Hesap Sahibi ile Parayı Çeken Kişinin Farklı Olması: Dijital Dolandırıcılıkta Banka Kayıtları

Bir dolandırıcılık dosyasında paranın belirli bir banka hesabına gönderilmiş olması, hesabın sahibinin aynı zamanda parayı fiilen çeken kişi olduğunu göstermez. Hesap sahipliği, hesabın veya kartın fiilî kullanımı ve nakdin kim tarafından çekildiği ayrı olgulardır. Bu nedenle yalnız IBAN veya hesap sahibi bilgisinden hareket edilerek suçun kim tarafından işlendiği konusunda otomatik bir sonuca varılması doğru değildir.

Buna karşılık, parayı ATM’den başka bir kişinin çekmiş olması da hesap sahibinin her durumda ceza sorumluluğunun bulunmadığı anlamına gelmez. Hesabın bilerek kullandırılıp kullandırılmadığı, kart veya erişim bilgilerinin nasıl devredildiği, hesap sahibinin dolandırıcılık eyleminden haberdar olup olmadığı, menfaat sağlayıp sağlamadığı ve diğer kişilerle irtibatı birlikte incelenmelidir.

Bu ayrım özellikle dijital dolandırıcılık soruşturmalarında banka hesap hareketleri, ATM jurnal kayıtları, kamera görüntüleri, cihaz ve oturum kayıtları ile iletişim verilerinin birlikte değerlendirilmesini gerekli kılar.

Yazı İçeriği göster

Hesap Sahibi Olmak ile Parayı Fiilen Çekmek Neden Aynı Şey Değildir?

Banka hesabı, kural olarak belirli bir gerçek veya tüzel kişi adına açılır. Bankanın müşteri kayıtları hesabın kimin adına bulunduğunu ve hesap ilişkisinin tarafını gösterir. Ancak bu kayıt, belirli bir tarihte ATM’nin önünde bulunan veya hesabı elektronik bankacılık üzerinden kullanan gerçek kişinin kim olduğunu tek başına ispatlamaz.

Örneğin dolandırıcılık sonucu elde edildiği ileri sürülen para A adına kayıtlı hesaba aktarılmış, fakat birkaç dakika sonra farklı bir kişi tarafından ATM’den çekilmiş olabilir. Böyle bir durumda en az üç ayrı soru sorulmalıdır: Para hangi hesaba girdi? Hesap veya kart üzerinden işlemi kim gerçekleştirdi? Paranın ekonomik yararı sonunda kime ulaştı?

Ceza sorumluluğu açısından bu soruların cevapları aynı kişiyi gösterebileceği gibi farklı kişileri de gösterebilir. Bu nedenle hesap sahibi ile fiilî kullanıcı arasındaki ayrım, delil değerlendirmesinin başlangıç noktalarından biridir.

Parayı Başka Birinin Çekmesi Hesap Sahibinin Sorumluluğunu Ortadan Kaldırır mı?

Hayır. Parayı başka bir kişinin çektiğinin belirlenmesi önemli bir delildir; ancak tek başına otomatik beraat sonucu doğurmaz. Hesap sahibinin suçla bağlantısı yalnız nakit çekme hareketinden ibaret olmayabilir.

Hesap sahibinin kartını, mobil bankacılık erişimini veya hesap kullanımını bilinçli olarak başka bir kişiye verdiği; para girişlerini bildiği; belirli bir komisyon veya başka bir menfaat aldığı; suçtan elde edilen paranın aktarılmasına, çekilmesine veya teslimine bilinçli biçimde katkı sunduğu tespit edilirse ceza sorumluluğu ayrıca değerlendirilebilir.

Diğer taraftan hesap sahibinin bilgisi dışında hesabın veya kartın kullanılması, hesap bilgilerinin ele geçirilmesi, kartın başka bir kişinin elinde bulunması veya kamera kayıtlarının hesabın sahibi dışındaki bir kişiyi göstermesi hâllerinde bunlar savunmanın ve maddi gerçeğin araştırılması bakımından önem taşır.

Somut eylemin yalnız dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi de zorunlu değildir. Kartın veya hesap erişiminin nasıl ele geçirildiğine ve nasıl kullanıldığına göre banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, bilişim yoluyla gerçekleştirilen başka suçlar ya da farklı iştirak biçimleri gündeme gelebilir. Suç vasfı olayın teknik oluş şekline göre belirlenmelidir.

2026’da Eklenen TCK m.158/4 Bu Dosyaları Nasıl Etkiler?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine 7589 sayılı Kanunla 2026 yılında yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir.

Güncel düzenleme, TCK m.157 veya m.158 kapsamındaki dolandırıcılık suçlarına iştiraki; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da bir hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişi bakımından özel bir ceza indirimi öngörmektedir.

Bu hüküm iki nedenle önemlidir. İlk olarak, kanun hesap veya ödeme aracı kullandırılması ile dolandırıcılığa iştirak arasındaki ilişkiyi artık açık bir düzenlemeye bağlamaktadır. İkinci olarak, hüküm hesap sahibi olmayı tek başına suç saymamakta; dolandırıcılığa iştirak, haksız menfaat amacı ve kanunda belirtilen katkı biçiminin gerçekleşmesini aramaktadır.

Dolayısıyla “hesap benim ama parayı ben çekmedim” savunması tek başına yeterli olmadığı gibi “hesap onun adına, o hâlde suçu kesin o işledi” yaklaşımı da yeterli değildir. Özellikle 31 Temmuz 2026’dan önceki fiiller ve bu tarihte devam eden dosyalar bakımından zaman bakımından uygulama ile 7589 sayılı Kanunun geçiş hükümleri dosya özelinde ayrıca incelenmelidir.

Banka Kayıtları Hangi Hususu İspatlayabilir?

“Banka kaydı” tek bir belge değildir. Farklı kayıtlar, olayın farklı parçalarını gösterir. Sağlıklı bir incelemede her kaydın neyi gösterdiği ve neyi göstermediği ayrılmalıdır.

Kayıt türüBaşlıca gösterdiği hususTek başına göstermediği husus
Hesap açılış ve müşteri kayıtlarıHesabın kimin adına bulunduğu, hesap ilişkisinin kurulmasıBelirli işlemi fiilen kimin yaptığı
Hesap hareketleriParanın giriş-çıkış tarihi, tutarı, işlem türü ve karşı hesapATM veya cihaz başındaki gerçek kişinin kimliği
ATM jurnal / işlem kayıtlarıİşlemin zamanı, ATM, teknik işlem akışı ve işlem referansıATM önündeki kişinin kimliği
ATM kamera görüntüsüGörüntü kalitesi elveriyorsa işlemi yapan kişinin ve çevresinin fiziksel görüntüsüKişinin suç kastını veya diğer kişilerle anlaşmasını tek başına
Elektronik bankacılık iz kayıtlarıOturum, zaman, sistem ve kullanıcıyla ilişkilendirilebilen teknik erişim verileriKimlik doğrulama unsurunu fiziksel olarak kimin kullandığını her olayda kesin biçimde
Şube işlem belgeleriİşlemin şubede yapılma biçimi, ibraz edilen kimlik ve ilgili işlem belgeleriSuçun bütün organizasyonunu tek başına

Bu nedenle yalnız hesap ekstresine veya yalnız ATM görüntüsüne dayanmak yerine kayıtların zaman ve işlem numarası üzerinden birbiriyle eşleştirilmesi daha sağlıklı bir delil analizi sağlar.

ATM Jurnal Kaydı ile Kamera Görüntüsü Arasındaki Fark Nedir?

ATM jurnal kaydı, ATM’nin teknik işlem geçmişidir. Para çekme işleminin hangi cihazda, hangi zaman aralığında ve hangi işlem referansıyla gerçekleştiğinin belirlenmesinde önemlidir. Buna karşılık jurnal kaydı tek başına ATM önündeki insanın kim olduğunu göstermeyebilir.

Kamera görüntüsü ise fiziki kullanıcıya ilişkin ayrı bir delildir. Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik, ATM güvenlik kameralarının görüntülerinin delil niteliği taşıyabilecek ve müşterinin eşkâlinin belirlenmesine elverişli olacak şekilde tutulmasını öngörür. Yönetmelik uyarınca bu kamera kayıtlarının en az altı ay saklanması gerekir.

Bu iki veri grubunun birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Önce kesin işlem zamanı ve ATM tespit edilir; ardından aynı zaman aralığındaki görüntünün doğru işlemle eşleştirilmesi sağlanır. Kamera saatinin işlem saatiyle uyumu da ayrıca kontrol edilmelidir.

Banka Kayıtlarında Özellikle Hangi Veriler İstenebilir?

Dosyanın özelliğine göre aşağıdaki kayıtların soruşturma makamınca bankadan temini gündeme gelebilir:

  • Suça konu hesabın hesap açılış ve müşteri bilgileri,
  • İlgili tarih aralığındaki ayrıntılı hesap hareketleri,
  • Paranın geldiği ve çıktığı hesaplara ilişkin işlem bilgileri,
  • ATM’nin açık adresi veya cihaz bilgisi ile kesin işlem zamanı,
  • ATM jurnal ve işlem referans kayıtları,
  • Mevcutsa ATM güvenlik kamera görüntüleri,
  • Kartın basım, teslim, yenileme ve bloke kayıtları,
  • İlgili elektronik bankacılık oturum ve iz kayıtları,
  • İşlemle bağlantılı kimlik doğrulama kayıtları,
  • Somut olay bakımından anlamlıysa cihaz, oturum, IP ve güvenlik değişikliği verileri,
  • Şubeden nakit çekilmişse ilgili işlem ve kimlik tespit belgeleri.

Her dosyada bu kayıtların tamamının gerekli olduğu söylenemez. Talep, uyuşmazlık konusu işlem ve ileri sürülen savunmayla bağlantılı olmalıdır.

Yargıtay Hesap Sahibi ile Parayı Çeken Kişi Ayrımını Nasıl Değerlendiriyor?

Yargıtay kararlarında, banka hesabının sanık adına bulunması önemli bir bağlantı olarak değerlendirilmekle birlikte, fiilî kullanım konusunda somut bir uyuşmazlık varsa bunun banka ve kamera kayıtlarıyla araştırılması gerektiği görülmektedir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 17.04.2025 tarihli, E.2021/20858, K.2025/4677 sayılı kararında; hesabın kime ait olduğu yanında paranın kim tarafından ve nereden çekildiğinin, varsa kamera görüntülerinin, olayda kullanılan telefon hatlarının fiilî kullanıcılarının ve ATM görüntülerindeki kişilerin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesinin gerektiği ifade edilmiştir. Bu araştırmalar yapılmadan verilen mahkûmiyet hükmü eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.05.2023 tarihli, E.2023/13358, K.2023/2377 sayılı kararında ise başka bir dosyadaki kamera karşılaştırmasının parayı çeken kişinin sanık dışında bir kişi olduğunu göstermesi, sanığın savunmasını destekleyen bir olgu olarak değerlendirilmiştir. Savunmanın aksinin ispatlanamaması ve suçun işlendiğine ilişkin şüphenin giderilememesi karşısında beraat sonucu doğmuştur.

Bu kararlar “parayı başkası çektiyse hesap sahibi her durumda beraat eder” şeklinde okunmamalıdır. Çıkarılabilecek temel sonuç, hesap sahipliği ile fiilî para çekme işlemi arasında uyuşmazlık varsa bunun araştırılmadan geçilemeyecek maddi bir olgu olduğudur.

Lehe ve Aleyhe Deliller Birlikte Toplanmalı mı?

Evet. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı maddi gerçeğin araştırılması amacıyla şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan delilleri toplamak ve muhafaza etmekle yükümlüdür.

Bu nedenle “hesap benim adıma ama parayı başka kişi çekti” şeklindeki somut bir savunma varsa, mevcut olduğu ölçüde ATM görüntülerinin ve buna bağlı banka kayıtlarının araştırılması maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından önem taşıyabilir. Aynı şekilde kamera görüntüsü hesap sahibini göstermese bile hesap sahibinin diğer şüphelilerle irtibatı, kartı bilerek vermesi veya para üzerinde ekonomik tasarruf sağlaması gibi aleyhe olabilecek veriler de değerlendirme dışında bırakılamaz.

Hesap sahibi, parayı çeken kişi ve banka kayıtlarının hukuki değerlendirmesini gösteren şema

Dolandırıcılık şüphelisinin genel ifade ve delil hazırlığı bakımından ayrıca dolandırıcılık ifadesi öncesinde dikkat edilmesi gereken hususlar incelenebilir.

Hesap Sahibinin Lehine Olabilecek Olgular Nelerdir?

Tek başına belirleyici olmamakla birlikte aşağıdaki olgular hesap sahibinin fiilî kullanım ve kast konusundaki savunmasını destekleyebilir:

  • ATM kamera görüntüsünün açık biçimde başka bir kişiyi göstermesi,
  • hesap sahibinin aynı anda başka bir yerde bulunduğunu destekleyen güvenilir kayıtların bulunması,
  • kartın veya erişim aracının olay tarihinde başka kişinin fiilî hâkimiyetinde olduğunun ortaya çıkması,
  • dijital oturum ve cihaz kayıtlarının olağan kullanıcı profiliyle uyuşmaması,
  • hesap sahibinin paradan herhangi bir ekonomik menfaat elde ettiğini gösteren kayıt bulunmaması,
  • hesap veya kartın ele geçirildiğine ilişkin olay öncesi ya da olayla uyumlu bildirimlerin mevcut olması.

Bunlardan biri mevcut diye otomatik sonuç kurulmaz. Deliller arasındaki kronolojik ve teknik uyum incelenmelidir.

Hesap Sahibinin Aleyhine Olabilecek Olgular Nelerdir?

Parayı başka bir kişinin çekmesi, hesap sahibinin olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını tek başına kanıtlamaz. Örneğin kartın veya hesap erişiminin bilerek teslim edildiğini gösteren mesajlar, hesap kullandırma karşılığında komisyon alınması, benzer para hareketlerinin tekrarlanması, para geldikten hemen sonra diğer kişilerle koordineli iletişim kurulması veya nakdin sonradan hesap sahibine ya da onun gösterdiği kişiye verilmesi farklı bir sonuca yol açabilir.

Özellikle güncel TCK m.158/4 nedeniyle, hesap veya ödeme aracının dolandırıcılık amacıyla kullanılacağını bilerek ve haksız menfaat amacıyla başkasına verilmesi ile hesabın kişinin bilgisi dışında kullanılması birbirinden kesin biçimde ayrılmalıdır.

Yetkisiz Ödeme İşlemi ile Dolandırıcılık Sonucu Yapılan Havale Aynı Şey midir?

Hayır. Bu ayrım banka sorumluluğu bakımından önemlidir.

Bir kişinin hesabına üçüncü kişilerce izinsiz girilmiş ve onun onayı olmadan transfer veya ödeme işlemi gerçekleştirilmişse yetkilendirilmemiş ödeme işlemi hükümleri gündeme gelebilir. Buna karşılık mağdur, dolandırıcının hileli anlatımına inanarak havaleyi kendi mobil bankacılığından bizzat onaylamışsa işlem ceza hukuku bakımından dolandırıcılığın sonucu olsa bile ödeme hizmetleri hukuku bakımından “yetkilendirilmemiş işlem” değerlendirmesi aynı şekilde yapılmayabilir.

Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik uyarınca bir ödeme işlemi kural olarak gönderenin mutabık kalınan yöntemle verdiği onayla yetkilendirilir. Müşterinin bir işlemi yetkilendirmediğini ileri sürmesi hâlinde ise işlemin müşteri tarafından onaylandığını, doğru kaydedildiğini ve teknik bir arızadan etkilenmediğini ispat yükümlülüğü ödeme hizmeti sağlayıcısına aittir.

Yetkilendirilmemiş veya hatalı işlemin öğrenilmesinden sonra gecikmeksizin bildirim yapılması gerekir; düzenlemede düzeltme talebi bakımından kural olarak işlemin gerçekleşmesinden itibaren on üç aylık üst süre öngörülmüştür. Müşterinin kastı veya ağır ihmali ile diğer özel hâller banka-müşteri arasındaki zararın paylaşımını değiştirebilir.

Dolandırıcılık mağdurunun ceza şikâyeti, banka bildirimi ve delil koruma sürecinin genel çerçevesi için dolandırıcılık mağduru için hukuki yol haritası ayrıca incelenebilir.

ATM Kamera Kayıtları ve Dijital İz Kayıtları Ne Kadar Saklanır?

Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik uyarınca ATM güvenlik kamera kayıtlarının en az altı ay saklanması gerekir. Bu süre, her görüntünün altı ay sonunda mutlaka silineceği anlamına gelmez; düzenlemenin öngördüğü asgari saklama süresidir.

Aynı Yönetmeliğin iz kayıtlarına ilişkin hükümlerinde ise bankacılık kayıtlarında değişiklik doğuran belirli işlemler, hassas verilere erişimler ve yetkisiz erişim teşebbüsleri gibi sayılan iz kayıtları için asgari beş yıllık saklama süresi bulunmaktadır. Bu beş yıllık süre bütün banka verilerinin veya bütün kamera görüntülerinin aynı süre boyunca tutulduğu şeklinde genellenmemelidir.

Özellikle ATM görüntüsünün önemli olduğu dosyalarda, asgari altı aylık süre nedeniyle delilin korunmasına yönelik taleplerin geciktirilmemesi önemlidir.

Hesap Sahibi ile Parayı Çeken Kişi Farklıysa Soruşturmada Ne Yapılabilir?

Öncelikle para hareketinin kronolojisi oluşturulmalıdır. Paranın hesaba girdiği zaman, hangi kanalla çekildiği veya aktarıldığı, ATM kullanılmışsa kesin cihaz ve işlem zamanı, daha sonraki para hareketleri ve bağlantılı iletişim verileri yan yana getirilmelidir.

Ardından hesap sahibinin “işlemi ben yapmadım” savunması somutlaştırılmalıdır. Bu savunma yalnız sözlü bir beyan olarak bırakılmak yerine, hangi teknik kaydın hangi hususu açıklayabileceği belirlenmelidir. ATM görüntüsünün celbi, jurnal kaydının istenmesi, görüntüdeki kişi hakkında karşılaştırma yapılması veya ilgili elektronik erişim kayıtlarının incelenmesi dosyanın özelliklerine göre talep edilebilir.

Aynı yöntem mağdur açısından da geçerlidir. Mağdurun yalnız alıcı IBAN’ı bildirmesi başlangıç için önemli olsa da paranın hesaptan sonra nereye gittiği ve kimin tasarrufuna geçtiği araştırılmalıdır. Hesap sahibi, telefon hattı sahibi, ilanı veren kişi, mesajları gönderen kişi ve nakdi çeken kişi aynı kişi olmak zorunda değildir.

Sık Sorulan Sorular

Hesap benim adıma ancak ATM’den parayı başka biri çekmiş. Bu durumda suçlu sayılır mıyım?

Yalnız hesabın sizin adınıza olması veya yalnız parayı başka kişinin çekmesi otomatik bir ceza sonucu doğurmaz. Hesabı veya kartı nasıl kullandırdığınız, işlemden bilginiz, kastınız, elde ettiğiniz menfaat ve diğer kişilerle ilişkiniz birlikte incelenir.

ATM kamera kaydı parayı kimin çektiğini kesin olarak gösterir mi?

Görüntünün açısı ve kalitesi kimlik tespitine elverişliyse güçlü bir delil olabilir. Ancak görüntünün işlem zamanı ve jurnal kaydıyla doğru eşleştirilmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.

ATM kamera kayıtları kaç ay saklanır?

Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik uyarınca güvenlik kamerası kayıtları en az altı ay saklanır. Bu nedenle görüntü önemliyse delil talebinin geciktirilmemesi gerekir.

ATM jurnal kaydı kişinin kimliğini gösterir mi?

Jurnal kaydı esas olarak işlemin teknik ayrıntılarını ve zamanını ortaya koyar. ATM’nin önündeki gerçek kişinin kimliğinin belirlenmesinde kamera görüntüsü ve diğer deliller ayrıca önem taşır.

Hesabı başkasına kullandırmak tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturur mu?

Tek başına hesap sahipliği veya hesabın başka biri tarafından kullanılmış olması yeterli bir değerlendirme değildir. Güncel TCK m.158/4 de dolandırıcılığa iştirak, haksız menfaat amacı ve hesap ya da ödeme aracını başkasına verme biçimindeki belirli katkıyı esas alır. Somut olayda kast ve iştirak koşulları ayrıca ispatlanmalıdır.

Banka “şifre doğru girilmiş” diyerek yetkisiz işlem itirazını reddedebilir mi?

Bir işlemin teknik olarak doğru kimlik doğrulama unsurlarıyla yapılmış görünmesi önemli bir kayıttır; ancak yetkilendirilmemiş ödeme işlemi iddiasında uygulanacak ispat ve sorumluluk rejimi bundan ibaret değildir. Ödeme Hizmetleri Yönetmeliğindeki ispat yükü, müşteri yükümlülükleri ve olayın nasıl gerçekleştiği birlikte incelenir.

Sonuç

Hesap sahibi ile parayı çeken kişinin farklı olması, dijital dolandırıcılık dosyalarında göz ardı edilemeyecek önemli bir delil uyuşmazlığıdır. Hesabın kimin adına olduğu, belirli işlemi kimin gerçekleştirdiği ve suçtan doğan ekonomik menfaatin kime ulaştığı birbirinden ayrılmalıdır.

ATM jurnal kayıtları işlemin teknik zamanını ve cihazını; kamera görüntüleri fiilî kullanıcıyı; hesap hareketleri para akışını; elektronik erişim ve kimlik doğrulama kayıtları ise dijital kullanımın teknik izlerini aydınlatabilir. Ceza sorumluluğu bu kayıtların yalnız birine değil, dosyanın tamamına göre belirlenir.

Özellikle 2026 yılında yürürlüğe giren TCK m.158/4 nedeniyle hesap veya ödeme aracı kullandırılan dolandırıcılık dosyalarında kişinin kastı, haksız menfaat amacı ve suça katkısının sınırı ayrıca değerlendirilmelidir. Parayı başka kişinin çekmesi önemli olabilir; ancak hem lehe hem de aleyhe deliller birlikte incelenmeden otomatik sonuç kurulamaz.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.

Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK   Yayınlanma Tarihi: 17.08.2026   Son Güncellenme Tarihi: 17.08.2026