Alt İşverende Kayıt Dışı Çalışan Tespiti Asıl İşverenin Teşviklerini Etkiler mi?

Alt işverende kayıt dışı çalışan tespiti, asıl işverenin bazı SGK teşviklerini etkileyebilir; ancak şirketin bütün teşviklerinin ve geçmişte aldığı tüm desteklerin iptal edilmesi sonucunu doğurmaz. Hangi işyeri dosyasında, hangi işveren hakkında, hangi döneme ilişkin tespit yapıldığı ve hangi teşvikin uygulandığı ayrı ayrı incelenmelidir.

Özellikle iki sonuç birbirinden ayrılır: belirli bir süre teşvikten yararlanamamak ve daha önce yararlanılmış tutarların geri istenmesi. Ayrıca asıl işverenin kendi teşvikinin iptal edilmesi ile alt işverenin borcundan birlikte sorumlu tutulması aynı işlem değildir.

2026 yılı asgari ücret desteğinde bu ayrım açıkça görülür: Alt işverenin kayıt dışı istihdamı nedeniyle onun destekleri geri alınabilirken, sırf bu nedenle asıl işverenin kendi destek tutarı geri alınmaz. Buna karşılık asıl işveren, alt işverene çıkarılan destek borcundan müteselsilen sorumlu olabilir.

Asıl işveren neden alt işverendeki tespitten etkilenir?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 12. maddesinin altıncı fıkrasında, alt işveren ilişkisi ve asıl işverenin birlikte sorumluluğu düzenlenir. Çalışanın sözleşmesini taşeronla yapması, asıl işverenin sosyal güvenlik yükümlülükleri bakımından sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte, her hizmet alımı alt işverenlik değildir. Bir şirketten mal alınması, bağımsız bir hizmet temin edilmesi ve işyerinde üretimin bir bölümünün başka işverene verilmesi aynı hukuki ilişkiyi oluşturmaz. Sözleşmedeki “taşeron” başlığı kadar fiilen yürütülen iş, çalışanların görevlendirildiği yer ve SGK tescili de incelenir.

Bu nedenle ilk kontrol, çalışanların gerçekten hangi işverenin organizasyonunda ve hangi işyeri dosyası kapsamında çalıştığıdır. Alt işveren numarası önemli bir kayıt olmakla birlikte, fiilî ilişkinin incelenmesinin yerini tutmaz. Dayanak: 5510 sayılı Kanun, m.12/6.

Ek 14 kapsamındaki teşvik yasağı kimlere uygulanır?

5510 sayılı Kanun’un ek 14. maddesi, sigortalı olarak bildirilmeyen çalışan veya fiilen çalışmadığı hâlde sigortalı bildirilen kişi tespitinde, kapsama giren prim teşvikleri için kademeli yasaklama öngörür. İlk tespitte bir ay; ilk tespitten itibaren üç yıl içinde tekrar eden ve kapsama giren her tespitte bir yıl yararlanamama söz konusudur.

SGK’nın 11.04.2017 tarihli 2017/18 sayılı Genelgesi’nin 3. bölümünde, alt işverende yasaklama kapsamına giren tespit yapılması hâlinde ilgili alt işverenle birlikte asıl işverenin de etkileneceği açıklanır. Aynı dosyadaki diğer alt işverenler hakkında ise yalnızca bu tespit nedeniyle yasaklama yapılmaz.

Ek 14’teki süreler bütün desteklere uygulanmaz. Maddenin kendi istisnaları ve her desteğin özel düzenlemesi ayrıca kontrol edilmelidir. Bir yaptırımın kapsam dışında olması, yersiz yararlanma veya borçsuzluk koşulu gibi diğer kuralların da uygulanmayacağı anlamına gelmez.

Ek 14 kapsamındaki tespitin işverenlere etkisi
TespitYasaklamanın kapsamı
Alt işveren A’da kayıt dışı çalışanKoşulları varsa A ve asıl işveren etkilenir; diğer alt işverenler sırf bu nedenle yasaklanmaz.
Asıl işverenin kendi çalışanında kayıt dışılıkYasaklama asıl işverene uygulanır; alt işverenlere kendiliğinden yayılmaz.
Aynı şirketin başka sicilli işyeriEk 14 yasağı yalnız tespitin ait olduğu işyeri için uygulanır; diğer koşullar ayrıca değerlendirilir.

Aynı tespitte yasaklama süresi farklı olabilir mi?

Evet. Asıl işveren ile ilgili alt işverenin geçmiş tespitleri aynı olmayabilir. 2017/18 sayılı Genelge’nin 3. bölümündeki örnekler, asıl işveren açısından tekrarlanan sayılan bir tespitin, ilgili alt işveren açısından ilk tespit olabileceğini gösterir.

Bu nedenle yazıda ikisi için de aynı süre gösterilmesi tek başına yeterli gerekçe değildir. Her işveren yönünden önceki tespitin tarihi, kapsama girip girmediği ve yeni tespitle ilişkisi ayrı kontrol edilmelidir.

Bir çalışan tespit edilmesi her durumda yasaklama doğurur mu?

Ek 14’ün üçüncü fıkrası, beş kişiyi geçmemek ve toplam sigortalı sayısının yüzde birini aşmamak koşulları birlikte gerçekleştiğinde birinci fıkradaki yasaklamanın uygulanmayacağını düzenler. Yalnızca “beşten az kişi var” değerlendirmesi yeterli değildir.

Toplam sigortalı sayısının hangi ay ve bildirimler üzerinden belirlendiği, alt işverenli dosyanın özellikleri ve Genelge’deki sayım kuralları incelenmelidir. Bu istisna kayıt dışı çalışmayı hukuka uygun hâle getirmez; prim ve diğer yaptırımlar ayrıca gündeme gelebilir. Dayanak: 5510 sayılı Kanun, ek m.14/1-3; 2017/18 sayılı Genelge, bölümler 2-3.

2026 asgari ücret desteğinde neden farklı değerlendirme yapılır?

2026 yılı asgari ücret desteği, 5510 sayılı Kanun’un geçici 112. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, kendi uygulamasında ek 14 hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça belirtir. Dolayısıyla ek 14’teki bir aylık ilk yasaklama veya yüzde bir ve beş kişi istisnası bu desteğe taşınamaz.

SGK’nın 05.03.2026 tarihli 2026/8 sayılı Genelgesi’nin 5. bölümü, alt işverenin kayıt dışı istihdamında üç sonucu ayırır:

  • İlgili alt işverenin destek tutarları geri alınır; sırf bu tespit nedeniyle asıl işverenin kendi destek tutarı geri alınmaz.
  • Alt işverene desteğin iptalinden doğan borç çıkarılırsa, asıl işveren de bu borçtan müteselsilen sorumludur.
  • Alt işverenin Kuruma borcu bulunması, borç ödenmediği sürece asıl işverenin destekten yararlanmasını da engelleyebilir.

Bu ayrım, “asıl işverenin kendi desteği iptal edilmediğine göre mali risk yoktur” sonucunu da engeller. Kendi desteği korunurken taşeronun borcu nedeniyle ödeme sorumluluğu doğabilir. Teşvik amacıyla muvazaalı istihdam kaydırılması ayrıca değerlendirilir. Dayanak: geçici m.112/3 ve 2026/8 sayılı SGK Genelgesi, bölüm 5, s.21.

İşyeri sicili, tespitin dönemi ve teşvik türü nasıl incelenir?

Bir teşvik iptalini değerlendirmek için işverenin bütün bordrolarını tek toplam hâlinde incelemek yeterli değildir. Her satırda işyeri sicili, alt işveren numarası, teşvik dayanağı, ay ve işlem nedeni bulunmalıdır.

İşyeri sicili ve alt işveren numarası

Alt işverenler sosyal güvenlik bildirimlerini asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden kendilerine verilen alt işveren numarasıyla yürütür. Bu yapı, bütün taşeronların aynı yaptırıma tabi olduğu anlamına gelmez. Tespitin hangi alt işverenlik kaydına bağlandığı ve çalışmanın hangi işyerine ait olduğu belgelerle eşleştirilmelidir.

Şirketin başka sicilli fabrikası veya şubesi için ayrıca borçsuzluk şartı kontrol edilir. Ek 14 yasağının o işyerine yayılmaması ile Türkiye genelindeki borcun başka teşvik koşullarını etkilemesi farklı sorunlardır.

Çalışma dönemi, tespit tarihi ve yasaklama başlangıcı

Çalışanın kayıt dışı çalıştığı dönem, denetim tarihi, tutanak tarihi ve SGK yazısının tebliğ tarihi aynı olmak zorunda değildir. Ek 14 uygulamasında Genelge, denetim tutanağı; mahkeme kararının kesinleşmesi veya ilgili resmî yazının Kuruma intikali gibi farklı başlangıç olayları öngörür.

Bu nedenle yalnız “rapor bu yıl düzenlendi” denilerek geçmiş yılın destekleri güncel kurala göre iptal edilemez. Çalışmanın ait olduğu dönem ile yaptırımın başlangıcını belirleyen olay ayrı değerlendirilir. Geçmiş yılların asgari ücret desteği de ilgili yılın özel hükmüne göre incelenir.

Teşvik kodu ve dönemsel oran

İşlemin hangi kanun ve maddeye dayandığı belirlenmeden “teşviklerin tamamı” üzerinden hesap yapılmamalıdır. Özellikle bordroda kullanılan kanun numarası, yararlanılan destek ve hesaplamadaki prim tutarı karşılaştırılmalıdır.

2026’da 5510 sayılı Kanun’un 81/1-(ı) bendindeki genel indirim iki puandır; imalat sektöründe geçici 108. madde uyarınca 2026 sonuna kadar beş puan uygulanır. Eski genelgelerdeki “beş puan” ifadesi, bütün sektörler ve dönemler için güncel oran kabul edilemez. Dayanak: m.81/1-(ı), geçici m.108 ve SGK’nın güncel prim teşvikleri açıklaması.

Geçmiş teşviklerin tamamı geri istenebilir mi?

Bir yasaklama tespiti, geçmişte usulüne uygun yararlanılmış bütün teşviklerin geri alınması için tek başına yeterli değildir. Ek 14 kapsamındaki yasaklı aylarda teşvik kullanılmışsa bu aylar yönünden yersiz yararlanma gündeme gelir. İşlemin sisteme geç girilmesi, yasaklı aylarda kullanılan teşvikleri kazanılmış hak hâline getirmez.

Ancak geri isteme yasağın kapsadığı aylardan daha geniş bir döneme uzanıyorsa, bu geniş kapsamın ayrıca hukuki gerekçesi bulunmalıdır. Özel destek hükmü, yararlanma koşullarının baştan oluşmaması veya muvazaalı işlem gibi nedenler ayrı incelenir.

Teşvik ve geri ödeme kalemlerinin ayrı hesap kayıtları üzerinde incelenmesi

2026 asgari ücret desteğinde geçici 112. madde özel bir geri alma rejimi getirir. Ayrıca eksik prime esas kazanç bildirimi için öngörülen sınırlı düzeltme imkânı, hiç bildirilmeyen çalışanın sonradan bildirilmesiyle aynı değildir. Birine tanınan düzeltme yolu diğerine kendiliğinden uygulanmaz.

Hesap dökümünde asıl işverenin kendi teşviki, alt işverenin geri alınan desteği, bunlardan doğan birlikte sorumluluk, prim aslı ve gecikme kalemleri ayrılmalıdır. Böylece aynı borcun iki kez hesaba katılıp katılmadığı da görülebilir.

Örnek: Bir fabrikada iki ayrı taşeron bulunması

Varsayımsal örnek: Fabrikanın temizlik işini A, yükleme işini B şirketi yürütmektedir. A’nın çalışanlarının bir kısmını SGK’ya bildirmediği tespit edilmiştir. Fabrikanın başka şehirde ayrı sicilli bir işyeri de vardır.

Ek 14 kapsamında bir teşvik yönünden yasaklama koşulları oluşmuşsa, A ile fabrikayı işleten asıl işveren etkilenebilir. B’ye sırf A’daki tespit nedeniyle aynı yasak uygulanmaz. Başka şehirdeki işyeri için de ek 14 yasağı kendiliğinden doğmaz; borçsuzluk gibi diğer koşullar ayrıca incelenir.

Uyuşmazlık 2026 asgari ücret desteğinin geri alınmasına ilişkinse farklı sonuç değerlendirilir: A’nın desteğinin geri alınması, fabrikanın kendi destek tutarının da iptal edilmesiyle aynı değildir. Fabrikanın A’ya çıkarılan borçtan birlikte sorumluluğu ise devam edebilir.

SGK yazısı geldiğinde hangi belgeler karşılaştırılmalı?

  1. İşlem ve tebliğ belgesi: Yasaklama, teşvik iptali, borç tahakkuku ve ödeme emri ayrı ayrı belirlenir.
  2. Tespit dayanağı: Denetim raporu, tutanak, mahkeme kararı veya kurum yazısı; ilgili çalışma ve tespit tarihleriyle birlikte incelenir.
  3. İşyeri ve alt işverenlik kayıtları: Sicil, alt işveren numarası, işe başlama ve sona erme bilgileri karşılaştırılır.
  4. Teşvik dökümü: Her ayın kanun numarası, sigortalıları, matrahı, yararlanılan tutarı ve iptal nedeni çıkarılır.
  5. Önceki tespitler: İlk tespit ve tekrar hesabı, asıl işveren ve ilgili taşeron için ayrı yapılır.
  6. Fiilî çalışma belgeleri: Puantaj, görevlendirme, işyeri giriş kayıtları, ücret ve bildirim belgeleri ilgili dönemle eşleştirilir.
  7. Borç ve ödeme kayıtları: Tahakkuk, mahsup, ödeme ve varsa tecil veya yapılandırma bilgileri kontrol edilir.

Taşeronun “personelin tüm sorumluluğu bize aittir” beyanı, SGK karşısındaki kanuni sorumluluğu tek başına kaldırmaz. Sözleşmedeki denetim, belge sunma, teminat ve zarar karşılama hükümleri ise taraflar arasındaki iç ilişki bakımından ayrıca incelenebilir.

Teşvik iptaline karşı hangi yol izlenir?

Öncelikle SGK’dan işlem gerekçesi ile işyeri, ay ve teşvik bazındaki hesap dökümü temin edilmelidir. Başvuruda sadece “taşeronun kusuru” ileri sürmek yerine, yanlış sicil veya dönem, teşvik türüne aykırı yaptırım, hatalı tekrar hesabı ve asıl işverenin kendi desteğiyle taşeron borcunun karıştırılması gibi somut nedenler gösterilmelidir.

5510 sayılı Kanun’un 101. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmayan sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. Kuruma karşı dava öncesinde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesindeki SGK’ya başvuru şartı değerlendirilir. Diğer kanunlardaki süreler saklı kalmak üzere, başvuruya altmış gün cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır.

Ancak her SGK yazısı aynı başvuru yoluna tabi değildir. İdari para cezası, teşvik uyuşmazlığı ve ödeme emri birbirinden ayrılmalıdır. Ayrı bir ödeme emri veya yaptırım tebliğ edilmişse, genel başvurunun bütün süreleri koruduğu varsayılmamalıdır. Dayanak: 5510 sayılı Kanun, m.101 ve 7036 sayılı Kanun, m.4/1.

Sık sorulan sorular

Taşeron değişirse önceki tespit ortadan kalkar mı?

Taşeron değişikliği, mevcut tespiti ve doğmuş borcu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yeni taşeronun kendi kaydı ile asıl işverenin önceki tespit geçmişi ayrı incelenir. Sadece firma değişikliğine dayanarak teşvik koşullarının yeniden oluştuğu kabul edilmemelidir.

İşverenin kendiliğinden ek bildirim vermesi denetim tespitiyle aynı mıdır?

2017/18 sayılı Genelge, dış tespit bulunmaksızın işverenin kendiliğinden verdiği asıl veya ek belgeler bakımından ayrı açıklama içerir. Bildirimin gerçekten kendiliğinden olup olmadığı ve hangi destekten yararlanıldığı incelenmelidir. Bu açıklama bütün yılların asgari ücret desteğine veya diğer yaptırımlara genel bir muafiyet olarak taşınamaz.

Alt işverenin borcunun ödenmesi bütün teşvik sorununu çözer mi?

Borcun ödenmesi borçsuzluk koşulu yönünden etkili olabilir. Ancak tespitten doğan yasaklama, önceki yersiz yararlanma ve desteğin özel iptal koşulları ayrıca değerlendirilir. Ödeme ile yasaklama süresinin kendiliğinden silindiği varsayılmamalıdır.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız gerekir.