2026 Jandarma Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması: Elenme Nedenleri ve Hukuki Çözüm Rehberi
Jandarma uzman erbaş güvenlik soruşturması süreci, vatan savunmasında jandarma üniformasıyla görev almak isteyen binlerce gencin önünde geçilmesi gereken bir kritik bir aşamadır. Pek çok aday; Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yapılan alımları bir fırsat olarak görse de mülakatları, fiziki yeterlilik testlerini ve sağlık kontrollerini başarıyla geçtikten sonra içten bir tedirginlik başlar: Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması.
Pek çok uzman jandarma adayının; geçmişten kalan ve önem verilmeyen adli kayıt, geniş ailesinden uzak bir akrabasının durumu yahut sosyal medyada yaptığı “basit” bir paylaşım, ne yazık ki hayallerinin suya düşmesine sebep olabilir. Ancak geçmişte daha önce belki de binlerce defa yaşanan bu ve bunlar gibi durumlarda eleme sebebi olarak gösterilen dayanakların büyük bir çoğunluğu hukuksuzdur ve bir iptal davasının konusu edildiklerinde, uzman jandarma adayının hayalini kurduğu mesleğe geri dönmesinin önündeki engeller çoğunlukla ortadan kalkar.
Bu yazımızda, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ışığında, uzman jandarma adaylarının karşılaşabileceği tüm engelleri ve bu engellerin hukuken nasıl aşılabileceğini en ince detayına kadar açıklayacağız. Keyifli okumalar dileriz.
7315 Sayılı Kanun Işığında Jandarma Uzman Erbaş Alım Süreci
Güvenlik soruşturması, yalnızda bir GBT kontrolü ya da adli sicil ve arşiv kaydı sorgulaması değildir. 2021 yılında yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, devletin stratejik noktalarında görev alacak olan personelin sadakatinden ve güvenilirliğinden emin olmayı amaçlamaktadır.
Jandarma Genel Komutanlığı’nın, İçişleri Bakanlığına bağlı oluşu, geçmişten günümüze TSK ile olan organik bağı ve aynı zamanda kolluk kuvveti olarak da asayiş görevleri yapıyor olması sebebiyle, adaylar hakkında arşiv araştırmasına ilaveten kapsamlı bir güvenlik soruşturması yürütülür.
Arşiv Araştırması ve Güvenlik Soruşturması Arasındaki Farklar
Pek çok uzman jandarma adayı bu iki kavramı karıştırmaktadır. Ancak hukuki süreçte bu iki kavram arasında ayrım hayati önem arz etmektedir:
Arşiv Araştırması: Kişinin; adli sicil kaydının, kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, hakkında herhangi bir tahdit (kısıtlama durumu) olup olmadığının, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması), KADEK (kamu davasının açılmasının ertelenmesi) kararları ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir
Güvenlik Soruşturması: Arşiv araştırmasına ilaveten; görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.

Jandarma Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturmasında Elenme Nedenleri
Jandarma uzman erbaş adayları hakkında yürütülen güvenlik soruşturması süreçlerinde, adayların elenme nedenlerinin başında 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12. maddesi gelmektedir. Bu madde adayların güvenlik soruşturmasına ve adli sicil kayıtlarına ilişkin keskin sınırlar çizer.
Adli Sicil ve Arşiv Kayıtları (Sabıka)
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12/2. maddesi uyarınca; adli sicilinde, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148. maddesinde yazılı suçlardan (askeri personelin siyasi faaliyette bulunması) mahkûm olanların ve taksirli suçlar (dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi) hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından 30 günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olan kişiler uzman erbaş olamazlar.
Ancak şunu belirtmekte önem vardır: Bu cezalardan kaynaklı olarak uzman jandarma adaylığının sonlandırılması için cezanın kesinleşmiş olması şarttır. Kesinleşmemiş cezalar, beraat aldığınız dosyalar, idari para cezaları, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı (KADEK) düşme kararı verilen dosyalar, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) aldığınız soruşturmalar, savcılıkların soruşturmaya yer olmadığına dair kararları (SYOK) yahut çeşitli sebepler ile verilen takipsizlik kararları, kesinlikle ve kesinlikle sizin uzman jandarma adaylığından elenmenize “HUKUKEN” engel değildir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca; ana kural olarak, HAGB aslında bir hüküm değildir ve hukuki sonuç doğurmaz bu sebepten kamu hizmetine girmeye engel değildir. Ancak usulüne uygun çıkarılmış özel kanun hükümleri ile HAGB, kamu hizmetine girme önünde engel teşkil eder hale gelebilir.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12. maddesi uyarınca; cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiş olsa dahi; Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, halkı askerlikten soğutmak, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama ile zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, yalan tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurma, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, gayri tabii mukarenet, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat ve isyan suçlarından mahkum olanların uzman jandarma olmaları, tartışmalı olmak ile birlikte mümkün görünmemektedir.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununda katalog olarak sayılan suçlardan HAGB almanın kesin olarak uzman jandarmalığa engel olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu konuda gerek doktrinde gerekse başta Anayasa Mahkemesi kararları olmak üzere yargı mercilerinde görüş ayrılığı mevcuttur. Lakin idare mahkemelerinde hakim görüş olarak; katalog suçlardan HAGB almış kişilerin jandarma uzman erbaş olamayacağı görüşü benimsenmektedir.
Yukarıda belirtilen kanun maddesinde sayılan katalog suçlar dışında HAGB alan kişilerin uzman jandarma olması önünde hukuki herhangi bir engel yoktur.
Aile Bireylerinin (Anne, Baba, Kardeş, Eş) Durumu
Yürürlükteki Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. maddesinin 7. fıkrası uyarınca suçta ve cezada şahsilik ilkesi esastır. Bu sebepten ötürü kim olursa olsun, bir başkasının işlediği suçtan dolayı masum kimseler suçlu muamelesi göremezler.
Başta Anayasamız olmak üzere mevzuatımızda; suçta ve cezada şahsilik ilkesi benimsenmiş olsa da maalesef uygulamada can sıkıcı ve gayri hukuki işlemlere sıklıkla rastlanmaktadır. Kişiler bazen uzak akrabalarından kaynaklı olarak dahi adaylık süreçlerinde elenmektedirler.
Kişinin suç ile organik bağı kurulamadığı müddetçe aynı evde yaşadığı kişilerin dahi hukuken, adli kayıtlarının bir önemi bulunmamaktadır.
İstihbari Notlar ve Sosyal Çevre Araştırması
Yargı kararı ile desteklenmediği sürece dosyanıza giren ve aleyhinize olan hiç bir istihbari notun/raporun önemi bulunmamaktadır. Danıştay’ın yerleşik içtihadı uyarınca mahkeme kararı ile desteklenmeyen salt istihbari notlar, hükme esas teşkil etmez ve kişi hakkında olumsuz işlem tesis edilmesinin gerekçesi olamaz.
Benzer şekilde kişilerin akıllarına çok fazla takılan; otel, pansiyon ve günübirlik ev kayıtları da hukuken uzman jandarma erbaş olmanıza engel teşkil etmemektedir.
Sosyal Medya İncelemesi ve Dijital Güvenlik Soruşturması
Yapay zekanın da gelişmesiyle birlikte idareler, adayların sadakat ve güvenilirliğini ölçerken sosyal medya hesaplarını bir açık kaynak istihbaratı aracı olarak sıklıkla kullanmaktadır. Ancak bu inceleme, adayların özel hayatın gizliliği ve ifade özgürlüğü haklarıyla fazlasıyla çatışmaktadır.
İstihbari Notların Hukuki Denetimi: Sosyal medyadaki bir beğeni yahut paylaşım nedeniyle verilen olumsuz güvenlik soruşturması kararları, hukuka uygun kararlar değildir.
Masumiyet Karinesi İhlali: Hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmayan, sadece sosyal medya hesapları üzerinden yapılan suçlamalar 7315 Sayılı Kanun ve Anayasa Mahkemesi içtihatları uyarınca; hukuka aykırı istihbari not niteliğindedir.
Jandarma Sağlık Yönetmeliği ve Görev Yapamaz Kararına İtiraz
Jandarma uzman erbaş adaylığı sürecinde en az güvenlik soruşturması kadar can yakan bir diğer aşama da sağlık raporu aşamasıdır. Adaylar; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı Ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği ekinde yer alan (Ek-C) Hastalık ve Arızalar Listesine göre değerlendirilir.
Elenme Nedeni Olarak En Sık Karşılaşılan Hastalıklar (Dermatoloji, Psikiyatri, Ortopedi)
Yönetmelik uyarınca uzman jandarma adaylarının A Dilimi (+) kapsamında olması şarttır. B ve D dilimleri doğrudan elenme sebebidir.
- Dermatoloji (Cilt): Yazlık kıyafetle görünen eşkal belirleyici dövmeler, faça izleri yahut psikopatik yapı izlenimi veren her türlü yara (skar) izi elenme nedenidir. Ancak tıbbi operasyon sonrası kalan dikiş izlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi sıklıkla yapılan bir idari hatadır.
- Psikiyatri: Geçmişteki uyum bozukluğu, anksiyete veya depresyon tanıları ile kullanılan antidepresan ilaçlar, yönetmelik gereği adayların en çok takıldığı noktadır. Burada önemli nokta; hastalığın üzerinden geçen süre ve mevcut iyi halin tıbbi raporla ispatıdır.
- Ortopedi: 10 derecenin üzerindeki skolyoz, düz tabanlık (pes planus) ve eklem hareket kısıtlılıkları. Yönetmelikteki fonksiyon kaybı yapmayan hafif arızalar (A dilimi) çoğu zaman hastanelerce yanlış yorumlanarak, Görev Yapamaz raporuna dönüştürülmektedir.
Hakem Hastane Süreci ve Sağlık Kurulu Raporu İptal Davası
Olumsuz bir sağlık raporu aldığınızda süreç sona ermiş sayılmaz. Sağlık raporları birer idari işlem niteliğindedir ve denetime tabidir:
- İdari İtiraz: Raporun tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde il sağlık müdürlüğüne itiraz ederek ikinci bir hastane veya gerekirse hakem hastane süreci başlatılmalıdır.
- İptal Davası: Hakem hastanenin de olumsuz karar vermesi durumunda, bu nihai işleme karşı 60 gün İdare Mahkemelerinde dava açılmalıdır.
- Bağımsız Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme sürecinde, idarenin sevk ettiği hastane raporuna ilaveten,, Üniversite Hastanelerinden alınacak bağımsız bir bilirkişi (uzman) raporu ile adaylığa engel bir durumun olmadığı ispatlanabilir.
Elenen Adaylar İçin Hukuki Yol Haritası: İptal Davası Nasıl Açılır?
Uzman jandarma adaylık sürecinde mülakatları ve tüm diğer aşamaları başarıyla geçmenize rağmen, güvenlik soruşturması veya sağlık kurulu raporu nedeniyle adaylığınızın sonlandırılması, sürecin tamamen olumsuz olarak bittiği anlamına gelmez. Bu aşamada verilen kararlar birer idari işlemdir ve Anayasa Md. 125 uyarınca idarenin her türlü işlemine karşı yargı yolu açıktır. Eğer elenme gerekçeniz somut bir delile dayanmıyorsa, masumiyet karinesini ihlal ediyorsa veya sağlık yönetmeliğindeki kriterler hatalı yorumlanmışsa, hakkınızı, idare mahkemesinde açacağınız bir iptal davası ile aramanız mümkündür. Açacağınız bu iptal davası, idarenin tesis ettiği hukuka aykırı işlemin, hukuk aleminden tamamen silinmesini ve sizin adaylık sürecine kaldığınız yerden devam etmenizi sağlayacaktır.
60 Günlük Hak Düşürücü Süre: Sürenin Başlangıcı
İdari yargıda süreler oldukça katıdır ve süre takibinin savsaklanması telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açabilir. Uzman jandarma adaylığınızın olumsuz sonuçlandığını öğrendiğiniz andan itibaren (genellikle e-devlet üzerinden yazılı bildirilir) genel dava açma süreniz 60 gündür. Bu süre hak düşürücü bir süredir, yani bu süre geçtikten sonra açtığınız dava ne kadar haklı olursa olsun mahkeme tarafından reddedilecektir.
Peki, bu 60 günlük süre tam olarak ne zaman başlar? Uygulamada en çok yapılan hata, eski usul fiziki bir tebligatın kapıya gelmesini beklemektir. Ancak günümüzde birçok kamu alımının sonucu e-Devlet üzerinden veya kurumun resmi internet sayfasından ilan edilmektedir. Yargı kararları, adayın sonucunu sisteme girip öğrendiği anı tebliğ tarihi olarak kabul etmektedir. Bu nedenle, elendiğinizi sistem üzerinden gördüğünüz an, 60 günlük sürenin işlemeye başladığını varsaymak en güvenli yoldur. Eğer idare size yazılı bir tebligat göndermişse, bu sefer imza karşılığı tebligatı aldığınız gün, sürenin başlangıcı olacaktır.. Her halükarda, belirsizliğe yer bırakmamak adına, elenme bilgisini aldığınız ilk an ile birlikte hukuki süreci başlatmak hayati önem taşır.
Yürütmeyi Durdurma (YD) Talebinin Önemi
İptal davaları doğaları gereği uzun sürebilmektedir. İptal davasının bir yıl veya daha fazla sürmesi, eğitim birliğine katılma ve görev başı yapma hayallerinizin ertelenmesi anlamına gelebilir. İşte bu noktada yürütmeyi durdurma müessesesi devreye girer. Yürütmeyi durdurma, mahkemenin davanın sonucunu beklemeden, idarenin verdiği eleme kararını geçici olarak durdurmasıdır.
Mahkemenin bu kararı verebilmesi için iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğacak olması. Örneğin, güvenlik soruşturmanız sadece uzak bir akrabanızın adli sicili nedeniyle olumsuz geldiyse, bu durum suçun şahsiliği ilkesine açıkça aykırıdır. Mahkeme bu aykırılığı gördüğünde yürütmeyi durdurma kararı vererek sizin eğitim sürecine dahil olmanızı sağlayabilir. Bu sayede dava sürecini devam ederken siz göreve başlama imkanı bulabilirsiniz. YD talebi olmayan bir dava, kazanılsa dahi aradan geçen uzun zaman dilimi nedeniyle hak kayıplarına yol açabilir.
Göreve İade Sonrası Geriye Dönük Hakların Alınması
Hukuk mücadelesini kazanıp iptal kararı aldığınızda, idare mahkemesi aslında şu kararı verir: Bu aday hiç elenmemiş olmalıydı. İptal kararları, işlemin tesis edildiği ilk ana/geçmişe yürür. Yani mahkeme kararıyla adaylığınız tekrar geçerli hale geldiğinde, sizinle birlikte mülakatı kazanan dönem arkadaşlarınızın göreve başladığı tarihten, sizin mahkeme kararıyla göreve başladığınız tarihe kadar geçen süre bir boşluk olarak kabul edilmez.
Bu süreçte mahrum kaldığınız maaşlar, ek ödemeler, tayın bedelleri ve diğer tüm özlük hakları size toplu olarak ve faizi ile birlikte ödenmelidir. Ayrıca bu sürenin rütbe bekleme ve kademe ilerlemesinden de sayılması gerekmektedir. Göreve iade davası sadece bir işe dönüş davası değil, aynı zamanda mülkiyet hakkınızın ve mesleki itibarınızın da iadesi davasıdır. Mahkeme kararı sonrasında idarenin bu hakları kendiliğinden ödemesi gerekse de, dava dilekçesinde bu maddi kayıpların tazmini talebinin de yer alması, sürecin eksiksiz tamamlanmasını sağlar. Sonuç olarak, hukuka aykırı bir kararla kesintiye uğrayan kariyeriniz, yargı denetimi sayesinde maddi ve manevi olarak kaldığı yerden devam edecektir.
Göreve iade edildiği halde 14 ay boşta geçirdiği süreye ilişkin olarak maaşlarını alamayan astsubay adayı hakkında, (Narin Nihal Parlak [1. B.], B. No: 2019/16487, 3/3/2022, § …) künyeli Anayasa Mahkemesi kararı önemli bir emsal teşkil etmektedir.
Suç Tiplerine Göre Güvenlik Soruşturması Analizi
Uzman jandarma alımlarında, adayların adli geçmişi, 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve 7315 Sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kapsamında oldukça sıkı bir denetime tabi tutulur. Kanun koyucu, bazı suç tiplerini kesin engel olarak tanımlarken, bazı durumlarda ise ceza süresine veya suçun niteliğine göre idareye bir değerlendirme marjı, takdir alanı bırakmıştır. Ancak uygulamada, idarenin bu değerlendirme yetkisini kimi zaman masumiyet karinesini zedeleyecek şekilde geniş kullandığı görülmektedir. Aşağıdaki tablo, alım şartları ve güncel yargı içtihatları doğrultusunda suç tiplerinin adaylığa etkisini özetlemektedir:
Yüz kızartıcı suçlar olarak adlandırılan ve katalog halde verilen; hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet ve sahtecilik gibi fiillerde kanun oldukça katıdır. Bu suçlardan dolayı verilen mahkumiyet kararları, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa veya genel yahut özel af çıksa dahi uzman erbaş adaylığı için mutlak engel teşkil eder. İdare bu kayıtları doğrudan eleme gerekçesi yapacaktır.
Kasten yaralama, hakaret veya tehdit gibi suçlarda ise belirleyici olan genellikle ceza süresi ve suçun işleniş biçimidir. 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu uyarınca,taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların istihdam edilmesi mümkün değildir.
Uyuşturucu madde suçları, Jandarma Genel Komutanlığının kurumsal yapısı gereği en hassas yaklaşılan alanlardandır. Uyuşturucu madde ticareti yapmak bir yana, sadece kullanma suçundan dolayı hakkında adli işlem yapılan bir adayın güvenlik soruşturmasından olumlu geçmesi oldukça güçtür. Taksirli suçlar ise kasıtlı bir irade içermediği için kural olarak engel teşkil etmez. Örneğin, ölümlü veya yaralanmalı bir trafik kazası sonucu alınan cezalar, adaylığın devamına engel teşkil etmez. Her halükarda, adli sicilinde kayıt bulunan adayların, bu kaydın hukuki niteliğini doğru analiz etmesi ve haksız elemelerde idari yargı yoluna başvurması, en sağlıklı yaklaşımdır.
Jandarma Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Süreci Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Güvenlik soruşturması olumsuz gelirse ne kadar sürede dava açılmalıdır?
Güvenlik soruşturması sonucunun size tebliğ edilmesinden veya e-Devlet üzerinden elendiğinizi öğrendiğiniz tarihten itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü olup, kaçırılması durumunda dava açma hakkı kaybolur.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) uzman erbaşlığa engel mi?
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu uyarınca; Belirli yüz kızartıcı suç tiplerinde (hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet vb.) HAGB kararı verilmiş olması elenme sebebidir. Ancak bu durumun hukuki sınırları İdare Mahkemesi kararlarıyla her vakada ayrıca değerlendirilir.
Babamın veya kardeşimin sabıkası benim uzman erbaş olmamı engeller mi?
Anayasa ve Ceza Hukukunun temel ilkesi olan suçun ve cezanın şahsiliği ilkesi gereği, aile bireylerinin adli sicil kayıtları doğrudan elenme gerekçesi yapılamaz. Uygulamada bu sebeple yapılan elemeler hukuka aykırıdır ve iptal davası ile geri dönüş yolu açıktır.
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ne kadar sürer?
Süreç kanunen 60 iş günü içerisinde tamamlanmak durumundadır. Ancak Jandarma Genel Komutanlığı’nın aday yoğunluğu ve güvenlik birimlerinin tahkikat hızı bu süreyi bir nebze uzatabilmektedir.
Hakkımda devam eden bir dava (derdest dosya) varken uzman erbaş olabilir miyim?
Devam eden davalar masumiyet karinesi altındadır. Ancak devam eden dosyalar uygulamada genellikle, güvenlik soruşturmasının bekletilmesi veya olumsuz sonuçlanması ile neticelenir. Bu durumda profesyonel hukuki destekle dava açmak en doğru tercih olacaktır.
Otel veya pansiyon kayıtları (günübirlik ev) elenme sebebi midir?
Tek başına otel kaydı elenme sebebi olamaz. Ancak istihbari not olarak düşülen kayıtlar, fuhuş yapılan mekanlarda bulunma veya terör iltisaklı kişilerle aynı anda konaklama gibi durumlar soruşturmayı olumsuz etkileyebilir. Hukuki yardım almak bu tarz durumlarda hayati önem arz etmektedir.
Sosyal medya paylaşımları güvenlik soruşturmasında incelenir mi?
Evet, sosyal medya taramaları soruşturmanın en kritik aşamalarından biridir. Aday tarafından devlet büyüklerine hakaret, terör örgütü sembolleri paylaşma veya kamu düzenini bozan radikal paylaşımlar yapılıp yapılmadığı incelenmektedir. Ancak bu incelemenin hukuki boyutu tartışmalıdır.
Adli sicil kaydımı sildirirsem güvenlik soruşturmasından geçer miyim?
Adli sicil kaydının silinmesi arşiv kaydının silindiği anlamına gelmez. Güvenlik soruşturmasında arşiv kayıtları da incelenir. Kaydın silinmiş olması olumlu bir durum olsa da, suçun niteliği ve alınan cezasının süresi önem arz etmektedir.
Uzman erbaş mülakatını geçtim, güvenlik soruşturmasında neden elendim?
Mülakat sizin fiziki ve sözel yeteneğinizi ölçer. Güvenlik soruşturması ise adli durumunuzu ve kamuda istihdam edilmeye uygunluğunuzu ölçer. Mülakatı geçmek, soruşturmanın da olumlu geleceği garantisini vermez.
Yürütmeyi Durdurma (YD) kararı nedir ve neden önemlidir?
İptal davası açarken talep edilen Yürütmeyi Durdurma ve bunun neticesinde mahkemenin YD kararı vermesi, bu işlem açıkça hukuka aykırı ve telafisi güç zararlar doğurabilir anlamına gelmektedir. YD kararı alınması, adayın dava bitmeden eğitime veya göreve dönmesini sağlayabilir.
18 yaşından önce işlenen suçlar uzman erbaşlığa engel mi?
Çocuk mahkemelerinde verilen kararlar ve 18 yaş altı adli kayıtlar, kural olarak memuriyete engel teşkil etmemelidir. Ancak suçun niteliği (terör, cinsel istismar vb.) idare tarafından elenme gerekçesi yapılabilmektedir.
FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle elenen aday ne yapmalı?
Hiçbir somut delil (Bank Asya, Bylock, okul vb.) olmaksızın sadece kurum kanaati veya istihbari not ile irtibat ve iltisak sebebi ile yapılan elemeler yargıdan dönmektedir. Kişinin kendisiyle ilgili somut veri yoksa mutlaka dava açılmalıdır.
Sağlık raporu nedeniyle elenmekle güvenlik soruşturması elenmesi aynı şey mi?
Hayır, sağlık raporuna itiraz süreci farklı (hakem hastane), güvenlik soruşturmasına itiraz süreci farklıdır (İdare Mahkemesi). Ancak her iki durumda da hukuki süreç başlatılabilir.
İptal davasını kazanırsam geriye dönük maaşımı alabilir miyim?
Evet, davayı kazandığınızda işlemin tesisi tarihinden itibaren mahrum kaldığınız tüm maddi ve özlük hakların (maaş, tazminat, kıdem) tarafınıza ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Güvenlik soruşturması davası için avukat tutmak zorunlu mu?
Kanunen zorunlu değildir ancak İdare Hukuku oldukça teknik ve şekil şartlarına bağlı bir alandır. Süreler, yanlış yerlere başvuru veya eksik savunma yapılması durumunda davanın reddedilme riski yüksektir; bu nedenle deneyimli bir avukatla çalışmak hayati önem taşır.
Yazar: Av. Batuhan Can ZANBAK ◊ Yayın Tarihi: 20.01.2026 ◊ Son Güncellenme Tarihi: 20.01.2026

