mükerrirlere özgü infaz rejimi

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi: Tek ve Çift Mükerrirler İçin A’dan Z’ye Ceza İnfaz Rehberi (2025 Güncel)

Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi ile 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 108. maddesinin yasal zeminini oluşturduğu mükerrirlere özgü infaz rejimi, ülkemizde hem en çok merak edilen hem de en yanlış bilinen konuların başında gelmektedir. 

Ceza hukukunda mükerrirlere özgü infaz rejimi etkisini, yargılama sürecinden daha çok cezanın kesinleşip infaza geçildiği aşamada gösterir. Bir hükümlünün mükerrir sayılması, cezaevinde kalacağı süreyi ve tahliye tarihini baştan aşağı değiştirir. 

Halk arasında 10. yargı paketi olarak da bilinen 7550 sayılı kanun ile birlikte infaz kanunda yapılan değişiklikler, çift mükerrir olan kişiler için adeta devrim niteliğinde olmuştur. Cezalarının tamamını (4/4) kapalı ceza infaz kurumlarında yatmak zorunda kalan çift mükerrirlere artık; açık cezaevine ayrılma, denetimli serbestliğe ayrılma ve koşullu salıverilme yolu açılmıştır.

Bu kapsamlı rehberimizde, hem tek mükerrirler hem de çift mükerrirler için infazdaki hesaplamaların nasıl yapıldığını, yatarlarının ne olacağını ve 10. yargı paketi ile birlikte gelen yeni düzenlemelerin getirdiği avantajları en ufak detayına kadar inceleyeceğiz.

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Nedir?

Kanun koyucu, ilk defa suça karışan birisi ile, daha önceden adli sicil kaydı olan birini aynı kefeye koymamıştır. Mükerrir kişiler için mükerrirlere özgü infaz rejimi adı verilen ve daha katı kurallara sahip ayrı bir infaz sistemi uygulanır.

Mükerrirlere özgü infaz rejiminin temel sonuçları şunlardır:

  • Koşullu salıverilme oranları daha ağırdır: İstisna suçlar dışında infaz oranları ½ iken, tek mükerrirlere ⅔, çift mükerrirlere ise ¾ olarak uygulanır.
  • Daha uzun süre kapalı ceza infaz kurumunda yatılır.
  • Açık cezaevine daha geç ayrılırlar.
  • Denetimli serbestliğe ayrılabilmeleri için geçmesi gereken süre daha uzundur.

mükerrilere özgü infaz rejimi

Tekerrürün Tespiti ve Mahkeme Kararında Gösterilmesi

Bir kişinin cezasının infazı aşamasında mükerrer olarak sayılabilmesi için mahkemenin vermiş olduğu gerekçeli kararda, Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinin uygulandığının açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Bilgi notu: Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 58. maddesinin ne olduğu, tekerrür uygulamasının nasıl yürütüleceğinin ve 3-5 yıllık süre sınırları hakkında temel bilgileri Tekerrür Nedir? TCK 58 ve Mükerrirlik (2025) başlıklı makalemizde detaylıca anlattık. Mükerrirlere özgü infaz rejimi hakkında detaylı bir bilgi arayışında isenız muhakkak göz atmanızı öneririz.

İnfaz edilecek cezaya ilişkin olarak verilmiş gerekçeli mahkeme kararında; “mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” şeklinde bir ibare var ise bu yazımız ve aşağıdaki örnek hesaplamalar sizin için oldukça önem arz etmektedir. 

Tek Mükerrirler Hakkında Uygulanacak İnfaz Rejimi (2/3 kuralı)

Eğer bir hükümlü hakkında ilk defa tekerrür hükümleri uygulanıyor ise bu hükümlü kişiye “Tek mükerrir” denir.

Tek Mükerrirler İçin Koşullu Salıverilme Oranı Nedir?

İnfaz Kanunu’nun 108/1-d maddesi uyarınca, mahkumlar; Süreli hapis cezasının üçte ikisinin, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. 

Tek Mükerrirler İçin Örnek Hesaplama:

  • Hapis Cezası: Hırsızlıktan kaynaklı olarak 12 Yıl
  • Normal İnfaz Rejimi: 6 yıl sonra koşullu salıverilir
  • Tek Mükerrir İçin İnfaz Rejimi: 8 yıl sonra koşullu salıverilir

Örnekteki tek tekerrür mahkum, 12 yıllık hapis cezasının 7 yılını (2020 nisan sonrası suçlar için 1 yıl denetimli serbestlik uygulanır) infaz kurumunda geçirdikten sonra koşullu salıverilecektir.

Çift Mükerrirler Hakkında Uygulanacak İnfaz Rejimi (3/4 Kuralı)

Çift mükerrir olan kişiler cezalarını çok uzun süre boyunca 4/4 şeklinde kapalı ceza infaz kurumlarında yattılar. Ancak son kanun değişiklikleri ile bu durum değişti.

Çift Mükerrirler Hakkında Uygulanan Eski İnfaz Rejimi (4/4)

Eskiden, ikinci defa mükerrir olan mahkumlar cezalarının tamamını (4/4) kapalı ceza infaz kurumlarında geçiriyorlardı ve bu kişilerin; koşullu salıverilme, açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlikten faydalanma gibi hakları yoktu.

YENİ DÜZENLEME: 3/4 Koşullu Salıverilme Oranı

10. yargı paketi olarak da bilinen 10. yargı paketi ile İnfaz Kanunu’nun 108. maddesinin 3. fıkrasında önemli bir değişikliğe gidildi. Artık çift mükerrir olan hükümlüler, süreli hapis cezalarının dörtte üçünü (3/4) çektikten sonra koşullu salıverilmeden yararlanabilecekler.

Detaylı Analiz: Bu yasa değişikliğinin hukuki arka planı ve İnfaz Kanunu 108. maddedeki değişimi incelemek için İnfaz Kanunu 108. Madde: Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi (2025) başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Çift Mükerrirler İçin Karşılaştırmalı Hesaplama Tablosu

Aşağıdaki tabloda, 20 yıl hapis cezası alan bir çift mükerrir mahkumun durumu incelenmiştir:

Durum Ceza Miktarı İnfaz Oranı Cezaevinde Geçecek Süre Kazanç
Eski Yasa 20 Yıl 4/4 (Tamamı) 20 Yıl
YENİ YASA (10. Yargı P.) 20 Yıl 3/4 15 Yıl 5 Yıl Erken Tahliye

Tabloda açıkça görüleceği üzere, yeni düzenleme ile hükümlüler özgürlüklerine çok daha erken kavuşmaktadırlar.

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminde Denetimli Serbestlik Uygulaması

10. Yargı paketi öncesi eski uygulamamızda çift mükerrir olan kişiler denetimli serbestlikten faydalanamıyordu. Lakin başta çift mükerrirler olmak üzere durum başlı başına değişti.

İstisnai durumlar hariç olmak üzere şu an yürürlükte bulunan infaz mevzuatımızın ana kuralı; 14.04.2020 tarihinden sonra işlenen suçlar açısından gerekli şartları sağlayan herkes, 1 yıllık denetimli serbestlik süresinden faydalanabilir. Buna çift mükerrir olan mahkumlar da dahildir. 

İnfaz Kanunu madde 105/A uyarınca, denetimli serbestliğe ayrılabilmek için gereken şartlar ise şu şekildedir: Açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitim evinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir.

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimine İlişkin Yargıtay Kararları (2025 Güncel)

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2025/10352 E., 2025/17108 K. ve 02.10.2025 T.): 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından “5275 sayılı kanunun 108/3.maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına,” ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir.”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2023/12647 E. 2025/16968 K. ve 01.10.2025 T.): “04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2025/10308 E. 2025/17058 K ve 01.10.2025 T.): “04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2023/10586 E. 2025/15662 K. ve 17.09.2025 T.): “04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2023/9402 E. 2025/15645 K ve 17.09.2025 T.): “04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık … hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2023/6708 E. 2025/15151 K. 11.09.2025 T.): “04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından “5271 sayılı yasanın 108/3. maddesi gereğince sanık hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması söz konusu olduğundan, hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanamayacağına,” ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2023/327 E. 2025/299 K ve 25.06.2025 T.): “TCK’nın 58. maddesi uyarınca önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi şartını aramadığı hâlde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi durumunda tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.”

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2024/7676 E. 2025/9319 K. ve 02.10.2025 T.): “Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun’la getirilen 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırıdır.”

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

2025’te çift mükerrir yatarı kaç oldu?

Süreli hapis cezalarında çift mükerrirlerin koşullu salıverilme oranı 3/4 şeklindedir, örneğin 20 yıl alan çift tekerrür bir mahkum 15 yılın ardından koşullu salıverilir 10. yargı paketi öncesi bu mümkün değildi.

10. Yargı paketi geriye yürür mü?

Evet, 10. yargı paketi olarak bilinen 7550 sayılı kanun, lehe kanun hükmünde olduğundan dolayı infazı devam eden tüm dosyalara uygulanır.

İkinci tekerrürde koşullu salıverilme var mı?

Evet, 10. yargı paketi ile birlikte yapılan değişikliklerin ardından infazının 3/4’ünü iyi halli şekilde dolduran hükümlü koşullu salıverilmeden yararlanabilir.

Adli Para Cezaları Tekerrüre Esas Alınır mı?

Evet, Türk Ceza Kanunu’nun 58/2-b maddesi uyarınca kesinleşmiş bir adli para cezası, tekerrüre esas teşkil eder, eğer kişi 3 yıl içinde yeni bir suç işlerse mükerrir sayılır. 

Tekerrür ceza artırımı mıdır?

Hayır; tekerrür cezayı arttıran bir sebep değildir, tekerrür esas itibariyle mahkumun tabi olacağı infaz rejimini değiştirir.

Sonuç ve Değerlendirme

Ceza hukuku, sadece mahkeme salonlarında verilen karardan ibaret değildir; asıl mücadele karar kesinleştikten sonra, infaz aşamasında başlar. Özellikle 2025 yılında yürürlüğe giren 10. Yargı Paketi ile birlikte gelen değişiklikler, cezaevinde fazladan geçireceğiniz yılları, ailenizle birlikte geçirmenizi sağlayabilir.

Ancak unutmamanız gereken hayati bir gerçek var: Pratikte yasalar otomatik olarak işlemez, talep ve takip gerektirir.

Özellikle çift mükerrirler için 4/4’ten 3/4’e düşen koşullu salıverilme oranı, savcılığın ve cezaevinin sistemde otomatik olarak güncellenmemiş olabilir veya yoğunluk nedeniyle gözden kaçabilir. Müddetname hesaplamalarında yapılan basit bir hata, bir insanın özgürlüğünden haksız yere 1-2 yıl çalabilir. “Nasıl olsa hesaplanmıştır” diyerek beklemek, yapılabilecek en büyük hatadır.

Neden Bir Ceza Avukatından Destek Almalısınız?

Bir mahkumiyetin ikinci tekerrür sayılıp sayılmayacağı bazen bir Yargıtay içtihadına, bazen de hükmün kesinleşme tarihi ile diğer suç tarihi arasındaki 1-2 güne bakıyor. Bir dosyada 10. yargı paketi lehe şekilde uygulanıp mahkum 4 yıl erken çıkarken, aynı cezayı almış başka bir mahkumun dosyasında infaz hâkimi “ikinci tekerrür yazmıyor” diye reddedebiliyor. Sonra itiraz süreci ve aylarca bekleme…  

Denetimli serbestlik süresi hesaplanırken düşülen indirimler, açık cezaevi geçişi, pandemi izinleri, disiplin cezaları… Bunların hepsi teknik detay ve bir tane bile yanlış yapıldığında yıllarca cezaevinde kalma riski doğabiliyor. Bu işin şakası yok.  Bir gün bile fazla yatırmak istemezsiniz. 

Bunun için ceza ve infaz hukuku alanında tecrübeli bir avukattan yardım almanızı biz BAŞBUĞ&ZANBAK HUKUK BÜROSU olarak şiddetle tavsiye ederiz.

YASAL UYARI: İşbu yazı ve internet sitesindeki diğer içerikler, avukatlık mevzuatına ve TBB Reklam Yasağı Yönetmeliğine uygun olacak şekilde hazırlanmıştır. Sadece bilgilendirme amaçlıdır, bu materyallere dayanılarak yapılacak hiçbir işlem için sorumluluk kabul edilmemektedir!