Ortaklığın Giderilmesinde Paydaşlardan Birinin Adresinin Bilinmemesi
Ortaklığın giderilmesinde paydaşlardan birinin adresinin bilinmemesi, tek başına arabuluculuk sürecini veya dava yolunu imkânsız hâle getirmez. Dava şartı arabuluculuk tamamlandıktan sonra sırf adres bilinmediği için ortaklığın giderilmesi talebi ortadan kalkmaz. Ancak adresi bilinmeyen paydaş süreç dışında bırakılamaz. Önce mevcut iletişim ve adres kayıtları değerlendirilir; mahkeme aşamasında kanundaki adres araştırması yolları tüketildikten sonra şartları varsa ilanen tebligata başvurulabilir.
- Ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.
- “Adresini bilmiyorum” demek ile Tebligat Kanunu bakımından “adresi meçhul” sayılmak aynı şey değildir.
- Bilinen son adres ve adres kayıt sistemi verileri değerlendirilmeden doğrudan ilanen tebligata geçilmez.
- Adres araştırması sonuçsuz kalırsa Tebligat Kanunu’nun 28 ve devamı maddeleri uyarınca ilanen tebligat mümkün olabilir.
Paydaşın Adresi Bilinmiyorsa Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılabilir mi?
Dava şartı arabuluculuk tamamlandıktan sonra, paydaşlardan birinin adresinin bilinmemesi tek başına ortaklığın giderilmesi davası açılmasına engel değildir. Bununla birlikte o paydaşın hukuki dinlenilme hakkı korunmalı ve usulüne uygun biçimde sürece dâhil edilmesi için gerekli tebligat işlemleri yapılmalıdır. Adres sorunu, “dava açılamaz” sonucundan çok taraf teşkili ve tebligatın nasıl sağlanacağı sorununu doğurur.
Paylı mülkiyette paylaşmayı isteme hakkının temel dayanağı Türk Medeni Kanunu m.698’dir. Paylaşmanın aynen bölüşme veya şartları oluştuğunda satış ve bedelin paylaştırılması yoluyla yapılması ise m.699’da düzenlenir. Miras ortaklığında paylaşma talebi bakımından TMK m.642 ayrıca önem taşır.
Dava Açmadan Önce Arabuluculukta Adres Sorunu Nasıl Ele Alınır?
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B kapsamında dava şartı arabuluculuğa tabidir. Bu düzenlemenin dava şartına ilişkin kısmı 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Karşı tarafın adresinin başvurucu tarafından bilinmemesi, arabuluculuk aşamasının doğrudan atlanabileceği anlamına gelmez. Dava şartı arabuluculuğa ilişkin düzenlemede, taraflara ait iletişim bilgilerinin büro tarafından görevlendirilen arabulucuya verilmesi; arabulucunun ihtiyaç duyduğunda araştırma yapabilmesi ve elindeki bilgilerle taraflara ulaşmaya çalışması öngörülmüştür. Taraflardan birine ulaşılamaması hâlinde arabuluculuk faaliyeti bu nedenle sona erdirilip son tutanak düzenlenebilir.
Bu nedenle paydaşın adresinin bilinmediği dosyalarda, arabuluculuk başvurusunda kişinin kimliğini ve uyuşmazlıkla bağlantısını belirlemeye yarayan mevcut bilgilerin eksiksiz sunulması önemlidir. Adres bulunamaması ile tarafın kimliğinin bilinmemesi farklı sorunlardır.
Anayasa Mahkemesi de ortaklığın giderilmesinde dava şartı arabuluculuğu incelerken bu noktaya değinmiştir. AYM’nin 27.06.2024 tarihli, E.2023/178, K.2024/125 sayılı kararında; kanunda taraflara ulaşılmasını kolaylaştıran mekanizmaların bulunduğu ve arabulucunun taraflara ulaşamaması hâlinde faaliyeti sona erdirebildiği belirtilmiştir. Kararın tam metnine Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası üzerinden ulaşılabilir.
Mahkeme Aşamasında Önce Hangi Adres Araştırılır?
7201 sayılı Tebligat Kanunu m.10 uyarınca tebligatta önce bilinen en son adres esas alınır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması hâlinde adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi, kanunun öngördüğü çerçevede önem kazanır.
Dolayısıyla paydaşın telefonuna ulaşılamaması, yıllardır görüşülmemesi veya davacının güncel adresi kişisel olarak bilmemesi tek başına ilanen tebligat sebebi değildir. Özellikle adres kayıt sisteminde bir yerleşim yeri adresi bulunup bulunmadığı ve önceki tebligat girişimlerinin sonucu dosya üzerinden değerlendirilir. Bilinen son adres ile adres kayıt sistemi arasındaki farklar hakkında ayrıca adres değişikliğinden önce gönderilen tebligat başlıklı yazıya bakılabilir.
Adresin Bilinmemesi ile Paydaşın Kimliğinin Belirsiz Olması Aynı Şey midir?
Hayır. Tapu veya başka bir hak kaydında paydaşın kimliği açıkça belli olduğu hâlde yalnız güncel adresinin bulunamaması bir tebligat problemidir. Buna karşılık kayıttaki kişinin kimliği, ölüm durumu, mirasçıları veya hak sahipliği zinciri belirsizse önce tarafın kim olduğunun belirlenmesi gerekir. İlanen tebligat, kimliği belirsiz bir hak sahibini tespit etmenin yerine geçmez.
Miras yoluyla oluşan elbirliği mülkiyetinde bu ayrım daha belirgin hâle gelebilir. Talebin hukuki niteliğine göre TMK m.642’deki mirasın paylaşılması hükümleri de gündeme gelir. Adresin bulunamaması ise hangi paylaşma hükmü uygulanırsa uygulansın, ilgili kişiye usulüne uygun bildirim yapılması gereğini ortadan kaldırmaz.
Paydaş Ne Zaman “Adresi Meçhul” Sayılır?
Tebligat Kanunu m.28, ilanen tebligata geçilebilmesi için adresin hukuken meçhul hâle gelmesini arar. Normal tebligat yöntemleriyle tebligat yapılamayan ve ikametgâhı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan kişinin adresi, kanundaki şartlar çerçevesinde meçhul kabul edilir. Tebligatı çıkaran merci, adresin belirlenmesi için gerekli gördüğü resmî veya özel kurum ve kuruluşlardan bilgi isteyebilir ve gerektiğinde kolluk aracılığıyla araştırma yaptırabilir.

Buradaki sıra önemlidir. İlan, adres araştırmasının alternatifi değildir. Aksine, adresin gerçekten tespit edilemediği ortaya çıktıktan sonra devreye girebilecek istisnai bir tebligat yöntemidir. Bu nedenle dava dilekçesine “adres bilinmiyor, ilanen tebligat yapılsın” yazılması tek başına yeterli kabul edilmemelidir; hangi kayıtların araştırıldığı ve sonucun ne olduğu dosyada somutlaşmalıdır.
İlanen Tebligat Nasıl Yapılır?
Adresin Tebligat Kanunu anlamında meçhul olduğunun belirlenmesi hâlinde, m.28 ve devamındaki kurallar çerçevesinde ilanen tebligat gündeme gelir. Güncel m.29, ilanın kanunda belirtilen gazete ve internet haber sitesi yollarıyla yapılmasını ve ayrıca Basın İlan Kurumu İlan Portalında yayımlanmasını öngörür. Tebliğ evrakı ve ilan işlemleri, tebligatı çıkaran merciin denetimindedir.
Tebligat Kanunu m.31’e göre ilanen tebliğ, kural olarak son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır. İlanen tebliğe karar veren merci gerektiğinde daha uzun bir süre belirleyebilir; ancak bu süre on beş günü geçemez. Somut dosyada süre hesabı yapılırken ilanın sayısı, son ilan tarihi ve mahkemece farklı bir süre belirlenip belirlenmediği mutlaka kontrol edilmelidir.
Adres Bilinmiyor Diye Paydaş Davanın Dışında Bırakılabilir mi?
Hayır. Adres sorunu, paydaşın uyuşmazlıktaki hukuki konumunu ortadan kaldırmaz. Ortaklığın giderilmesi kararı mülkiyet ilişkisini doğrudan etkilediğinden, dosyadaki hak sahiplerinin kim olduğunun doğru belirlenmesi ve bu kişilere usulüne uygun şekilde yargılamaya katılma imkânı verilmesi gerekir.
Bu nedenle yalnız adres değil, paydaşın hayatta olup olmadığı ve tapu ya da miras kayıtlarının güncel durumu da kontrol edilmelidir. Paydaşın öldüğü anlaşılırsa artık ölen kişiye tebligat yapılması değil, mirasçılık durumunun belirlenmesi ve doğru kişilerin davada yer almasının sağlanması gündeme gelir. Uygulamada adres araştırması ile tarafın kim olduğunun belirlenmesi birbirine karıştırıldığında süreç uzayabilir.
Adres Sorunu Davanın Görevli Mahkemesini Değiştirir mi?
Hayır. Adresi bilinmeyen paydaş bulunması, görev kuralını değiştirmez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4 uyarınca taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki ise uyuşmazlığın konusuna göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Adresi Bilinmeyen Paydaş Süreci Ne Kadar Uzatır?
Bunun için her dosyaya uygulanabilecek sabit bir süre vermek doğru değildir. Süre; adres kayıtlarında sonuç bulunup bulunmamasına, tebligatın iade edilmesine, araştırma yapılacak kurumlara, ilanen tebligat gerekip gerekmediğine, paydaşın ölü olduğunun anlaşılmasına ve mirasçıların belirlenmesine göre değişebilir.
Bu konu, ortaklığın giderilmesi yargılamasının toplam süresinden ayrı bir usul sorunudur. Tebligat ve taraf teşkili dışındaki aşamaların genel çerçevesi için ortaklığın giderilmesi davasının süresi hakkındaki yazı incelenebilir. Ancak hiçbir süre tahmini somut dosyanın mahkeme iş yükünü, tebligat girişimlerini ve olası kanun yolu aşamalarını önceden kesinleştirmez.
Dosyada Hangi Belgeler ve Kayıtlar Kontrol Edilmelidir?
Adres problemi bulunan bir ortaklığın giderilmesi dosyasında özellikle şu kayıtlar önem taşır:
- Güncel tapu veya diğer hak sahipliği kayıtları,
- Paydaşın bilinen son adresine ilişkin mevcut belgeler,
- Adres kayıt sistemi sonucuna ilişkin dosya kayıtları,
- İade edilen tebligat zarfları ve tebliğ mazbataları,
- Mahkemenin veya ilgili merciin adres araştırmasına ilişkin müzekkere ve cevapları,
- Paydaşın öldüğüne dair kayıt varsa mirasçılık belgesi ve mirasçı bilgileri,
- Dava şartı arabuluculuk son tutanağı,
- İlanen tebligata karar verilmişse ilan kararı, yayımlama kayıtları ve tebliğ tarihinin hesabına esas belgeler.
Ortak taşınmazın bir paydaş tarafından tek başına kullanılması gibi ayrı bir uyuşmazlık da bulunuyorsa, ortaklığın giderilmesi ile kullanım tazminatı aynı hukuki mesele değildir. Bu ayrım için miras kalan evde oturan paydaşa ilişkin ecrimisil yazısı ayrıca değerlendirilebilir.
En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
1. Davacının adresi bilmemesini doğrudan “adres meçhul” kabul etmek
Kişisel olarak adresi bilmemek, kanundaki adres araştırmasının sonuçsuz kaldığı anlamına gelmez. Bilinen son adres, adres kayıt sistemi ve mahkemenin yaptıracağı araştırmalar ayrı ayrı ele alınır.
2. Adres araştırması yapılmadan ilanen tebligata yönelmek
İlanen tebligat son çare niteliğindedir. Kanundaki araştırma basamakları tüketilmeden ilan yoluna gidilmesi, tebligatın usulüne ilişkin ciddi bir tartışma doğurabilir.
3. Ölen paydaşa tebligat çıkarmaya devam etmek
Ölüm hâlinde sorun artık yalnız adres değildir. Hak sahiplerinin kim olduğu belirlenmeli ve yargılama doğru kişilerle yürütülmelidir.
4. Arabuluculuğu adres bilinmediği gerekçesiyle atlamak
Ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk kuralı, sırf karşı tarafın adresi başvurucu tarafından bilinmediği için ortadan kalkmaz. Arabuluculuk bürosu ve arabulucunun kanunda öngörülen iletişim araştırması mekanizmaları işletilir.
5. İlan tarihini tebliğ tarihi sanmak
İlanın yayımlandığı tarih ile tebliğin yapılmış sayıldığı tarih aynı olmayabilir. Tebligat Kanunu m.31’deki süre ve mahkemenin daha uzun bir süre belirleyip belirlemediği kontrol edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bir Hissedarın Adresi Bilinmiyorsa İzale-i Şüyu Davası Reddedilir mi?
Sırf adres bilinmediği için davanın reddedileceği söylenemez. Asıl mesele, paydaşın kimliğinin doğru belirlenmesi ve kanuna uygun tebligat yöntemleriyle yargılamaya katılma imkânının sağlanmasıdır.
MERNİS Adresi Varsa İlanen Tebligat Yapılır mı?
Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi bulunması hâlinde öncelikle bu kayıtla bağlantılı tebligat kuralları değerlendirilir. İlanen tebligat, yalnız davacının fiilî adresi bilmemesine dayanılarak ilk seçenek hâline gelmez.
Mahkeme Paydaşın Adresini Kendisi Araştırır mı?
Tebligat Kanunu m.28, tebligatı çıkaran mercie adresin belirlenmesi amacıyla gerekli gördüğü kurum ve kuruluşlardan bilgi isteme ve gerektiğinde kolluk aracılığıyla araştırma yaptırma imkânı tanır. Hangi araştırmaların gerektiği dosyanın özelliklerine göre belirlenir.
İlanen Tebligattan Kaç Gün Sonra Tebliğ Yapılmış Sayılır?
Kural olarak son ilan tarihinden yedi gün sonra tebliğ yapılmış sayılır. İlanen tebliğe karar veren merci daha uzun bir süre belirleyebilir; bu süre on beş günü geçemez.
Adresi Bilinmeyen Paydaş Ölmüşse Ne Olur?
Önce ölüm ve mirasçılık durumu netleştirilir. Ölen kişiye tebligat yapılmasıyla yetinilemez; hak sahiplerinin belirlenmesi ve yargılamanın doğru taraflarla yürütülmesi gerekir.
Paydaşın Adresini Bulmak Davacının Tek Başına Görevi midir?
Davacı elindeki doğru bilgileri sunmalıdır. Bununla birlikte tebligat sürecinde adres kayıt sistemi, mahkemece istenen kurum kayıtları ve Tebligat Kanunu’ndaki araştırma mekanizmaları da rol oynar. Somut dosyada hangi araştırmanın yeterli olduğu ayrıca değerlendirilir.
Son Değerlendirme
Ortaklığın giderilmesinde paydaşlardan birinin adresinin bilinmemesi, ortaklığın sona erdirilmesi hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak usulün güvenliği bakımından adres araştırması atlanamaz. Önce dava şartı arabuluculuk süreci işletilir; dava aşamasında bilinen son adres ve adres kayıt sistemi değerlendirilir; gerekli araştırmalar sonuç vermediğinde ise kanuni şartları varsa ilanen tebligat uygulanabilir.
Adres sorunu ile tarafın kimliği sorunu birbirinden ayrılmalıdır. Özellikle ölen paydaş, eksik mirasçılık kaydı veya usulsüz tebligat ihtimali varsa, işlem sırası dosya belgeleri üzerinden yeniden kurulmalıdır. Somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir. Kişisel değerlendirme için bir avukattan hukuki destek alınması gerekir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.
Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK Yayınlanma Tarihi: 07.08.2026 Son Güncellenme Tarihi: 07.08.2026

