Ev Sahibi Depozitoyu Vermiyor: Kiracının Hakları ve İcra Takibi
- Yasal Yükümlülük: Ev sahibi, kiralanan mülke hor kullanımdan kaynaklı zarar verilmemiş ve birikmiş kira/fatura borcu kalmamışsa depozitoyu (güvence bedelini) iade etmek zorundadır.
- Alıkoyma Şartları: Ev sahibi, kiracının açık onayı, kesinleşmiş bir icra takibi veya mahkeme kararı olmadan depozitoya keyfi olarak el koyamaz.
- Yasal Çözüm: Evi boşalttığı halde depozitosu ödenmeyen kiracı, genel haciz yoluyla (ilamsız) icra takibi başlatarak parasını yasal faiziyle geri isteyebilir.
- İspat Şartı: Tüm bu hukuki yollara başvurabilmek için evin anahtarının fiilen ev sahibine teslim edildiğinin (tahliyenin) yazılı bir tutanakla ispatlanabilmesi son derece kritiktir.
Ev Sahibinin Depozitoyu (Güvence Bedelini) İade Yükümlülüğü
Kira sözleşmesi sona erdiğinde taraflar arasındaki en yaygın uyuşmazlıklardan biri depozito iadesidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 342 uyarınca depozito, yasal adıyla “güvence bedeli”, ev sahibinin ileride doğabilecek olası zararlarını veya ödenmemiş kira bedellerini teminat altına almak amacıyla verilir. Nitekim sözleşme bitiminde kiracı evi usulüne uygun şekilde tahliye ettiyse, ev sahibinin bu bedeli iade etme yükümlülüğü doğar. Ancak uygulamada ev sahiplerinin “ev boyanmadı” veya “kombi bozuk” gibi iddialarla depozitoyu iade etmekten kaçındığı sıkça görülmektedir.
Depozito Hangi Şartlarda İade Edilir?
Ev sahibinin depozitoyu eksiksiz bir biçimde iade etmesi için belirli temel şartların yerine getirilmiş olması gerekir. İlk olarak, sözleşme usulüne uygun olarak feshedilmeli ve evin anahtarı ev sahibine fiilen teslim edilmelidir. İkinci olarak, kiracının içeride ödenmemiş kira bedeli, apartman aidatı veya elektrik/su gibi fatura borcu bulunmamalıdır. Son olarak, evde “olağan kullanım payı” dışında kalan, kiracının kusurundan kaynaklanan kasıtlı veya ağır ihmale dayalı (hor kullanma) bir hasar olmamalıdır. Bu üç şart sağlandığında güvence bedelinin kiracıya derhal geri verilmesi yasal bir mecburiyettir.
Ev Sahibi Hangi Durumlarda Depozitodan Kesinti Yapabilir?
Uygulamada yapılan en büyük hatalardan biri, ev sahibinin kendi kendine karar vererek depozitodan kesinti yapmasıdır. Türk Borçlar Kanunu bu konuda son derece net bir sınır çizer. Ev sahibi, sadece evde bir hasar olduğunu iddia ederek tek taraflı olarak paraya el koyamaz. Bu kesintinin hukuken geçerli olabilmesi için kiracının rızası (yazılı onayı) bulunmalıdır. Eğer kiracı hasarı veya borcu kabul etmiyorsa, ev sahibinin depozitodan kesinti yapabilmesi ancak kesinleşmiş bir icra takibi veya kesinleşmiş bir mahkeme kararı (örneğin sulh hukuk mahkemesinden alınmış bir hasar tespit kararı) ile mümkündür. Dolayısıyla, bu yasal belgeler olmadan yapılan her türlü kesinti keyfidir ve hukuka aykırıdır.
Ev sahibinin evi boyatmadığınız için depozitodan kesinti yapması da sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Ancak Yargıtay içtihatlarına göre kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda iade etmekle yükümlü olsa da, zamanın geçmesinden kaynaklanan “olağan eskimeler” (örneğin duvarların normal kirlenmesi veya çivi izleri) sebebiyle sorumlu tutulamaz.
Evi Boşaltan Kiracı Depozitoyu Geri Alamazsa Ne Yapmalı?
Kiracı evden sorunsuz bir şekilde çıkmış, evin anahtarını teslim etmiş ancak tüm iyi niyetli çabalarına rağmen depozitosunu alamamışsa, hakkını aramak için yasal yollara başvurmak zorundadır. Bu aşamada kiracının önünde duran en pratik ve etkili yol, icra dairesi aracılığıyla devlet zoruyla tahsilat yoluna gitmektir.
İlamsız İcra Takibi Başlatılması (İİK m. 58)
Ev sahibinin depozitoyu ödememesi halinde kiracı, bir avukat aracılığıyla veya şahsen icra müdürlüğüne başvurarak genel haciz yoluyla (ilamsız) icra takibi başlatabilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 58 kapsamında başlatılan bu takip türünde, kiracının elinde bir mahkeme kararı (ilam) bulunmasına gerek yoktur. Eldeki kira sözleşmesi ve ödemeyi ispatlayan banka dekontları (veya sözleşmedeki “depozito elden alınmıştır” ibaresi) takibin dayanağı olarak kullanılır.
İcra takibi başlatıldığında, icra dairesi ev sahibine bir “Ödeme Emri” gönderir. Ev sahibi bu ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra 7 gün içinde borca itiraz edebilir. Ev sahibi itiraz etmezse takip kesinleşir ve ev sahibinin banka hesaplarına, maaşına veya tapudaki gayrimenkullerine haciz konulabilir. Ancak ev sahibi haksız yere 7 gün içinde itiraz ederse takip durur. Bu durumda kiracının duran takibi devam ettirmek için “İtirazın İptali Davası” açması gerekecektir.
İcra Takibinde Faiz Başlangıç Tarihi Ne Zamandır?
Depozito iadesi için başlatılan icra takiplerinde kiracılar haklı olarak paralarının değer kaybını telafi etmek adına yasal faiz talep etmektedir. Burada faizin başlangıç tarihi, ev sahibinin hukuken temerrüde (gecikmeye) düşürüldüğü tarihtir. Eğer kiracı icraya başvurmadan önce ev sahibine noter aracılığıyla bir ihtarname çekmiş ve ödeme için süre vermişse, bu sürenin dolduğu günden itibaren faiz işlemeye başlar. Şayet böyle bir ihtarname gönderilmemişse, faiz başlangıç tarihi icra dairesinde takibin fiilen başlatıldığı (ödeme emrinin düzenlendiği) tarih olarak kabul edilir.
Bankaya Yatırılan Depozitonun İadesi Nasıl Olur?
Türk Borçlar Kanunu madde 342, depozitonun nakit olarak verilmesi halinde doğrudan ev sahibinin cebine değil, kiracının onayı olmadan çekilemeyecek vadeli bir tasarruf hesabına yatırılmasını emretmektedir. Her ne kadar Türkiye’deki uygulamada elden veya doğrudan ev sahibinin hesabına havale yoluyla ödeme yaygın olsa da, kurala uyularak paranın bankaya depo edildiği senaryolarda iade usulü farklıdır.

Bankada tutulan güvence bedelinin iade edilebilmesi için iki tarafın ortak yazılı onayı, kesinleşmiş bir icra takibi veya mahkeme kararı gerekir. Ancak yasa kiracıyı koruyan özel bir hüküm de barındırır: Ev sahibi, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen 3 ay içinde kiracıya karşı dava açtığını veya icra takibi başlattığını bankaya yazılı olarak bildirmezse, banka kiracının tek taraflı talebi üzerine depozitoyu kiracıya iade etmekle yükümlüdür.
Kiralananın Tahliye Edildiğinin İspatı Neden Önemlidir?
Tüm bu icra ve dava süreçlerinin başarıya ulaşabilmesi için hayati öneme sahip olan adım, kiralanan mülkün hukuken tahliye edildiğinin (boşaltıldığının) ispatıdır. Kiracı eşyalarını alıp evden çıkmış olsa bile, anahtarı ev sahibine teslim ettiğini yazılı olarak kanıtlayamıyorsa kira sözleşmesi devam ediyor sayılır. Bu durumda ev sahibi hem depozitoyu vermekten kaçınabilir hem de oturmadığınız ayların kirasını sizden talep edebilir.
Bu riski bertaraf etmek için evin boşaltıldığı gün taraflar arasında mutlaka bir “Anahtar Teslim Tutanağı” imzalanmalıdır. Eğer ev sahibi anahtarı almaktan kaçınıyorsa, kiracının derhal notere giderek “tevdi mahalli tayini” talep etmesi ve anahtarı notere (veya hakimin belirleyeceği yere) teslim ederek durumu ev sahibine ihtarname ile bildirmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Ev sahibi evi boyatmadığım için depozitomu kesebilir mi?
Hayır. Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda iade etmekle yükümlüdür. Ancak kullanımdan kaynaklanan olağan eskimeler (duvarların normal şartlarda kirlenmesi, zamanla oluşan yıpranmalar) sebebiyle ev sahibi depozitodan kesinti yapamaz.
2. Depozito iadesi için arabuluculuk zorunlu mudur?
Kira uyuşmazlıkları yasal mevzuat gereği dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Ancak kiracı doğrudan mahkemede dava açmak yerine sadece ilamsız icra takibi başlatmayı tercih ederse arabuluculuk aşamasına gitmesine gerek yoktur. (Ev sahibi icraya itiraz eder ve “İtirazın İptali Davası” açılması gerekirse, işte o zaman dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.)
3. Depozitomu elden (nakit) ödemiştim, herhangi bir dekontum yok, geri alabilir miyim?
Kira sözleşmenizin ilgili maddelerinde depozito alındığına dair bir ibare (örneğin “1 kira bedeli depozito alınmıştır”) bulunuyorsa, bu sözleşme makbuz hükmünde sayılır. Başkaca bir banka dekontuna ihtiyaç duymadan elinizdeki sözleşmeye dayanarak icra takibi başlatabilirsiniz.
Önemli Hukuki Uyarı Bu makale tamamen genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, hukuki danışmanlık veya yönlendirme niteliğinde değildir. Kira sözleşmesinin feshi, tahliyenin ispatı ve depozito iadesi süreçleri; elinizdeki sözleşmenin maddelerine, tutanaklara ve somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterir. Hatalı icra takipleri haksız çıkmanıza ve karşı tarafa icra inkar tazminatı ödemenize yol açabileceğinden, sürecinizi muhakkak uzman bir avukat vasıtasıyla yürütmeniz tavsiye edilir.
Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK Yayınlanma Tarihi: 02.06.2026 Son Güncellenme Tarihi: 02.06.2026

