İletişim Yasağı Varken Ortak Çocuk Hakkında Nasıl İletişim Kurulur?
- Ortak çocukla ilgili bir konu bulunması, iletişim yasağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önce tedbir kararının hüküm kısmı ve çocuk bakımından ayrıca verilmiş yaklaşmama, kişisel ilişkiyi sınırlama veya gizlilik tedbiri olup olmadığı kontrol edilmelidir.
- Doğrudan mesajlaşma açıkça serbest bırakılmamışsa WhatsApp, SMS, telefon, sosyal medya veya üçüncü kişiler üzerinden haber gönderme güvenli bir “çocuk istisnası” sayılmamalıdır.
- Geçerli bir çocukla kişisel ilişki kararı varsa süreç, şartları oluştuğunda Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ve çocuk görüşme merkezi üzerinden, taraflar karşı karşıya getirilmeden yürütülebilir.
- Çocuğun kendisi de tedbir veya gizlilik kapsamındaysa sonuç değişebilir. Kararın kapsamı tereddütlü ise kişilerin kendi yorumlarıyla hareket etmesi yerine kararı veren mahkemeden açıklık sağlanması gerekir.
İletişim Yasağı Varken Ortak Çocuk Hakkında İletişim Kurulabilir mi?
İletişim yasağı, “çocukla ilgili her mesaj serbesttir” anlamına gelen otomatik bir istisna içermez. 6284 sayılı Kanun’un güncel metni kapsamında korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya başka şekilde rahatsız etmeme tedbiri verilmişse esas olan kararın lafzı ve kapsamıdır. Çocukla kişisel ilişki, teslim, sağlık veya eğitim ihtiyacı ise ayrıca ve güvenli bir usulle yönetilmelidir.
Günlük dilde “iletişim yasağı” denilen tedbir çoğu zaman 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki, korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme tedbirini ifade eder. Aynı maddede çocukla daha önce kurulmuş kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlandırılması veya tamamen kaldırılması; gerekli görülürse çocuklara yaklaşmama gibi ayrı tedbirler de düzenlenmiştir.
Bu ayrım önemlidir. Bir ebeveyn hakkında diğer ebeveyne yönelik iletişim yasağı bulunması, çocukla kişisel ilişki kararının her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez. Buna karşılık mevcut kişisel ilişki kararı da diğer ebeveynle sınırsız ve doğrudan iletişim hakkı vermez.
Bu yazı, özellikle 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler ile ortak çocukla kişisel ilişki veya çocukla ilgili zorunlu bilgi paylaşımının kesiştiği durumları ele alır. Konunun genel çerçevesi aile hukuku içinde yer alır. Ceza soruşturması, adli kontrol, hükümlülük veya başka bir mevzuattan kaynaklanan temas yasağında ise ilgili kararın kendi kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ortak Çocuk, İletişim Yasağının Otomatik İstisnası Değildir
En sık yapılan hata, “mesaj yalnız çocukla ilgiliyse tedbir ihlal edilmiş sayılmaz” düşüncesidir. Böyle genel bir kural yoktur. Tedbir kararında korunan kişiye telefon, mesaj veya başka bir yolla temasın yasaklandığı açıkça belirtilmişse, mesajın konusunun çocuk olması tek başına doğrudan teması güvenli hâle getirmez.
Bu nedenle ilk soru “ne söylemek istiyorum?” değil, “karar hangi teması yasaklıyor ve çocuk bakımından ayrıca ne düzenliyor?” olmalıdır. Kararda belirli bir kanal veya yalnızca belirli bir amaçla iletişim açıkça mümkün bırakılmışsa, ancak o sınır içinde hareket edilmesi gerekir. Böyle bir açıklık yoksa kişi kendi kendine istisna yaratmamalıdır.

Aynı yaklaşım üçüncü kişiler için de geçerlidir. Akraba, arkadaş, yeni telefon numarası, çocuğun kendi telefonu veya sosyal medya hesabı üzerinden mesaj ulaştırmak, kararın kapsamından otomatik olarak çıkmaz. Özellikle bu yollar, yasaklanan doğrudan temasın dolaylı biçimde sürdürülmesi görüntüsü verebilir.
Tedbir Kararında Hangi Bölümler Kontrol Edilmelidir?
Ortak çocukla ilgili bir işlem yapılmadan önce kararın yalnız başlığına değil, hüküm bölümüne bakılmalıdır. Özellikle şu noktalar birlikte kontrol edilmelidir:
- Korunan kişiye yönelik iletişim araçlarıyla veya başka şekilde rahatsız etmeme tedbiri var mı?
- Korunan kişinin konutuna, okuluna, işyerine veya bulunduğu başka yerlere yaklaşmama tedbiri var mı?
- Müşterek çocuk hakkında ayrıca yaklaşmama tedbiri verilmiş mi?
- Daha önce verilmiş kişisel ilişki kararının refakatçi eşliğinde yürütülmesi, sınırlandırılması veya kaldırılması kararlaştırılmış mı?
- Çocuğun kimlik, adres veya diğer bilgilerinin gizli tutulmasına ilişkin bir tedbir var mı?
- Karar, çocukla ilgili zorunlu iletişim için belirli bir kanal, kurum veya aracı öngörüyor mu?
Bu kontrol, boşanma, velayet ve kişisel ilişki düzeni ile birlikte yapılmalıdır. Çünkü 6284 tedbiri ile kişisel ilişki kararı aynı anda mevcut olabilir; hangi kararın neyi düzenlediği somut dosyada birlikte okunmalıdır.
Doğrudan Mesajlaşma Yerine Hangi Yollar Kullanılabilir?
İletişim yasağı devam ederken en güvenli yaklaşım, kararın kendisinde izin verilen veya mevzuatta öngörülen resmî kanalları kullanmaktır. Somut dosyada uygun yol; kişisel ilişki kararının bulunup bulunmamasına, çocuğun tedbir kapsamında olup olmamasına ve gizlilik kararına göre değişir.
Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ve çocuk görüşme merkezi
Aile mahkemesinin çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilam veya tedbir kararları, bu alandaki mevzuat çerçevesinde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından; bu müdürlüğün bulunmadığı yerlerde ise Bakanlığın belirlediği hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlükleri tarafından yerine getirilir. Adalet Bakanlığının çocuk teslimi ve kişisel ilişki sürecine ilişkin resmî açıklamasında uygulamanın çocuk görüşme merkezlerinde ve çocuğun üstün yararı esas alınarak yürütüldüğü belirtilmektedir.
Adalet Bakanlığının 2025 tarihli uygulama görüşünde, müşterek çocuk lehine ayrıca uzaklaştırma kararı bulunmayan durumlarda kişisel ilişki işlemlerinin çocuk görüşme merkezlerinde taraflar karşı karşıya getirilmeden, uygun zaman aralıkları belirlenerek ve güvenlik önlemleri alınarak yürütülebileceği belirtilmektedir.
Bu mekanizma, iletişim yasağı altındaki ebeveynlerin “çocuğu teslim etmek için mutlaka yüz yüze gelmesi gerekir” varsayımının her durumda doğru olmadığını gösterir. Geçerli kişisel ilişki kararının uygulanması gerekiyorsa önce ADM süreci değerlendirilmelidir.
ŞÖNİM koordinasyonu
Gizlilik tedbirinin yalnız ebeveynlerden biri hakkında bulunduğu ve müşterek çocuğu kapsamadığı durumlarda da doğrudan adres veya konum paylaşımı yapılmamalıdır. Adalet Bakanlığının 2025 tarihli görüşü, bu senaryoda Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi görevlileri ile ADM ve aile ve sosyal hizmetler il müdürlüğü arasında koordinasyon kurularak sürecin, gizli konum ifşa edilmeden yürütülmesini öngören bir uygulama yaklaşımı ortaya koymaktadır.
Burada amaç, çocukla kişisel ilişki kararını yerine getirirken koruma tedbirinin etkisini boşa çıkarmamaktır. Bu nedenle korunan kişinin adresini, okulunu, çalışma yerini veya gizli konumunu öğrenmeye ya da paylaşmaya yönelik girişimlerden kaçınılmalıdır.
Kararı veren mahkemeden açıklık sağlanması
Tedbir kararındaki ifade, çocukla kişisel ilişkinin devam edip etmediği konusunda tereddüt yaratabilir. Özellikle çocuklara yaklaşmama tedbirinde “kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere” şeklindeki kanuni çerçevenin somut karara nasıl yansıdığı dosyadan anlaşılmıyorsa, Adalet Bakanlığının uygulama görüşü tedbiri veren mahkemeden sorularak alınacak cevaba göre işlem yapılmasını belirtmektedir.
Bu durumda güvenli yöntem, yasağı dar yorumlayıp doğrudan temas kurmak değil; hukuki belirsizliği karar merciinde gidermektir.
Avukat üzerinden özel mesaj göndermek otomatik istisna değildir
Bir avukatın bulunması, iletişim yasağını kendiliğinden dolanılabilir hâle getirmez. “Karşı tarafa şu mesajı iletin” biçimindeki özel haberleşme de tedbirin amacı ve kapsamı bakımından sorun yaratabilir. Buna karşılık mahkemeye, ADM’ye veya ilgili resmî birime usulüne uygun başvuru yapılması farklı bir işlemdir.
Bu nedenle avukatın rolü, yasaklı özel iletişimin taşıyıcısı olmak yerine kararın kapsamının değerlendirilmesi ve gerekli resmî başvuruların yapılması şeklinde kurulmalıdır.
Çocuğun Okul, Sağlık veya Acil İhtiyaçları Nasıl Bildirilir?
Çocuğun sağlık, eğitim, seyahat veya benzeri önemli bir ihtiyacı, iletişim yasağını kendiliğinden kaldırmaz. Ancak bilgi gerçekten çocuğun korunması veya mevcut bir mahkeme kararının uygulanması için gerekli olabilir. Böyle bir durumda kararın izin verdiği kanal varsa yalnız o kanal kullanılmalıdır.
Kararda kanal gösterilmemişse; okul, sağlık kuruluşu, ADM, ŞÖNİM veya somut olayın niteliğine göre mahkeme gibi kurumsal yollar değerlendirilmelidir. Burada hedef, gerekli bilgiyi çocuğun yararı için iletirken korunan kişiyle yasaklı teması yeniden kurmamaktır.
Acil bir tıbbi durum gibi gecikmenin çocuğun güvenliğini etkileyebileceği hâllerde de “acil olduğu için her türlü doğrudan temas serbesttir” şeklinde genel bir kuraldan hareket edilmemelidir. Acil sağlık hizmeti, kolluk veya ilgili kamu kurumu üzerinden gerekli işlemlerin yürütülmesi ve somut tedbir kararının gözetilmesi daha güvenli bir çerçevedir.
İzin Verilmiş Bir İletişim Kanalı Varsa Nasıl Kullanılmalıdır?
Bazı tedbir kararlarında veya sonradan verilen mahkeme kararlarında çocukla ilgili belirli konular için sınırlı bir iletişim usulü öngörülebilir. Böyle bir izin varsa iletişim, iznin kapsamını aşmamalıdır.
Mesaj yalnız çocukla ilgili somut bilgiye odaklanmalı; geçmiş ilişki, tartışma, suçlama, hakaret, barışma talebi, hesap sorma veya karşı tarafı cevap vermeye zorlayan ifadeler eklenmemelidir. Aynı bilgiyi tekrar tekrar göndermek de rahatsız etme değerlendirmesine konu olabilecek yeni bir risk yaratabilir.
Örneğin izin verilen kanal yalnız okul programı veya sağlık randevusu bilgisinin paylaşılması için öngörülmüşse, o kanalı kişisel ilişki tartışmasına dönüştürmemek gerekir. Belge paylaşılması gerekiyorsa yalnız gerekli belge ve açıklama ile yetinmek daha uygundur.
Çocuk Görüşme Merkezinde Tarafların Karşılaşması Gerekir mi?
Her durumda gerekmez. Adalet Bakanlığının 2025 tarihli uygulama görüşünde, müşterek çocuk lehine ayrıca uzaklaştırma kararı bulunmadığı senaryoda kişisel ilişki işlemlerinin çocuk görüşme merkezlerinde tarafların karşı karşıya getirilmeden, uygun zaman aralıkları ve gerekli güvenlik tedbirleriyle yürütülebileceği belirtilmiştir.
Bu, iletişim veya yaklaşmama tedbiri varken çocuk tesliminin mutlaka doğrudan ebeveynler arasında yapılması gerektiği düşüncesinin doğru olmadığını gösterir. Uygulanacak düzen yine mevcut mahkeme kararı ve ilgili ADM’nin işlem planına göre belirlenir.
Çocuğun Kendisi de Koruma veya Gizlilik Tedbirinin Kapsamındaysa Ne Olur?
Bu noktada sonuç belirgin biçimde değişebilir. Adalet Bakanlığının 2025 tarihli uygulama görüşüne göre müşterek çocuk lehine, hak sahibi ebeveyn aleyhine 6284 sayılı Kanun’un 5/1-c hükmü kapsamında yaklaşmama tedbiri verilmişse tedbir süresince kişisel ilişki kararının yerine getirilmemesi gerekir.
Çocuklara yaklaşmama tedbiri 5/1-d kapsamında kurulmuş ve kişisel ilişkiye etkisi karar metninden açıkça anlaşılamıyorsa, Bakanlığın görüşü tedbir kararını veren mahkemeden açıklama alınmasını öngörür.
Aynı görüşte, müşterek çocuk hakkında 6284 sayılı Kanun’un 8/6 hükmü uyarınca gizlilik kararı verilmişse, tedbirin koruduğu hukuki menfaat ve çocuğun üstün yararı dikkate alınarak gizlilik süresince kişisel ilişkinin yerine getirilmemesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu son husus, kanun maddesinin tek başına açıkça yazdığı bir sonuçtan ziyade Adalet Bakanlığının yayımladığı uygulama görüşünün sonucudur.
Tedbire Aykırılık Riski Neden Hafife Alınmamalıdır?
6284 sayılı Kanun’da tedbir kararına aykırılık hâlinde hâkim kararıyla zorlama hapsi uygulanabilmesi öngörülmüştür. Bu nedenle “mesajım iyi niyetliydi” veya “yalnız çocuk için yazdım” düşüncesiyle kararın açık sınırlarını test etmek güvenli değildir.
Özellikle tekrarlanan aramalar, peş peşe mesajlar, başka numaradan ulaşma, sosyal medya hesabından temas kurma veya üçüncü kişileri sürekli araya sokma; somut tedbir kararının kapsamına göre ayrıca değerlendirilir. Tedbirin hüküm kısmı açık değilse temas kurmadan önce hukuki açıklık sağlamak daha güvenlidir.
Sık Yapılan Hatalar
- Ortak çocuğu otomatik “iletişim yasağı istisnası” saymak.
- Kişisel ilişki kararını, diğer ebeveynle sınırsız mesajlaşma hakkı gibi yorumlamak.
- Akraba, arkadaş veya çocuğu mesaj taşıyıcısı olarak kullanmanın her durumda serbest olduğunu varsaymak.
- Gizlilik tedbiri varken adres, okul, işyeri veya konum bilgisini araştırmak ya da paylaşmak.
- Çocuk görüşme merkezi ve ADM mekanizmasını kullanmadan yüz yüze teslimde ısrar etmek.
- Karar belirsiz olduğu hâlde mahkemeden açıklık istemek yerine yasağı kişisel yorumla daraltmak.
- İzin verilmiş sınırlı bir kanalı, geçmiş ilişkiyi veya uyuşmazlığı tartışmak için kullanmak.
Sıkça Sorulan Sorular
İletişim yasağı varken çocuğumun diğer ebeveynine WhatsApp mesajı atabilir miyim?
Karar doğrudan iletişimi yasaklıyor ve çocukla ilgili mesajlar için açık bir istisna getirmiyorsa, yalnız mesajın çocuk hakkında olması güvenli bir istisna oluşturmaz. Önce karar metni ve varsa belirlenen resmî kanal kontrol edilmelidir.
Çocuğum hastalanırsa diğer ebeveyne haber vermek zorunda mıyım?
Çocuğun sağlık bilgisi önemli olabilir; ancak nasıl bildirileceği tedbir kararının kapsamına bağlıdır. İzin verilen kanal yoksa sağlık kuruluşu, ADM, ilgili kamu birimi veya gerektiğinde mahkeme üzerinden güvenli yöntem değerlendirilmelidir.
Ailemden biri benim yerime mesaj gönderebilir mi?
Üçüncü kişi kullanmak iletişim yasağını otomatik olarak etkisiz kılmaz. Mesajın amacı, içeriği ve tedbirin kapsamı dikkate alınacağından, dolaylı iletişim de risk doğurabilir.
Çocuk teslimi için eski eşimle yüz yüze görüşmek zorunda mıyım?
Geçerli kişisel ilişki kararının uygulanması gereken durumlarda çocuk görüşme merkezi ve ADM mekanizması kullanılabilir. Adalet Bakanlığının uygulama görüşünde bazı 6284 senaryolarında tarafların karşı karşıya getirilmeden işlem yapılabileceği belirtilmiştir.
Çocuğa yaklaşmama kararı varsa kişisel ilişki devam eder mi?
Tedbirin türüne göre değişir. Çocuk lehine 5/1-c kapsamında yaklaşmama tedbiri varsa Bakanlığın 2025 tarihli uygulama görüşü tedbir süresince kişisel ilişki kararının yerine getirilmemesini belirtir. 5/1-d kapsamındaki kararın kişisel ilişkiye etkisi belirsizse tedbiri veren mahkemeden açıklık alınması gerekir.
Kararda “iletişim yasağı” yazıyor ama çocukla ilgili hiçbir açıklama yoksa ne yapmalıyım?
Kararın kapsamını kişinin kendi yorumuyla genişletmesi veya daraltması yerine, somut kararın hukuken değerlendirilmesi gerekir. Gerekli olduğunda kararı veren mahkemeye, ADM’ye veya ilgili resmî kuruma usulüne uygun başvuru yapılabilir.
Genel Değerlendirme
İletişim yasağı varken ortak çocukla ilgili ihtiyaçlar iki ayrı menfaatin birlikte korunmasını gerektirir: tedbir kararının etkisi bozulmamalı, aynı zamanda çocuğun üstün yararı ve mevcut kişisel ilişki kararları göz ardı edilmemelidir. Bunun yolu genellikle doğrudan ve kontrolsüz temas değil; kararın izin verdiği sınırlı kanal veya ADM, çocuk görüşme merkezi, ŞÖNİM ve mahkeme gibi resmî mekanizmaların kullanılmasıdır.
En belirleyici belge, tedbir kararının hüküm kısmıdır. Kararın çocuğa, kişisel ilişkiye ve gizliliğe ilişkin bölümleri birlikte okunmadan tek bir iletişim yöntemi bütün dosyalar için güvenli kabul edilemez. Konuyla bağlantılı diğer içeriklere diğer hukuk makaleleri sayfasından ulaşılabilir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.
Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK Yayınlanma Tarihi: 10.08.2026 Son Güncellenme Tarihi: 10.08.2026

