Ç-113 Tahdit Kodu (Yasa Dışı Giriş-Çıkış) İptal Davası Nasıl Açılır?
- Ç-113, uygulamada Türkiye’ye yasa dışı giriş veya Türkiye’den yasa dışı çıkış iddiasıyla ilişkilendirilen bir tahdit kaydı olarak anılır. Ancak kaydın gerçek dayanağı, yabancı hakkında düzenlenen resmî işlem ve tutanaklardan kontrol edilmelidir.
- Tahdit kaydı, Türkiye’ye giriş yasağı, sınır dışı etme kararı ve idari gözetim aynı işlem değildir. Her biri için görevli merci, dava yolu ve süre farklı olabilir.
- Bağımsız tahdit veya giriş yasağı işleminde idari başvuru yapılması mümkün olmakla birlikte, bu başvuru her durumda zorunlu bir dava şartı değildir. Süre kaybı riski varsa doğrudan iptal davası seçeneği ayrıca değerlendirilmelidir.
- Ayrı bir sınır dışı etme kararı tebliğ edilmişse, bu karara karşı yedi günlük özel dava süresi kaçırılmamalıdır.
Ç-113 Tahdit Kodu Nedir?
Ç-113, uygulamada yasa dışı giriş veya çıkış iddiasıyla bağlantılı bir idari kayıt olarak ifade edilir. Bununla birlikte kamuya açık ve güncel resmî bir tahdit kodu kataloğunda Ç-113 açıklamasına ulaşılamadığı için, yalnızca kod numarasından hareketle kesin sonuç çıkarılmamalıdır. İşlemin hangi olaya, tutanağa ve kanun hükmüne dayandığı mutlaka dosyadan belirlenmelidir.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’na göre Türkiye’ye giriş ve Türkiye’den çıkış, sınır kapılarından ve geçerli pasaport veya pasaport yerine geçen belgeyle yapılır. Göç İdaresi Başkanlığı da sınır geçişlerinde belge kontrolü yapıldığını ve giriş şartlarını taşımayan kişilerin kabul edilemeyen yolcu kapsamında değerlendirilebileceğini açıklamaktadır.
Bu nedenle Ç-113 kaydının dayanağında sınır kapısı dışında giriş, sahte veya başkasına ait belge kullanımı, kayıtsız çıkış, kimlik eşleşmesi hatası ya da başka bir idari tespit bulunabilir. Ancak bunların hiçbiri, ilgili tutanak ve işlem belgesi görülmeden kişiye kesin olarak isnat edilmemelidir.
Ç-113 Kodu Hangi Sonuçları Doğurabilir?
Tahdit kaydının etkisi, kodun yanında ayrıca tesis edilen işleme göre değişir. Bazı dosyalarda kayıt yalnızca idari sistemde bir uyarı niteliği taşırken, bazı dosyalarda Türkiye’ye giriş yasağına, sınır dışı kararına veya ikamet izni işlemlerine dayanak yapılabilir.
Geçerli bir giriş yasağı bulunan yabancının sınır kapısında Türkiye’ye alınmaması mümkündür. Ayrıca Göç İdaresi Başkanlığının ikamet izni açıklamalarında, geçerli sınır dışı etme veya ülkeye giriş yasağı kararının bazı ikamet izni türlerinin verilmemesi, iptali veya uzatılmaması sonucunu doğurabileceği belirtilmektedir.
Bununla birlikte “Ç-113 kodu bulunan kişi hiçbir şekilde ikamet izni alamaz” şeklinde mutlak bir yargı doğru değildir. İnsani ikamet izni gibi istisnai statüler, çocuğun yüksek yararı, sağlık durumu, aile hayatı ve geri gönderme yasağıyla ilgili koşullar dosyaya göre ayrıca değerlendirilir. Göç İdaresi, giriş yasağı veya sınır dışı kararı bulunan kişiler yönünden insani ikamet izni verilebilecek istisnai durumları da açıklamaktadır.
Ç-113 Kodu ile Sınır Dışı Kararı Aynı İşlem midir?
Hayır. Tahdit kaydı, giriş yasağı, sınır dışı etme kararı ve idari gözetim birbiriyle bağlantılı olsa da hukuken farklı işlemlerdir.
Tahdit kaydı, idarenin bilgi sisteminde yabancı hakkında oluşturduğu kayıt veya sınırlamayı ifade eder. Giriş yasağı, yabancının belirli koşullarda Türkiye’ye girişini engelleyen ayrı bir idari işlemdir. Sınır dışı etme kararı, Türkiye’de bulunan yabancının ülke dışına çıkarılmasına yöneliktir. İdari gözetim ise sınır dışı süreci kapsamında kişinin geri gönderme merkezinde tutulmasına ilişkin ayrı bir karardır.
6458 sayılı Kanun’un 54. maddesinde, Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler sınır dışı kararı alınabilecek kişiler arasında sayılmıştır. Buna karşılık Kanun’un 55. maddesindeki sınır dışı edilemeyecek kişiler yönünden bireysel değerlendirme yapılması gerekir.
Danıştay 10. Dairesinin 13 Aralık 2023 tarihli kararında, tahdit koduna dayalı yurda giriş yasağı işlemi ile aynı kişi hakkındaki sınır dışı kararının ayrı davalara konu olduğu görülmektedir. Danıştay bu iki dava arasında bağlantı bulunduğuna karar vermiştir. Karar Ç-113 kodunun esasına ilişkin değildir; ancak tahdit ve giriş yasağı ile sınır dışı işlemlerinin hukuken ayrıştırılması gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.
Ç-113 İçin İdari İtiraz mı, Doğrudan İptal Davası mı Açılır?
Bu sorunun tek bir dosya görülmeden “daima itiraz” veya “daima dava” şeklinde cevaplanması doğru değildir. Öncelikle yabancı hakkında hangi işlemlerin bulunduğu belirlenmelidir. Bunun için tebligat, sınır kapısı belgesi, giriş yasağı kaydı, sınır dışı kararı ve varsa ikamet izni ret kararı birlikte incelenir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi, ilgililere dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için idari makama başvurma imkânı verir. Bu yol, bağımsız tahdit veya giriş yasağı işlemlerinde kullanılabilir. Ancak genel olarak zorunlu bir dava şartı değildir.
İdari başvuru özellikle isim veya pasaport numarası hatası, yanlış kişi eşleştirmesi, sonradan düzeltilmiş giriş-çıkış kaydı ya da yeni ortaya çıkan resmî belge varsa işlevsel olabilir. Buna rağmen idarenin başvuruya olumlu cevap vereceği veya işlemi kısa sürede kaldıracağı garanti edilemez.
Doğrudan iptal davası ise idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka uygunluğunun mahkemece denetlenmesini sağlar. Sürenin sonuna yaklaşılmışsa, yalnızca idari başvuru sonucunun beklenmesi hak kaybı yaratabilir. Özellikle ayrı bir sınır dışı kararı varsa, yedi günlük özel dava süresi bakımından idari başvuruya güvenilmemelidir.
Ç-113 Tahdit Kodu İptal Davası Süresi Ne Kadardır?
Süre hesabında ilk soru, dava konusu yapılacak işlemin ne olduğudur.
Özel kanunda farklı bir süre gösterilmeyen bağımsız tahdit veya giriş yasağı işlemleri bakımından İYUK m.7’deki genel dava açma süresi gündeme gelir. Bu hükme göre idare mahkemelerinde genel süre altmış gündür. Süre, kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar.
Ancak yabancı işlemi sınır kapısında öğrenmiş, yazılı belge kendisine verilmemiş veya yalnızca vize başvurusu sırasında tahdit kaydından haberdar olmuş olabilir. Bu durumda öğrenme ve tebliğ tarihine ilişkin deliller önem kazanır. Pasaporta vurulan kaşe, kabul edilemeyen yolcu formu, konsolosluk cevabı ve elektronik yazışmalar süre tartışmasında etkili olabilir.
İYUK m.11 kapsamında süresi içinde yapılan idari başvuru, işlemeye başlamış genel dava süresini durdurabilir. İdarenin cevabı veya kanundaki zımni ret süresi sonrasında kalan süre yeniden işlemeye başlar. Bununla birlikte özel süreye tabi işlemlerde aynı sonuca otomatik olarak güvenilmemelidir.
Sınır dışı etme kararında özel düzenleme vardır. Göç İdaresi Başkanlığının güncel açıklamasına göre yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı, sınır dışı kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Dava açma süresi içinde veya dava açıldığında, yabancının rızası saklı olmak üzere yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işlemi uygulanmaz.
Bu nedenle Ç-113 kaydıyla birlikte sınır dışı kararı tebliğ edilmişse iki işlem için tek bir süre varmış gibi hareket edilmemelidir.
Dava Hangi İdare Mahkemesinde ve Kime Karşı Açılır?
İptal davası idari yargıda açılır. Yetkili mahkeme belirlenirken işlemi tesis eden idari makam esas alınır. İYUK m.32’deki genel yetki kuralı, özel bir yetki düzenlemesi bulunmadıkça işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesini işaret eder.
Bu sebeple her Ç-113 davasının Ankara’da açılacağı söylenemez. Giriş yasağı veya merkezî tahdit işlemi ile valilikçe verilen sınır dışı kararı farklı davalı idarelere ve farklı mahkemelere konu olabilir.
Dilekçede davalı idarenin yanlış gösterilmesi, yetki tartışması veya eksik işlem tanımı süreci uzatabilir. Tebligatın anteti, karar numarası, imza makamı ve işlemi tesis eden birim kontrol edilmelidir. Ayrıca tahdit kaydının silinmesi, giriş yasağının iptali ve sınır dışı kararının iptali talepleri birbirine karıştırılmamalıdır.
Ç-113 İptal Davası Nasıl Açılır?
Dava dilekçesinde öncelikle yabancının kimlik ve iletişim bilgileri, dava konusu işlem, tebliğ veya öğrenme tarihi ve davalı idare açıkça belirtilir. Ardından olaylar kronolojik biçimde anlatılır. Yasal giriş-çıkış kayıtları, pasaport bilgileri ve idarenin dayandığı tutanaklar arasındaki çelişkiler somutlaştırılır.
Dilekçede yalnızca “kod haksızdır” demek yeterli değildir. İşlemin neden hukuka aykırı olduğu belgeyle açıklanmalıdır. Örneğin yabancının belirtilen tarihte başka bir ülkede bulunduğunu gösteren resmî kayıt, başkasına ait pasaport bilgisinin eşleştirildiğini ortaya koyan belge veya sınır geçişinin yetkili makam bilgisi dâhilinde yapıldığını gösteren tutanak dosyanın yönünü değiştirebilir.
Dava yabancı tarafından bizzat veya vekili aracılığıyla açılabilir. Yurt dışında bulunan kişinin vekâletname, apostil, tercüme ve konsolosluk işlemleri ayrıca planlanmalıdır. Usule uygun olmayan vekâletname veya okunaksız belge, esasa ilişkin incelemeden önce giderilmesi gereken sorunlara yol açabilir.
Yürütmenin Durdurulması Talep Edilebilir mi?
Tahdit veya giriş yasağına karşı iptal davası açılması, kural olarak işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle Türkiye’ye acil giriş ihtiyacı, aile birliği, sağlık, eğitim veya benzeri somut bir zarar varsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
İYUK m.27 uyarınca yürütmenin durdurulması için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması koşullarının birlikte bulunması gerekir. Yalnızca talepte bulunulması, mahkemenin kararı kabul edeceği veya kişinin sınırdan hemen geçebileceği anlamına gelmez.
Sınır dışı kararında ise özel koruma vardır. Yedi günlük dava süresi içinde ve dava açıldıktan sonra, kanundaki şartlar çerçevesinde sınır dışı işlemi yargılama sonuna kadar uygulanmaz. Bu düzenleme bağımsız tahdit veya giriş yasağı davasıyla karıştırılmamalıdır.
Dava Dosyasında Hangi Belgeler Önemlidir?
Dosyanın içeriği olaya göre değişir. Bununla birlikte pasaport ve eski pasaport sayfaları, giriş-çıkış kayıtları, sınır kapısı tutanakları, kabul edilemeyen yolcu formu, giriş yasağı bildirimi, sınır dışı kararı ve ikamet izni belgeleri çoğu dosyada önem taşır.
İdari para cezası makbuzları, uçuş ve seyahat kayıtları, otel veya ikamet belgeleri, aile bağlarını gösteren nüfus kayıtları, sağlık raporları ve eğitim belgeleri de uyuşmazlığın niteliğine göre kullanılabilir. Yabancı dildeki belgelerin usulüne uygun tercümesi hazırlanmalıdır.
Belge listesi mekanik biçimde doldurulmamalıdır. Asıl amaç, idarenin kabul ettiği maddi olay ile gerçekte yaşanan olay arasındaki farkı göstermek ve işlemin ölçülülüğünü denetletecek verileri mahkemeye sunmaktır.
Ç-113 İşleminin İptali Hangi Nedenlerle İstenebilir?
İptal gerekçeleri dosyaya göre değişir. İşlemin yetkisiz makamca kurulması, gerekçesiz olması, yabancıya ait olmayan veriye dayanması veya maddi olayın eksik incelenmesi hukuka aykırılık iddiasına temel oluşturabilir.
Ayrıca yasa dışı giriş-çıkış iddiasını destekleyen somut kayıt bulunmaması, tutanaklar arasında çelişki olması, pasaport ya da isim bilgilerinin yanlış eşleştirilmesi ve lehe belgelerin değerlendirilmemesi ileri sürülebilir.
Tedbirin süresi ve sonuçları da ölçülülük bakımından incelenebilir. Aile hayatı, çocukların durumu, sağlık ihtiyacı veya uzun süredir devam eden yasal bağlar tek başına otomatik iptal sonucu yaratmaz. Ancak idarenin bireysel değerlendirme yapıp yapmadığının denetiminde önem taşıyabilir.
İdari Gözetim Kararı Varsa Ne Yapılır?
Yabancı geri gönderme merkezinde tutuluyorsa, yalnızca tahdit kodu veya sınır dışı davasına odaklanmak yeterli olmayabilir. İdari gözetim kararı ayrı bir işlemdir ve buna karşı sulh ceza hâkimine başvurulur.
Göç İdaresi Başkanlığı, sulh ceza hâkimine yapılan başvurunun idari gözetimi kendiliğinden durdurmadığını; şartların değişmesi veya ortadan kalkması hâlinde yeniden başvuru yapılabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle idare mahkemesindeki dava ile sulh ceza hâkimliğindeki başvuru farklı dosyalar olarak izlenmelidir.
Meşruhatlı Vize Ç-113 Kodunu Kaldırır mı?
Giriş yasağı bulunan bir yabancının Türkiye dış temsilciliğine özel meşruhatlı vize başvurusu yapması mümkündür. Göç İdaresi Başkanlığı, giriş yasağı bulunan kişinin vize muafiyetine sahip olsa dahi bulunduğu ülkedeki Türk dış temsilciliğine başvurması gerektiğini açıklamaktadır.
Ancak özel meşruhatlı vize, tahdit kaydını veya giriş yasağını kendiliğinden silmez. Belirli bir seyahat amacı için giriş izni verilmesi ile idari işlemin tamamen kaldırılması farklı hukuki sonuçlardır. Bu yol, iptal davasının otomatik alternatifi olarak görülmemelidir.
Sık Sorulan Sorular
Ç-113 kodu için önce Göç İdaresine başvurmak zorunlu mudur?
Bağımsız tahdit veya giriş yasağı işleminde idari başvuru yapılabilir; ancak bu yol genel olarak zorunlu dava şartı değildir. İşlemin türü ve süre durumu görülmeden başvurunun sonucu beklenmemelidir.
Ç-113 davası kaç gün içinde açılır?
Özel süre bulunmayan bağımsız idari işlemde genel altmış günlük süre gündeme gelebilir. Ayrı bir sınır dışı kararı varsa tebliğden itibaren yedi günlük özel süre uygulanır.
Dava açılınca tahdit kodu hemen silinir mi?
Hayır. Dava açılması işlemi kendiliğinden iptal etmez. Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına veya esastan iptale karar vermesi gerekir.
Ç-113 kodu varken ikamet izni alınabilir mi?
Geçerli giriş yasağı veya sınır dışı kararı ikamet izni bakımından engel oluşturabilir. Ancak izin türü ve istisnai koşullar dosyaya göre ayrıca değerlendirilir.
Dava her zaman Ankara’da mı açılır?
Hayır. Yetkili mahkeme, işlemi tesis eden idari makam ve varsa özel yetki kuralına göre belirlenir.
Sınır dışı kararı ile tahdit kodu tek davada iptal edilir mi?
Her zaman değil. İşlemler farklı makamlarca tesis edilmiş ve farklı süre ya da yetki kurallarına tabi olabilir. Gerektiğinde ayrı davalar açılır; mahkemeler bağlantı konusunu ayrıca değerlendirebilir.
Değerlendirme
Ç-113 tahdit kodu kaldırma davasında ilk yapılması gereken, yalnızca kod numarasına bakmak değil, yabancı hakkında tesis edilen bütün işlemleri ayırmaktır. Tahdit kaydı, giriş yasağı, sınır dışı kararı ve idari gözetim farklı hukuki yollar gerektirir. Özellikle sınır dışı kararındaki yedi günlük süre kısa olduğundan tebligat tarihi gecikmeden kontrol edilmelidir.
İdari başvuru bazı maddi hataların düzeltilmesini sağlayabilir. Buna karşılık başvurunun dava süresi üzerindeki etkisi ve doğrudan iptal davası ihtiyacı dosya özelinde incelenmelidir. Görevli mahkeme, davalı idare, deliller ve yürütmenin durdurulması talebi resmî belgelere göre belirlenmelidir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.
Yazar: Av Batuhan Can ZANBAK Yayınlanma Tarihi: 15.07.2026 Son Güncellenme Tarihi: 15.07.2026

