İnfaz Hâkimliği Şikâyeti: Cezaevi İşlemlerine Karşı Başvuru Rehberi

  • İnfaz hâkimliği şikâyeti, ceza infaz kurumundaki işlem, faaliyet, disiplin cezası veya infaza ilişkin bazı kararlara karşı kullanılan yargısal denetim yoludur.
  • Genel süre, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün; her hâlde işlemin yapıldığı tarihten itibaren 30 gündür.
  • Başvuru doğrudan infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da iletilebilir.
  • İnfaz hâkimliği kararına karşı, güncel düzenlemeye göre tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz yolu gündeme gelebilir.

Cezaevinde bulunan bir yakını hakkında disiplin cezası, nakil, açık cezaevine ayrılma, ziyaret, haberleşme, sağlık veya infaz hesabı ile ilgili bir işlem yapılmış olabilir. Bu durumda en çok karıştırılan konu, başvurunun nereye ve hangi süre içinde yapılacağıdır. İnfaz hâkimliği şikâyeti, bu tür işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olup olmadığının denetlenmesi için kullanılan başvuru yoludur.

Bu yazı, infaz hâkimliği şikâyeti hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda süre, başvuru hakkı, görevli merci ve dilekçeye eklenecek belgeler dosyadaki tarihlere göre değişebilir.

İnfaz Hâkimliği Şikâyeti Nedir?

İnfaz hâkimliği şikâyeti, ceza infaz kurumu veya tutukevinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan bazı işlem ve faaliyetlerin hukuka uygunluğunu denetleyen başvuru yoludur. Ayrıca Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin bazı kararları da bu kapsamda incelenebilir. 

infaz hakimliği şikayet süreci

Burada infaz hâkimi, cezaevi idaresinin yerine geçerek her konuda yeni bir idari karar veren makam değildir. Temel işlev, şikâyet edilen karar, işlem veya faaliyetin kanuna ve ilgili mevzuata uygun olup olmadığını değerlendirmektir. Uygulamada bu ayrım önemlidir. Çünkü başvuruda hangi işlemin şikâyet edildiği açıkça gösterilmezse dilekçenin esası incelenmeden reddedilmesi riski doğabilir.

Hangi Cezaevi İşlemleri İçin İnfaz Hâkimliğine Başvurulabilir?

İnfaz hâkimliğinin görev alanı geniş görünse de sınırsız değildir. Kanunda, hükümlü ve tutukluların kuruma kabulü, yerleştirilmesi, barınması, beslenmesi, sağlık hizmetlerinden yararlanması, dış dünya ile ilişkisi ve çalıştırılması gibi işlem veya faaliyetler sayılmıştır. Ayrıca cezanın infazı, açık cezaevine ayrılma, izin, sevk, nakil ve tahliye gibi başlıklar da infaz hâkimliği denetimiyle bağlantılıdır. 

Disiplin tedbirleri ve disiplin cezaları da önemli bir başvuru alanıdır. Örneğin haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma ya da hücreye koyma gibi cezalar, cezaevi hayatını doğrudan etkiler. 5275 sayılı Kanun, disiplin cezaları ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itirazda 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtir.

Açık cezaevi itirazı olarak aranan konular da bu çerçevede değerlendirilir. Aslında her olayda kullanılan hukuki yolun adı “itiraz” olmayabilir; bazı işlemler bakımından 4675 sayılı Kanun’daki şikâyet yolu gündeme gelir. Bu nedenle açık cezaevine ayrılma, kapalıya iade, sevk veya nakil kararlarında kararın niteliği ve tebliğ tarihi birlikte incelenmelidir.

İnfaz Hâkimliği Şikâyet Süresi Kaç Gündür?

Genel kural, karar, işlem veya faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvurulabilmesidir. Bunun yanında, işlem veya faaliyetin yapıldığı tarihten itibaren 30 günlük üst süre vardır. Başka bir ifadeyle öğrenme tarihi önemlidir; ancak her olayda işlem tarihinden itibaren geçen süre de kontrol edilmelidir. 

Süre hesabında en güvenli başlangıç noktası, tebliğ belgesi, disiplin kurulu kararı, kurum yazısı veya başvurana verilen tutanak gibi yazılı belgelerdir. Yakınların duyumu, telefon görüşmesi veya fiilî öğrenme tarihi bazı olaylarda tartışma yaratabilir. Bu nedenle dilekçede öğrenme tarihinin nasıl oluştuğu mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.

İnfaz hâkimliği kararına karşı itiraz süresi ise ayrı bir konudur. Güncel düzenlemeye göre infaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Eski kaynaklarda görülebilen “bir hafta” bilgisi, 01.06.2024 ve sonrası kararlar bakımından ayrıca kontrol edilmelidir.

UYAP, kurum kayıtları veya e-Devlet ekranlarında görülen bilgiler başvuru hazırlığında yardımcı olabilir; ancak süre hesabında tek başına ekran görüntüsüyle hareket etmek riskli olabilir. Asıl kontrol, tebliğ evrakı ve kurum yazısı üzerinden yapılmalıdır. Kayıt ile tebliğ belgesi arasında fark varsa, bu farkın neden kaynaklandığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Başvuru Nereye ve Nasıl Yapılır?

Şikâyet, dilekçe ile doğrudan infaz hâkimliğine yapılabilir. Bunun yanında Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla başvuru yapılması da mümkündür. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvuruların hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilmesi gerekir. 

Sözlü şikâyet de mümkündür; ancak sözlü başvurunun tutanağa bağlanması ve tutanağın bir suretinin başvurana verilmesi gerekir. Uygulamada belgeye bağlanmayan sözlü başvurular ispat sorunu yaratabilir. Bu nedenle başvuru tarihi, teslim alan birim ve varsa evrak kayıt numarası ayrıca önem taşır.

Kimler İnfaz Hâkimliği Şikâyet Yoluna Başvurabilir?

Şikâyet yoluna, kendisiyle ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu başvurabilir. Kanun ayrıca eş, anne, baba, ayırt etme gücüne sahip çocuk veya kardeş, müdafi, kanuni temsilci ve ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulunu da sayar. Bu sayım, özellikle cezaevinde bulunan kişinin yakını tarafından yapılan başvurularda önemlidir. 

Ancak “yakını olmak” tek başına her işlem için sınırsız başvuru hakkı anlamına gelmez. Başvuru konusu işlem, hükümlü veya tutuklunun durumuyla ilgili olmalı; başvurucunun hukuki konumu dilekçede açıkça anlaşılmalıdır. Örneğin disiplin cezası, ziyaret yasağı veya nakil işlemi bakımından başvuru hakkı ve menfaat ilişkisi ayrı ayrı değerlendirilebilir.

İnfaz Hâkimliği Dilekçesinde Hangi Bilgiler Bulunmalı?

İnfaz hâkimliği dilekçesi, uzun ve karmaşık olmak zorunda değildir. Fakat hangi işlemin şikâyet edildiği, işlemin tarihi, öğrenme veya tebliğ tarihi ve talep sonucu açık yazılmalıdır. En sık yapılan hata, genel yakınma cümleleriyle yetinmektir. “Cezaevi işlemi hukuka aykırıdır” demek tek başına yeterli olmayabilir; hangi işlemden söz edildiği gösterilmelidir.

Dilekçede genellikle şu bilgiler yer alır: hükümlü veya tutuklunun kimlik ve kurum bilgisi, başvurucunun yakınlık ya da temsil ilişkisi, şikâyet edilen karar veya işlem, öğrenme/tebliğ tarihi, hukuka aykırılık gerekçesi, talep sonucu, ek belgeler, tarih ve imza. Ekler arasında disiplin kurulu kararı, kurum yazısı, tebliğ belgesi, sağlık raporu veya önceki başvuru evrakı bulunabilir.

Hazır dilekçe örnekleri fikir verebilir; ancak her olay aynı değildir. Disiplin cezası ile açık cezaevine ayrılma talebi aynı hukuki zeminde değerlendirilmez. Aynı şekilde sağlık, haberleşme, ziyaret veya sevk-nakil konularında talep sonucu ve ek belgeler değişebilir.

Başvuruda Hangi Belgeler Öne Çıkar?

İnfaz hâkimliği incelemesinde belge düzeni önemlidir. Disiplin kurulu kararı, tebliğ tutanağı, kurum idaresine daha önce verilen dilekçe, cevap yazısı, sağlık raporu, sevk veya nakil yazısı, açık cezaevine ayrılmaya ilişkin kurul değerlendirmesi ve varsa müdafi başvuru evrakı dosyanın anlaşılmasını kolaylaştırır. Belge yoksa olayın tarihi, öğrenme şekli ve hangi kurum işleminin şikâyet edildiği daha ayrıntılı yazılmalıdır.

Ancak dilekçeye gereksiz belge eklemek de konuyu dağıtabilir. Örneğin sağlık gerekçeli bir şikâyette disiplin geçmişinin tamamını tartışmak, asıl talebin görünürlüğünü azaltabilir. Buna karşılık disiplin cezasına karşı başvuruda savunma alınıp alınmadığı, delil talebinin değerlendirilip değerlendirilmediği ve kararın gerekçesi daha merkezi olabilir. Kısacası dilekçe, olayın bütün tarihçesi değil, şikâyet edilen işlemin hukuki denetimine yardımcı olacak kısa bir dosya özeti olmalıdır.

Cezaevi Disiplin Cezasına İtiraz Nasıl Değerlendirilir?

Cezaevi disiplin cezasına itiraz aramalarında çoğu zaman kastedilen yol, 4675 sayılı Kanun kapsamında infaz hâkimliğine şikâyettir. Disiplin cezaları, hükümlünün açık cezaevine ayrılmasını, iyi hâl değerlendirmesini, iletişim ve ziyaret haklarını etkileyebilir. Bu nedenle kararın gerekçesi, tebliğ tarihi ve savunma süreci özellikle incelenmelidir.

Kanuna göre disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen delilleri değerlendirerek karar verir. Hükümlü veya tutuklu, belirli koşullarla savunmasını avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. Bu düzenleme, disiplin dosyasındaki savunma ve delil kısmını başvuru bakımından önemli hâle getirir. 

Açık Cezaevi İtirazı ve Kapalıya İade İşlemleri

Açık cezaevine ayrılma, kapalı ceza infaz kurumuna iade, sevk ve nakil kararları çoğu zaman aynı arama niyetiyle araştırılır. Fakat bu işlemlerin dayanağı ve sonucu farklı olabilir. Açık cezaevine ayrılma talebinde iyi hâl, infaz aşaması, disiplin geçmişi ve ilgili yönetmelik koşulları öne çıkarken; kapalıya iade kararında çoğu zaman disiplin, firar, kurum düzeni veya mevzuatta öngörülen başka nedenler tartışılır.

Bu nedenle “açık cezaevi itirazı” ifadesi tek başına yeterli hukuki sınıflandırma sağlamaz. Önce hangi kararın verildiği, kararın kim tarafından düzenlendiği ve hükümlüye ne zaman bildirildiği belirlenmelidir. Başvuru metninde yalnızca sonucun istenmesi değil, kararın hangi yönüyle hukuka aykırı görüldüğünün açıklanması gerekir. Uygulamada sorun genellikle burada çıkar: aile, sonucu öğrenir; ancak kararın gerekçesine ve tebliğ belgesine ulaşmadan süreyi doğru hesaplayamaz.

Şikâyet Başvurusu Cezaevi İşlemini Durdurur mu?

Şikâyet yoluna başvurulması, kural olarak verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu nokta özellikle disiplin cezası, nakil veya kapalıya iade gibi sonuç doğuran işlemlerde önemlidir. Başvuru yapılmış olması tek başına işlemin uygulanmayacağı anlamına gelmez. 

Bununla birlikte infaz hâkimi, giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ve karar, işlem ya da faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde erteleme veya durdurma kararı verebilir. Bu ifade, her başvuruda otomatik durdurma kararı verileceği anlamına gelmez. Şartların dosya özelinde gösterilmesi gerekir.

İnfaz Hâkimliği Hangi Kararları Verebilir?

İnfaz hâkimi, süre geçmişse, görev veya yetki alanı dışında bir konu varsa ya da başvuru hakkı bulunmayan kişi tarafından başvuru yapılmışsa dilekçeyi esasa girmeden reddedebilir. Başvuru başka bir yargı merciinin görev alanındaysa dosyanın o mercie gönderilmesi de gündeme gelebilir. 

Esas incelemede şikâyet yerinde görülmezse ret kararı verilir. Şikâyet haklı bulunursa, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verilebilir. Bu aşamada infaz hâkimliğinin idarenin yerine geçip yeni bir cezaevi yönetim kararı kurması beklenmez; denetim, şikâyet edilen işlem üzerinden yürür.

İnfaz Hâkimliği Kararına Karşı İtiraz Yolu

İnfaz hâkimliği kararına karşı itiraz, kararın doğru merci tarafından ve süresinde incelenmesi açısından ayrıca önemlidir. Güncel düzenlemede itiraz, tebliğden itibaren iki hafta içinde yapılır. Merci, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesidir. İnfaz hâkimi aynı mahkemenin üyesiyse itirazla ilgili karara katılamaz. 

Burada tebliğ tarihi belirleyicidir. Kararın cezaevinde hükümlü veya tutukluya ne zaman bildirildiği, yakına veya müdafiye ayrıca tebliğ yapılıp yapılmadığı ve karar örneğinin dosyada nasıl yer aldığı somut olayda kontrol edilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Öğrenme tarihi ile işlem tarihini karıştırmak.
  • Disiplin cezası kararını veya tebliğ belgesini dilekçeye eklememek.
  • Hangi işlemin şikâyet edildiğini açık yazmamak.
  • Açık cezaevi, nakil, sağlık ve disiplin konularını aynı gerekçeyle açıklamaya çalışmak.
  • İnfaz hâkimliği kararına itiraz süresinde eski kaynaklardaki bilgiyi esas almak.
  • Başvurunun işlemi otomatik durduracağını varsaymak.

Somut Olayda Neden Hukuki Değerlendirme Gerekebilir?

İnfaz hâkimliği şikâyeti basit bir dilekçe işlemi gibi görünse de çoğu dosyada tarih ve belge belirleyicidir. Disiplin cezasının türü, kararın tebliğ tarihi, açık cezaevine ayrılma koşulları, iyi hâl değerlendirmesi, sağlık raporu veya kurum yazısı sonucu değiştirebilir. Bu nedenle başvuru yolu, süre ve talep sonucu dosya özelinde değerlendirilmelidir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.

Sık Sorulan Sorular

İnfaz hâkimliği şikâyeti kaç gün içinde yapılır?

Genel süre, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 15 gündür. Her hâlde işlemin yapıldığı tarihten itibaren 30 günlük üst süre dikkate alınır.

Cezaevi disiplin cezasına itiraz nereye yapılır?

Disiplin cezaları ve tedbirlerine karşı 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır. Bu nedenle başvuru, somut kararın niteliğine göre infaz hâkimliği şikâyeti olarak gündeme gelebilir.

İnfaz hâkimliği dilekçesi cezaevi müdürlüğüne verilebilir mi?

Evet. Şikâyet doğrudan infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da iletilebilir.

Yakını cezaevinde olan kişi başvuru yapabilir mi?

Kanun, belirli yakınlara başvuru imkânı tanır. Ancak başvurunun hükümlü veya tutukluyla ilgili olması ve yakınlık/temsil ilişkisinin açıkça gösterilmesi gerekir.

Şikâyet yapılınca cezaevi işlemi otomatik durur mu?

Hayır. Şikâyet başvurusu kural olarak işlemi kendiliğinden durdurmaz; ancak kanundaki şartlar birlikte varsa erteleme veya durdurma kararı verilebilir.

İnfaz hâkimliği kararına itiraz süresi nedir?

01.06.2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından güncel süre, tebliğden itibaren iki haftadır. Tebliğ belgesi üzerinden ayrıca süre hesabı yapılmalıdır.

Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK   Yayınlanma Tarihi: 07.07.2026   Son Güncellenme Tarihi: 07.07.2026