koşulları ve teklifin geçerlilik süresini gösterebilir. TBK m. 3 uyarınca kabul için süre belirlenmişse öneren, kural olarak bu süre boyunca önerisiyle bağlıdır. Bununla birlikte teklifte açıkça saklı tutulan onay veya bağlayıcı olmama koşulları ayrıca incelenir.
- Satın alma siparişi: Alıcının hangi koşullarla mal istediğini ortaya koyar. Teklif ile siparişin farklı olması, yeni bir öneri veya karşı öneri değerlendirmesini gerektirebilir.
- Sipariş teyidi: Tedarikçinin kabul iradesini, kabul ettiği miktarı ve teslim tarihini göstermesi bakımından önem taşır. Her olayda yalnızca belirli başlıklı bir teyit belgesi aranmaz.
- Çerçeve tedarik sözleşmesi: Sonradan verilecek siparişlerin hangi usulle bağlayıcı olacağını, fiyat listesinin nasıl uygulanacağını ve revizyon yetkilerini düzenleyebilir.
- Avans ve kısmi ifa: Ödeme dekontu, üretime başlama yazışması veya kısmi teslim, tarafların üzerinde anlaştıkları koşulları değerlendirmede delil olabilir; tek başına bütün sözleşme hükümlerini kanıtlamaz.
Örneğin tedarikçi, 1 Kasım’a kadar geçerli bir teklif göndermiş ve alıcı bu süre içinde teklifin koşullarını değiştirmeden kabul etmişse sonradan gelen zam bildirimi, kural olarak kurulmuş sözleşmeyi kendiliğinden değiştirmez. Buna karşılık sipariş, teklif süresi geçtikten sonra verilmiş veya fiyat tedarikçi onayına açıkça bağlanmışsa önce bağlayıcı kabulün gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir.
Tedarikçi sözleşme fiyatını hangi şartlarda değiştirebilir?
TBK m. 26 kapsamında taraflar, kanuni sınırlar içinde fiyatı ve fiyatın değişme yöntemini kararlaştırabilir. Bu nedenle “sabit fiyat” ibaresinin hangi siparişleri, hangi miktarı ve hangi dönemi kapsadığı belirleyicidir. Yeni siparişler için fiyat listesini değiştirmek ile önceden kabul edilmiş siparişin bedelini artırmak aynı işlem değildir.
Sözleşmede hammadde endeksi, döviz kuru veya belirli bir maliyet bileşenine bağlı fiyat güncelleme mekanizması varsa hükmün hangi tarihte devreye girdiği, hesaplama yöntemi, bildirimin koşulları ve kabul edilmiş siparişlere uygulanıp uygulanmadığı incelenir. “Fiyatlar değiştirilebilir” şeklindeki genel bir kayıt, tedarikçiye her durumda sınırsız yetki tanındığı anlamına gelmez.
Özellikle tedarikçinin önceden tek taraflı hazırladığı ve çok sayıda sözleşmede kullandığı standart koşullar söz konusuysa, TBK m. 20–25’teki genel işlem koşulları denetimi gündeme gelir. TBK m. 24, düzenleyene karşı taraf aleyhine genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme hükümlerini tek yanlı değiştirme yetkisi veren kayıtların yazılmamış sayılacağını düzenler. Tarafların gerçekten müzakere ettiği özel fiyat düzenlemeleriyle bu tür standart kayıtlar birbirinden ayrılmalıdır.
Hammadde ve döviz maliyetlerinin artması teslimden kaçınma sebebi midir?
Bir ürünün üretim veya tedarik maliyetinin artması, tek başına borcun sona erdiğini veya tedarikçinin teslimatı durdurabileceğini göstermez. Ticari riskin hangi ölçüde üstlenildiği, olayın olağan piyasa dalgalanmasını aşıp aşmadığı ve sözleşmenin kurulduğu koşullar birlikte değerlendirilir. TTK m. 18/2 uyarınca tacirin ticari faaliyetlerinde basiretli davranma yükümlülüğü de bu değerlendirmeyle ilgilidir.
TBK m. 138‘deki aşırı ifa güçlüğü ise istisnai bir hukuki imkândır. Sözleşme kurulurken öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun, borçludan kaynaklanmayan sebeple ortaya çıkması; sözleşmenin temelindeki olguları, ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı kılacak derecede borçlu aleyhine değiştirmesi gerekir. Ayrıca borçlu edimini henüz ifa etmemiş veya haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.

Bu koşullar varsa borçlu hâkimden uyarlama isteyebilir. Uyarlama mümkün değilse kanundaki koşullarla sözleşmeden dönme, sürekli edimli sözleşmelerde kural olarak fesih gündeme gelebilir. Uyarlama talebinin ileri sürülmesi, talep edilen yeni fiyatın kendiliğinden geçerli olması veya teslimatı durdurmanın otomatik olarak hukuka uygun hâle gelmesi demek değildir.
Buna karşılık TBK m. 136’daki sonradan imkânsızlık, borcun borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeple gerçekten ifa edilemez duruma gelmesine ilişkindir. İfanın daha pahalı veya zararlı hâle gelmesi ile hukuken ya da fiilen imkânsızlaşması aynı şey değildir.
Avans ödenmemişse veya alıcının ödeme gücü tehlikeye düşmüşse ne olur?
Tedarikçi bakımından teslimden kaçınmanın haklı olup olmadığı, yalnız fiyat artışıyla değil karşı edimin durumuyla da ilgili olabilir. TBK m. 207’ye göre aksine sözleşme veya âdet yoksa satıcı ile alıcı borçlarını aynı anda ifa eder. TBK m. 97, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa sırasına ilişkin kuralı düzenler.
Örneğin taraflar teslimatı avansın ödenmesine bağlamış ve avans vadesinde ödenmemişse tedarikçinin durumu, avansı almış ve koşulsuz teslim borcu doğmuş tedarikçinin durumundan farklıdır. Ayrıca TBK m. 98’de, diğer tarafın ifa güçsüzlüğü nedeniyle karşı edim tehlikeye düşmüşse güvence sağlanıncaya kadar ifadan kaçınma imkânı düzenlenmiştir. Bu hükümlerin şartları gerçekleşmeden, yalnız yeni fiyatın kabul edilmemesi “ödeme yapılmadı” gerekçesiyle aynı tutulamaz.
Teslimat durdurulduğunda alıcı hangi haklara sahiptir?
İlk adım, ilişkinin taşınır satışı mı, eser sözleşmesi mi, yoksa karma nitelikli bir tedarik ilişkisi mi olduğunu belirlemektir. Özellikle özel üretim ve montaj içeren işlerde sözleşmenin adı tek başına belirleyici değildir. Aşağıdaki TBK m. 212’deki özel kural, teslim süresi belirlenmiş ticari satışlar bakımından önemlidir; her tür siparişe otomatik uygulanmaz.
Belirli süreli ticari satışlarda teslim talebini hemen bildirme
TBK m. 212‘ye göre zilyetliğin devri için belirli süre öngörülen ticari satışta satıcı temerrüde düşerse, alıcının teslim talebinden vazgeçerek ifa edilmeme zararını istediği kabul edilir. Alıcı malı yine de teslim almak istiyorsa, belirlenen sürenin bitiminde bu iradesini satıcıya hemen bildirmek zorundadır.
Bu nedenle teslim edilmeyen bir üretim girdisine hâlâ ihtiyaç duyan şirketin, yalnız telefonla görüşmelere devam etmesi yerine teslim talebini ve dayandığı siparişi gecikmeden, ispatlanabilir biçimde bildirmesi önemlidir. TTK m. 18/3’te tacirler arasındaki temerrüt, fesih ve dönmeye ilişkin ihtar veya ihbarlar için öngörülen bildirim yöntemleri ayrıca gözetilmelidir.
Genel temerrüt hükümlerine göre diğer seçenekler
Özel satış kuralının uygulanmadığı veya uygulanma koşullarına göre ayrıca değerlendirme gereken durumlarda TBK m. 117 ve m. 123–125 önem taşır. Temerrüt ve gereken ek süre koşulları gerçekleştiğinde alıcı, somut olaya göre:
- Aynen ifayı ve gecikme zararını: Kararlaştırılan malların teslimini ve gecikme yüzünden doğan ispatlanabilir zararların giderilmesini isteyebilir.
- İfa yerine tazminatı: Kanuni seçim ve bildirim koşullarına uygun biçimde teslim talebinden vazgeçerek ifa edilmeme nedeniyle uğradığı zararı isteyebilir.
- Sözleşmeden dönmeyi: Şartları mevcutsa sözleşme ilişkisini bu yolla sona erdirip daha önce yerine getirilmiş edimlerin iadesini ve şartlarına göre zararının giderilmesini talep edebilir.
Bu yolların şartları ve sonuçları aynı değildir. Özellikle TBK m. 124’te ek süre verilmesinin gerekmeyebileceği hâller düzenlenmiştir; her gecikmede ek süre zorunlu olduğu gibi, her gecikmede ek süre olmadan dönülebileceği de söylenemez. Ayrıca sözleşmede geçerli biçimde kararlaştırılmış cezai şart varsa kapsamı, gecikme için mi yoksa hiç ifa etmeme için mi öngörüldüğü ve diğer taleplerle ilişkisi ayrıca incelenir.
Alternatif tedarik yapılırsa fiyat farkı ve üretim kaybı istenebilir mi?
TBK m. 213, borcunu ifa etmeyen satıcının alıcıya verdiği zararın giderilmesine ilişkin özel düzenleme içerir. Alıcı, teslim edilmeyen mal yerine başka tedarikçiden dürüstlük kurallarına uygun şekilde mal satın almışsa sözleşme bedeli ile ikame alım bedeli arasındaki fark, koşulları varsa zarar hesabının dayanağı olabilir. Borsa veya piyasa fiyatı bulunan mallar bakımından kanun, belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatını esas alan ayrı bir hesaplama imkânı da tanır.
Varsayımsal örnek: Bir şirket, 1.000 adet standart parçayı birim başına 200 TL’den bağlayıcı biçimde satın almış olsun. Satıcının teslim etmemesi üzerine alıcı, aynı nitelikteki parçaları uygun koşullarda birim başına 240 TL’ye temin etmişse 40.000 TL’lik bedel farkı zarar hesabında tartışılabilir. Bu farkın talep edilebilirliği, sözleşmeye aykırılık, seçimlik haklar, alımın uygunluğu ve diğer sorumluluk koşullarına bağlıdır; yalnız iki faturayı çıkarmak tazminatın tamamını otomatik belirlemez.
Üretim hattının durması, müşteriye karşı gecikme yaptırımı veya kâr kaybı ileri sürülüyorsa bu kalemler de kendiliğinden kabul edilmiş sayılmaz. Zararın gerçekten doğduğu, tedarikçinin ihlaliyle nedensellik bağı, kusur ve sözleşmesel risk dağılımı değerlendirilmelidir. Şirketin zararın artmasını önlemek üzere attığı makul adımlar da belge dosyasında gösterilmelidir.
Satın alma ve hukuk birimi hangi belgeleri karşılaştırmalı?
- Bağlayıcılık: Ana sözleşme, fiyat teklifinin tarihi ve geçerliliği, siparişin gönderilme ve kabul anı, revizyonlar.
- Fiyat: Birim fiyat, para birimi, fiyat sabitleme dönemi, endeks veya kur hükmü, genel işlem koşulları ve değişiklik bildirimi.
- Ödeme: Avans dekontu, ödeme vadesi, teminatlar, mahsup ve kısmi teslim kayıtları.
- Teslim: Kesin veya yaklaşık teslim tarihi, teslim yeri, sevkiyat bildirimi, miktar, kısmi teslim olanağı ve gecikme yazışmaları.
- Gerekçe: Tedarikçinin ileri sürdüğü maliyet artışı, stok sorunu, mücbir sebep veya uyarlama iddiasının dayanakları.
- Zarar: Alternatif tedarik teklifleri, yeni alım faturası, sevkiyat ve üretim kayıtları, üçüncü kişilerden gelen talepler ve alınan zarar azaltma önlemleri.
Önemli olan belge sayısından çok, belgelerin aynı sipariş, aynı ürün ve aynı teslim dönemini göstermesidir. Teklifteki fiyat ile sonradan iletilen sipariş teyidinin farklı olması veya yalnız belirli miktarın kabul edilmesi sonucu değiştirebilir.
İhtar ve uyuşmazlık çözümünde nasıl bir yol izlenebilir?
Alıcı şirketin bildiriminde sipariş ve kabul bilgileri, kararlaştırılan fiyat, ödeme durumu, teslim tarihi ve tedarikçinin yeni koşulları açıkça eşleştirilmelidir. Teslimin hâlâ istendiği durumlarda bu irade, özellikle TBK m. 212’nin uygulanabileceği süreli ticari satışlarda geciktirilmeden bildirilmelidir. Genel temerrüt hükümlerinin gerektirdiği ihtar ve uygun ek süre ihtiyacı da ayrıca belirlenmelidir.
İhtarın içeriği kadar gönderim yöntemi ve karşı tarafa ulaşma kaydı da önemlidir. Tacirler arasındaki ilgili bildirimlerde TTK m. 18/3’te sayılan noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta yöntemleri dikkate alınmalıdır. Sıradan e-postaların delil değeri ile kanunun öngördüğü bildirim usulü birbirine karıştırılmamalıdır.
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse görev bakımından TTK m. 4–5, dava şartı arabuluculuk bakımından ise TTK m. 5/A incelenir. Konusu bir miktar para olan ticari alacak ve tazminat talepleri ile yalnız malın teslimine yönelik taleplerin dava şartı bakımından aynı olduğu varsayılmamalıdır. Talep sonucu ve varsa tahkim veya yetki anlaşması birlikte değerlendirilmelidir. Para talepleri bakımından daha ayrıntılı usul açıklaması için ticari alacakta arabuluculuk sonrası dava ve yol seçimi konulu yazı da incelenebilir.
Sık sorulan sorular
Tedarikçi fiyat teklifi verdi ama sipariş teyidi göndermediyse sözleşme kurulmamış mı sayılır?
Hayır, her durumda böyle değildir. Teklifin bağlayıcılığı, kabulün süresinde ve uygun içerikte gerçekleşip gerçekleşmediği, açık onay şartları ve tarafların davranışları birlikte değerlendirilir. Ayrı bir teyit belgesinin bulunmaması tek başına kesin sonuç vermez.
Tedarikçi avansı aldıysa yeni fiyat kabul edilmek zorunda mıdır?
Avans ödenmiş olması tek taraflı fiyat artışını kendiliğinden geçerli kılmaz. Bununla birlikte avansın hangi siparişe, hangi fiyat koşuluna ve hangi ödeme aşamasına ilişkin olduğu; ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin kurulup kurulmadığı belirlenmelidir.
Sözleşmede “fiyatlar değişebilir” yazıyorsa tedarikçi teslimatı durdurabilir mi?
Bu kayıt tek başına yeterli değildir. Hükmün kapsamı, kabul edilmiş siparişlere etkisi, değişiklik koşulları ve genel işlem koşulları denetimi incelenmelidir. Geçerli bir fiyat değişikliği hakkı bulunsa bile teslimatı durdurma yetkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Kur artışı veya hammadde kıtlığı mücbir sebep sayılır mı?
Otomatik olarak sayılmaz. Somut olayda gerçek ifa imkânsızlığı, aşırı ifa güçlüğü, sözleşmedeki risk dağılımı ve tedarikçinin üstlendiği yükümlülükler birbirinden ayrılmalıdır.
Sonuç: Teslim, fiyat ve zarar ayrı ayrı değerlendirilmelidir
Sabit fiyatlı siparişte tedarikçinin zam istemesi ile o zammı tek taraflı uygulaması farklıdır. Bağlayıcı sipariş ve geçerli bir fiyat değişikliği yetkisi yoksa, olağan maliyet artışları teslim yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık uyarlama, ifa sırası, ödeme güvencesi veya gerçek imkânsızlık gibi savunmalar somut belgelerle incelenmelidir.
Alıcı yönünden de teslimi istemeye devam etme kararı, sözleşmeden dönme ve alternatif alım nedeniyle zarar isteme seçenekleri birbirine karıştırılmamalıdır. Özellikle süreli ticari satışlarda teslim iradesinin hemen bildirilmesi gereği, sonraki uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.

