Taşeron İşçisine Tazminat Ödeyen Şirket Bu Parayı Taşerondan Geri Alabilir mi?

Taşeron işçisine tazminat veya işçilik alacağı ödeyen şirket, ödemenin iç ilişkide taşerona düşen kısmını geri isteyebilir. Ancak işçiye ödeme yapılması, tutarın tamamının her durumda taşerona yüklenebileceği anlamına gelmez. Rücu hakkının kapsamı; şirketler arasındaki sözleşmeye, işçinin hangi taşeron döneminde çalıştığına, ödenen alacağın türüne ve ödemenin belgelerine göre belirlenir.

Bu nedenle cevap yalnızca “asıl işveren ile taşeron birlikte sorumludur” cümlesinde aranmaz. İşçiye karşı sorumluluk başka, ödeme sonrasında şirketlerin kendi aralarında hangi tutarı üstleneceği başka bir meseledir. Özellikle birden fazla taşeronun bulunduğu dosyalarda, toplam ödeme her şirket ve her alacak kalemi için ayrı incelenmelidir.

Bu yazı, esas olarak özel şirketlerin geçerli bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi kapsamında ödedikleri işçilik alacaklarının rücuunu ele almaktadır. Kamu ihalesi, muvazaalı taşeronluk ve iş kazasından doğan tazminatlar ayrıca değerlendirme gerektirir.

İşçiye karşı birlikte sorumluluk, şirketler arasında aynı paylaşım anlamına gelmez

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi, şartları gerçekleştiğinde asıl işverenin, alt işveren işçisinin ilgili işyerindeki çalışmasından doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olmasını düzenler. Bu koruma, işçinin alacağını elde edebilmesine yöneliktir.

Şirketin bu sorumluluk nedeniyle işçiye ödeme yapması, ödemenin ekonomik yükünü mutlaka üzerinde bırakacağı anlamına gelmez. Ödeme yapan şirketin, iç ilişkide kendisine düşenden fazlasını diğer sorumludan istemesine rücu denir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesine göre paylaşımda önce tarafların anlaşması ve aralarındaki hukuki ilişkinin niteliği dikkate alınır. Bunlardan farklı bir sonuç çıkmıyorsa eşit pay esası gündeme gelir. Kendi payından fazla ödeme yapan borçlu, fazla kısmı diğer borçlulardan onların payları oranında isteyebilir. Rücu hakkı bulunan borçlunun, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olması da aynı Kanun’un 168. maddesinde düzenlenmiştir.

Sonuç olarak işçi, şirketler arasındaki masraf paylaşımından etkilenmeden alacağını talep edebilir; şirketler ise ödeme sonrasında kendi sözleşmelerine göre hesaplaşır. İşçinin hakkını daraltan bir sözleşme hükmü ile şirketler arasındaki nihai yük paylaşımını düzenleyen hüküm aynı şekilde değerlendirilmez.

Taşerona rücu için hangi şartlar incelenir?

Rücu dosyasında dört temel sorunun cevaplanması gerekir:

  1. Ödeme yapıldı mı? Hangi işçiye, hangi tarihte, hangi borç için ne kadar ödendiği gösterilmelidir.
  2. Ödemenin hukuki nedeni nedir? İş mahkemesi kararı, icra dosyası, arabuluculuk anlaşması veya doğrudan ödeme belgeleri incelenmelidir.
  3. İç ilişkide kim sorumludur? İlgili dönemin sözleşmesi ve ekleri birlikte okunmalıdır.
  4. Taşerona düşen tutar ne kadardır? Çalışma dönemi, alacak türü, önceki ödemeler ve kesintiler ayrıştırılmalıdır.

Henüz ödenmemiş bir borcun işçiye ödeme yapılmış gibi rücu hesabına eklenmesi doğru değildir. Sözleşmede ayrıca düzenlenmiş borcu üstlenme, ödeme yapma veya teminat sağlama yükümlülükleri bulunabilir; ancak bunlar, yapılmış bir ödemenin geri alınması talebiyle karıştırılmamalıdır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 30.04.2026 tarihli, E. 2026/427, K. 2026/1820 sayılı kararında; ödenmediği belirlenen tutarın, başka şirketlerin dönemlerine ait alacakların ve bazı alt işverenlerin kendilerinin yaptığı ödemelerin ayrıldığı kısmen kabul kararı onanmıştır. Bu örnek, icra dosyasındaki toplam tutarı tek başına talep etmenin neden yeterli olmadığını göstermektedir.

Sözleşmede rücu maddesi yoksa para geri alınamaz mı?

Hayır. Sözleşmede “rücu” kelimesinin bulunmaması, tek başına geri isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Ücret ve sosyal hakların hizmet bedeline dahil olması, personel yükümlülüklerinin kime bırakıldığı ve sözleşmenin genel sorumluluk düzeni de önemlidir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 16.11.2021 tarihli, E. 2021/876, K. 2021/1507 sayılı kararında; işçinin yüklenici işçisi olması, ücret ve sosyal haklarının sözleşme bedeline dahil bulunması ve işverenin bu alacaklardan sorumlu tutulacağına ilişkin hüküm bulunmaması birlikte değerlendirilerek, sözleşmede açık rücu düzenlemesi olmadığı gerekçesiyle yarı yarıya paylaşım yapılmasını hatalı bulmuştur.

Bu karar, her dosyada tam rücu yapılacağı anlamına gelmez. Gösterdiği ayrım şudur: “Açık rücu maddesi yok” ile “iç ilişkiyi düzenleyen hiçbir sözleşme hükmü yok” aynı şey değildir. Eşit paylaşım sonucu çıkarılmadan önce sözleşmenin bütünü ve ilişkinin niteliği araştırılmalıdır.

Hangi sözleşme hükümleri önemlidir?

  • Personelin ücret, sosyal hak ve tazminat yükümlülükleri.
  • Hizmet bedeline dahil maliyetler ve varsa ayrıca ödenecek kalemler.
  • Önceki çalışma dönemleri ve devralınan personele ilişkin hükümler.
  • İşçiye yapılan ödemenin geri istenmesi ve bildirim usulü.
  • Fesih, işe başlatma ve personel yönetimi yetkileri.
  • Hakedişten kesinti, mahsup, teminat ve sözleşme sonu hesaplaşması.

Ana sözleşme yanında teknik şartname, idari şartname, ek protokoller ve yenilenen sözleşmeler de incelenmelidir. Bir dönemdeki sorumluluk hükmü, sonraki dönem için değişmiş olabilir. “Bütün işçilik giderleri yükleniciye aittir” ifadesinin hangi işçileri, dönemleri ve ödeme türlerini kapsadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Birden fazla taşeron varsa rücu tutarı nasıl belirlenir?

İşçinin aynı işyerinde kesintisiz çalışması, bütün taşeronların şirketler arası ilişkide aynı borcu üstlendiği anlamına gelmez. Her taşeronun çalışma dönemi ile o dönemde yürürlükte olan sözleşme eşleştirilmelidir.

Önce işçi bazında bir çalışma çizelgesi hazırlanır. Ardından ödeme, kıdem, ihbar, izin, ücret ve fer’iler şeklinde ayrılır. Son aşamada her kalemin ilgili taşerona hangi sözleşme hükmü ve hesap yöntemiyle yüklendiği gösterilir.

Ödeme kalemine göre rücu incelemesi
Ödenen kalemBelirleyici incelemeKaçınılacak hata
Kıdem tazminatıHer taşeronun çalıştırdığı dönem, ücret esası ve sözleşmedeki yük paylaşımı.Bütün kıdemi yalnız son taşerona yüklemek.
İhbar tazminatıFesih tarihi, feshi gerçekleştiren işveren ve iç ilişki hükümleri.Kıdem için kullanılan süre oranını doğrudan uygulamak.
Yıllık izin ücretiİzin kayıtları, kullandırılan izinler, sona erme koşulları ve sözleşme.Toplam hizmet süresini tek başına yeterli saymak.
Ücret, fazla çalışma ve tatil alacaklarıAlacağın doğduğu dönem, bordro, puantaj ve ödeme kayıtları.Başka taşeron döneminin borcunu talebe eklemek.
Faiz ve yargılama/icra giderleriAsıl alacakla bağlantı, fiili ödeme, sözleşme ve giderin doğuş nedeni.Tüm masrafları belgesiz ve tek oranla dağıtmak.

Özellikle kıdem tazminatında dönem hesabı ile sorumluluk oranı ayrı işlemlerdir. Önce ilgili taşeron dönemine düşen tutar belirlenir; sonra bu tutarın ne kadarının iç ilişkide taşerona ait olduğu değerlendirilir. Son taşeronun işçiye karşı sorumluluğu, şirketler arası hesaplaşmaya aynen taşınmamalıdır.

Varsayımsal hesap örneği

Bir işçinin aynı şirkete ait işyerinde A taşeronu yanında 24 ay, B taşeronu yanında 12 ay çalıştığını düşünelim. Şirketin, yalnızca bu kesintisiz 36 aylık döneme ait ve doğru hesaplandığı kabul edilen 180.000 TL kıdem tazminatını ödediğini varsayalım.

Her iki sözleşmenin de ilgili dönem yükünü tamamen taşerona bıraktığı ve aynı ücret esasının uygulanabildiği varsayımıyla dönem dağılımı A için 120.000 TL, B için 60.000 TL olur. Bu örnek, yalnız kıdem tazminatının dönemsel dağılımını açıklamaktadır; ihbar, izin, faiz veya masraflara kendiliğinden uygulanmaz.

A’nın daha önce yaptığı ödeme, teminattan usulüne uygun tahsil edilen tutar veya farklı bir sözleşme hükmü varsa hesap değişir. Gün bazındaki hizmet farkları ve kesintiler de gerçek dosyada ayrıca dikkate alınır.

Arabuluculukta veya dava açılmadan ödenen tutar da istenebilir mi?

Rücu değerlendirmesi yalnız icra yoluyla yapılan ödemelerle sınırlı değildir. Bununla birlikte işçiyle yapılan anlaşmanın taşeron bakımından ne ifade ettiği ayrıca incelenmelidir. Şirketin işçiye belirli bir tutarı ödemeyi kabul etmesi, taşeronun bu tutarın tamamını üstlendiği anlamına gelmez.

Arabuluculuk anlaşması veya sulh protokolünde işçinin kimliği, çalışma dönemi ve ödeme kalemleri açıkça ayrılmalıdır. Taşeronun sürece katılıp katılmadığı, anlaşmaya taraf olup olmadığı, rücuya ilişkin kabulü ve sözleşmedeki bildirim yükümlülükleri de değerlendirilir.

“İşçilik alacakları için topluca ödeme” şeklindeki belirsiz bir açıklama, hangi borcun kapatıldığını ispatlamayı zorlaştırabilir. Banka dekontu ödeme yapıldığını gösterse de tutarın hukuken neden taşerona düşmesi gerektiğini tek başına açıklamaz.

Hangi durumlarda rücu talebi azalabilir veya reddedilebilir?

  • Sözleşmenin ilgili ödeme yükünü tamamen veya kısmen asıl işverene bırakması.
  • İstenen tutarın başka taşeronun döneminden kaynaklanması.
  • Ödeme yapılmaması, mükerrer ödeme hesabı veya önceki tahsilatın düşülmemesi.
  • İşçilik alacağının veya ödenen fazlalığın taşeronla bağlantısının gösterilememesi.
  • Muvazaa, işe başlatmama veya şirketin kendi işlemlerinden doğan sorumluluğun talebi etkilemesi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22.04.2026 tarihli, E. 2025/4029, K. 2026/1659 sayılı kararındaki dosyada, kesinleşmiş iş mahkemesi kararında muvazaa nedeniyle işe iade ve mali sorumluluk asıl işverene bırakılmıştır. Önceki bozma kararına uyularak rücu talebinin reddedilmesi, bozmaya uyma ve oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek onanmıştır.

Bu örnek, “muvazaa varsa hiçbir ödeme için rücu edilemez” şeklinde genellenmemelidir. Ancak işe iade, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı gibi kalemlerin sıradan kıdem tazminatı hesabına eklenemeyeceğini gösterir. Kesinleşmiş kararın neyi kime yüklediği ayrıca okunmalıdır.

Rücu davası hangi mahkemede açılır, arabuluculuk gerekir mi?

Ödemenin işçilik alacağına ilişkin olması, şirketler arasındaki rücu davasını kendiliğinden iş mahkemesinin görevine sokmaz. İşçinin işverene karşı alacak davası ile şirketlerin hizmet alım sözleşmesinden doğan hesaplaşması farklı uyuşmazlıklardır.

Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlık söz konusuysa, Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ve 5. maddeleri çerçevesinde asliye ticaret mahkemesi görevli olur. Ticari dava niteliği taşımayan sözleşmesel rücu taleplerinde ise genel olarak asliye hukuk mahkemesi gündeme gelir. Tarafların sıfatı, sözleşmenin niteliği ve varsa özel görev düzenlemesi kontrol edilmelidir.

Ticari dava niteliğindeki, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerinde TTK’nin 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. İşçiyle daha önce yapılan arabuluculuk, şirketler arasındaki bu ayrı uyuşmazlık yönünden dava şartının kendiliğinden yerine getirildiği anlamına gelmez.

Rücu alacağında zamanaşımı ve faiz nasıl değerlendirilir?

İşçinin alacağına uygulanan zamanaşımı, şirketler arasındaki rücu talebine doğrudan kopyalanmamalıdır. Önce talebin hukuki dayanağı belirlenmelidir. Sözleşmeden kaynaklanan ve özel bir süreye tabi olmayan alacaklarda TBK’nin 146. maddesindeki on yıllık genel süre dikkate alınır.

Bununla birlikte her “taşeron sözleşmesi” aynı hukuki türde değildir. Özellikle inşaat ve üretim işlerinde eser sözleşmesi niteliği ve TBK’nin 147. maddesindeki özel süreler gündeme gelebilir. Eser sözleşmesinden doğan alacaklar bakımından beş yıllık süreyi düzenleyen hüküm, yüklenicinin ağır kusuruyla hiç veya gereği gibi ifa etmeme hâlini ayrıca ayırır. Bu nedenle bütün taşeron rücu dosyaları için tek süre vermek doğru değildir.

Taşeron dönemlerine göre ayrılmış belgeler, ödeme kayıtları ve hesap tablosu.

TBK’nin 149. maddesine göre genel başlangıç ölçütü alacağın muaccel olmasıdır. Rücu bakımından ödeme tarihleri, talebin dayanağı ve varsa birden fazla ödeme ayrı ayrı incelenmelidir. Haksız fiil veya başka bir hukuki sebebe dayanan taleplerde ilgili özel zamanaşımı rejimi ayrıca değerlendirilir.

Faizde de işçiye uygulanan faiz türü ve başlangıcı, şirketler arasındaki alacağa otomatik aktarılmaz. Sözleşme, rücu veya halefiyetin hukuki niteliği, ödeme tarihi ve temerrüt koşulları birlikte ele alınmalıdır. TBK’nin 117. maddesindeki genel kurala göre muaccel borç için ihtar temerrüt bakımından önemlidir; ihtar gerekmeyen hâller ayrıca saklıdır. İşçiye ödenmiş faiz ile şirketin taşerondan talep ettiği rücu alacağına işleyecek faiz hesapta ayrı gösterilmelidir.

Rücu dosyası için hangi belgeler hazırlanmalı?

  1. Sözleşme seti: İlgili bütün dönemlerin imzalı sözleşmeleri, şartnameleri ve ek protokolleri.
  2. Çalışma çizelgesi: İşçi bazında taşeron unvanı, başlangıç-bitiş tarihleri ve SGK kayıtları.
  3. Alacak belgeleri: Bordrolar, puantajlar, izin kayıtları ve fesih belgeleri.
  4. Yargılama ve anlaşma belgeleri: Mahkeme kararları, bilirkişi raporları, arabuluculuk anlaşması veya sulh protokolü.
  5. Ödeme kanıtları: Banka dekontları, icra tahsilat ve dosya hesapları; gerekli vergi ve kesinti kayıtları.
  6. Şirketler arası hesap: İhtarlar, bildirimler, hakedişler, kesintiler, teminat tahsilatları ve önceki ödemeler.

Talep tablosunda her satır; işçi, ödeme tarihi, alacak kalemi, ilgili taşeron dönemi, sözleşme dayanağı, hesaplanan pay ve düşülen tahsilatı göstermelidir. Brüt hüküm tutarı, işçinin hesabına geçen net ödeme ve ayrıca yatırılan yasal kesintiler birbirine karıştırılmamalıdır.

Teminat veya hakedişten daha önce karşılanan tutar yeniden talep edilmemelidir. Hakediş kesintisi ve teminatın paraya çevrilmesi de sözleşme ile ilgili hukuki koşullar değerlendirilmeden, yalnızca ödeme yapıldığı gerekçesiyle uygulanmamalıdır.

Sık sorulan sorular

İşçiye ödeme yapıldığına dair dekont tek başına yeterli mi?

Dekont önemlidir; ancak rücu için ödemenin hangi alacağa ait olduğu, taşeronun hangi dönemi kapsayan hangi yükümlülüğünden kaynaklandığı ve daha önce karşılanıp karşılanmadığı da gösterilmelidir.

Son taşerondan bütün dönemlerin tazminatı istenebilir mi?

Sırf son taşeron olması buna yeterli değildir. Önceki dönem borçlarının üstlenilip üstlenilmediği, sözleşmeler ve her ödeme kaleminin hukuki niteliği incelenmelidir.

Kamu kurumunun ödediği kıdem tazminatında aynı kurallar mı uygulanır?

Kamu hizmet alımlarında İş Kanunu’nun 112. maddesi, ihale ve sözleşme belgeleri ile ilgili dönem düzenlemeleri ayrıca değerlendirilmelidir. Özel şirketler arasındaki bir örnek kamu dosyasına doğrudan uygulanmamalıdır.

Rücu talebinin kapsamı, toplam ödeme tutarı üzerinden değil; ödeme kalemi, çalışma dönemi ve sözleşme hükmünün birlikte değerlendirilmesiyle belirlenmelidir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.